WhatsApp, Telegram, Discord, Instagram, e-posta ve benzeri dijital iletişim araçları, kullanıcının talebi olmadan fotoğraf, video, GIF, belge, bağlantı veya program dosyası almasına imkan verebilir. Mesajlaşma uygulamasının otomatik indirme ayarı açıksa gönderilen veri ayrıca bir indirme komutu verilmeden telefonun hafızasına yazılabilir. Bulut yedekleme sistemleri de telefona gelen veriyi başka bir hesaba veya cihaza otomatik olarak aktarabilir. Ceza soruşturmasında yapılan inceleme aylar sonra gerçekleştirildiğinde, kullanıcının bilinçli olarak edinmediği bir içerik cihazda bulunan dijital veri olarak karşısına çıkabilir.
İstenmeden gelen yasak içerikler bakımından ceza sorumluluğu, yalnızca içeriğin telefonda veya bilgisayarda bulunmasına göre belirlenemez. Öncelikle isnat edilen suçun hangi hareketi cezalandırdığı tespit edilmelidir. Bir suç bakımından depolama veya bulundurma cezalandırılırken başka bir suçta yayınlama, reklam verme, teşvik etme, başkasına verme veya propaganda yapma aranabilir. Aynı dosyanın cihazda bulunması, farklı suç tipleri açısından bütünüyle farklı hukuki sonuçlara sahiptir.
Değerlendirmenin ikinci ayağını kast oluşturur. Türk Ceza Kanunu’nun 21. maddesine göre suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi gerekir. Kullanıcının gönderileceğini bilmediği bir dosyanın başka kişi tarafından mesajla iletilmesi, işletim sistemi tarafından önbelleğe alınması veya uygulama tarafından otomatik indirilmesi, kullanıcı hareketiyle yapılan indirme ile aynı kabul edilemez. İçeriğin ilk kez nasıl elde edildiği kadar, kullanıcının içeriği fark ettikten sonra ne yaptığı da incelenmelidir.
İstenmeden Gelen Yasak İçeriklerde Ceza Sorumluluğunun Hukuki Sınırı
Ceza hukukunda suçun konusu ile failin hareketi birbirinden ayrılır. Hukuka aykırı niteliğe sahip bir görüntü, reklam, veri tabanı veya program suçun konusu olabilir. Fakat kişinin ceza sorumluluğu, suçun konusunun kendi cihazında bulunmasından değil, kanunda tanımlanan hareketi gerekli manevi unsurla gerçekleştirmesinden doğar.
Başka kişinin WhatsApp üzerinden yasa dışı bahis reklamı içeren GIF göndermesi ile alıcının aynı GIF’i kendi hesabından yüzlerce kişiye iletmesi aynı fiil değildir. İlk olayda gönderme hareketi üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilmiştir. İkinci olayda alıcının aktif bir yayma davranışı vardır. Benzer biçimde çocukların kullanıldığı müstehcen bir videonun otomatik indirme nedeniyle uygulama klasörüne yazılması ile videonun ayrılarak özel klasörde saklanması, başka cihaza kopyalanması veya yeniden paylaşılması arasında hukuki ve teknik fark bulunur.
Bu ayrım nedeniyle soruşturmanın yalnızca “yasak içerik cihazda bulundu” tespitine dayanması yeterli olmaz. İsnadın hangi fiile dayandığı, dosyanın nasıl geldiği, kullanıcının içeriği bilip bilmediği ve sonradan üzerinde işlem yapıp yapmadığı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.
Yasak İçeriğin Cihazda Bulunması Her Suçta Aynı Anlama Gelmez
Bulundurma veya Depolamanın Cezalandırıldığı İçerikler
Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi, belirli müstehcen ürünler bakımından depolama ve bulundurmayı seçimlik hareketler arasında saymaktadır. Çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin bulunduğu müstehcen ürünler ile maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen içerikler açısından salt dağıtım veya satış değil, kanundaki koşullarla bulundurma ve depolama da ceza sorumluluğuna neden olabilir.
TCK m. 245/A da farklı bir örnektir. Bilişim suçlarının veya bilişim sistemi kullanılarak işlenebilen diğer suçların işlenmesi amacıyla oluşturulan belirli cihaz, program, şifre veya güvenlik kodları bakımından depolama, kabul etme ve bulundurma dahil çok sayıda hareket yaptırıma bağlanmıştır. Buna rağmen telefona gönderilen her programın maddede tanımlanan niteliğe sahip olduğu veya alıcının onu bilerek kabul edip bulundurduğu varsayılamaz. Programın amacı ile kullanıcının bilgi ve iradesi birlikte araştırılmalıdır.
Reklam, Teşvik, Yayma veya Propaganda Hareketinin Arandığı İçerikler
7258 sayılı Kanun’un 5. maddesi, kişileri reklam vermek ve sair surette yetkisiz bahis veya şans oyunlarını oynamaya teşvik etmeyi suç olarak düzenlemektedir. Düzenleme açısından yasak olan reklam görselinin bir telefonda bulunması ile kişinin reklam veya teşvik fiilini gerçekleştirmesi aynı değildir. Bir yasa dışı bahis sitesini tanıtan GIF’in WhatsApp grubundan otomatik olarak galeriye kaydedilmesi halinde, cihaz sahibi bakımından öncelikle reklam verme veya teşvik etme niteliğinde hangi iradi hareketin bulunduğu gösterilmelidir.
Benzer yapı terör örgütü propagandası suçunda da görülür. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinde cezalandırılan davranış, terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini kanunda tarif edilen biçimde meşru gösteren, öven veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden propagandadır. Propaganda niteliğindeki bir videonun başkası tarafından gönderilmiş olması, alıcıyı tek başına propaganda yapan kişi haline getirmez. İçeriğin paylaşılması, yayımlanması veya başka davranışlarla propagandaya dönüştürülmesi ayrıca incelenir.
Hukuka Aykırı Ele Geçirme İddiasına Konu Veriler
TCK m. 136 kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına verme, yayma veya ele geçirme fiillerini cezalandırır. İçinde kişisel veriler bulunan Excel dosyasının, veri tabanının veya arşivin kişinin talebi olmadan kendisine gönderilmesi halinde göndericinin hareketi ile alıcının hareketi ayrılmalıdır. Alıcının veriyi istediğine, temin sürecine katıldığına veya daha sonra bilinçli biçimde kullandığına ilişkin deliller bulunmadığında, yalnızca dosyanın gelen mesajlar arasında veya otomatik indirme klasöründe bulunması ele geçirme kastının ispatı açısından tek başına yeterli kabul edilmemelidir.
Dosyanın sonradan açılması, ayrıştırılması, başka ortama kopyalanması, üçüncü kişilere iletilmesi veya ticari amaçla kullanılması ise başlangıçtaki irade dışı teslimden bağımsız hareketler oluşturabilir. Ceza sorumluluğu her hareketin gerçekleştiği zaman ve ilgili suç tipinin unsurları dikkate alınarak belirlenmelidir.
Başka Bir Suçlamada Delil Olarak Kullanılan İçerikler
Her sakıncalı dijital materyalin cihazda bulunması ayrı bir bulundurma suçu oluşturmaz. Örgütsel doküman, propaganda videosu, suç örgütüne ait görseller, yasa dışı bahis paneline ilişkin ekran görüntüleri veya suçla bağlantılı yazışmalar başka bir suç isnadında delil olarak değerlendirilebilir. Buradaki mesele, içeriğin varlığından ne ölçüde failiyet, amaç veya örgütsel bağ çıkarılabileceğidir.
Cihaza otomatik gelen tek bir dosya ile kullanıcının kendisinin oluşturduğu, tasnif ettiği ve düzenli biçimde kullandığı dijital arşivin ispat değeri aynı değildir. Dosya adedi, klasör yapısı ve içerik türü tek başına belirleyici olmayıp verinin oluşum süreciyle beraber okunmalıdır.
İçeriğin Kullanıcının İradesi Dışında Cihaza Girebildiği Teknik Yollar
Özel Mesajlar, Gruplar ve Kanallar
Mesajlaşma sistemlerinde gönderici, alıcının önceden onayını almadan dosya iletebilir. Grup sohbetlerinde ise kullanıcının tanımadığı bir başka üye yüzlerce kişiye aynı anda görüntü veya belge gönderebilir. Bir gruba üye olmak, ileride gönderilecek her dosyanın içeriğini bilmek veya onları edinmek istemek anlamına gelmez.
Grubun amacı ve geçmiş içeriği yine de önem taşır. Sürekli belirli türde yasak içeriklerin paylaşıldığı bir gruba bilinçli ve devamlı katılım ile aile, iş veya meslek grubunda üçüncü kişinin beklenmedik paylaşımı aynı delil görünümüne sahip değildir. Kullanıcının gruba ne zaman katıldığı, bildirimleri görüp görmediği, içeriklere verdiği cevaplar ve gruptan ayrılma zamanı kast değerlendirmesini etkileyebilir.
Otomatik Medya İndirme
WhatsApp ve benzeri uygulamalar fotoğraf, video, ses, GIF veya belge türlerini mobil veri ya da Wi-Fi bağlantısında otomatik indirecek biçimde ayarlanabilir. Bu özellik açık olduğunda dosya, alıcının ekrandaki indirme düğmesine basmasına gerek kalmadan uygulamaya ait medya dizinine yazılabilir. Galeri uygulaması da aynı klasörü tarayarak dosyayı kullanıcıya ait fotoğraf arşivinin parçası gibi gösterebilir.
Adli incelemede yalnızca “telefon hafızasında bulundu” ifadesi bu teknik ihtimali açıklamaz. Dosyanın hangi dizinde bulunduğu, mesaj veri tabanıyla bağlantısı ve uygulamanın indirme davranışı birlikte incelenmelidir.
Önbellek, Geçici Dosya ve Küçük Resimler
İnternet tarayıcıları ve mobil uygulamalar görüntülenen verilerin bir bölümünü performans amacıyla cache veya temporary files alanına kaydedebilir. Galeri ve mesajlaşma uygulamaları ayrıca küçük resim dosyaları oluşturabilir. Kullanıcı tarafından manuel kayıt yapılmadığı halde cihazda asıl dosyanın küçük veya dönüştürülmüş kopyaları ortaya çıkabilir.
Geçici sistem verisi ile kullanıcı tarafından daha sonra erişilmek üzere ayrılmış dosya aynı teknik kategoriye sokulmamalıdır. Dosyanın sistem tarafından hangi işlev için üretildiği, normal kullanıcı arayüzünden erişilebilir olup olmadığı ve sonradan tekrar kullanılıp kullanılmadığı incelenmelidir.
Bulut Yedekleme ve Cihazlar Arası Senkronizasyon
Telefona otomatik inen görüntü, fotoğraf yedekleme özelliği açıksa kısa süre sonra bulut hesabına da aktarılabilir. Böylece tek bir irade dışı teslim, telefonda, tablette, bilgisayarda ve bulut hesabında birden fazla kopya meydana getirebilir. Platform kaydında dosyanın hesaba “yüklenmiş” görünmesi, yüklemenin mutlaka kullanıcı tarafından tek tek seçilerek yapıldığı anlamına gelmez.
Özellikle NCMEC bildirimlerine dayanan soruşturmalarda, platformdaki yükleme kaydı ile mobil cihazdaki otomatik senkronizasyonun birbirinden ayrılması önem taşır. Bildirime konu dosyanın telefona nasıl geldiği ve bulut hizmetine hangi işlemle aktarıldığı teknik olarak kurulmadan kullanıcının bilinçli yükleme yaptığı kabul edilmemelidir.
Yedekten Geri Yükleme ve Cihaz Değişikliği
Yeni telefona geçiş sırasında eski cihazın yedeği topluca geri yüklenebilir. Yıllar önce uygulama klasöründe oluşan bir dosya yeni cihazda tekrar görünür hale gelebilir. Dosya sistemindeki tarih bilgilerinin yedekleme, taşıma veya geri yükleme sırasında değişmesi de mümkündür. Bu nedenle yeni cihazda görünen oluşturma tarihi her zaman ilk edinme zamanını göstermez.
İçeriğin Cihaza Gelmesi ile İradi Bulundurma Arasındaki Zaman Çizgisi
Dijital içeriklerde ceza sorumluluğunu sağlıklı değerlendirmek için olayın zaman çizgisinin kurulması gerekir. İlk aşama göndericinin dosyayı ilettiği andır. İkinci aşamada dosya otomatik veya manuel biçimde cihaza yazılabilir. Kullanıcı içeriği daha sonra fark edebilir. Fark etme anından sonra silme, tutma, yeniden açma, taşıma, kopyalama veya paylaşma gibi yeni hareketler ortaya çıkabilir.
Başlangıçtaki teslim irade dışı olsa bile sonraki davranışlar ayrı hukuki anlam taşıyabilir. Çocukların kullanıldığı müstehcen içeriği istemeden alan kişinin dosyayı fark ettikten sonra özel klasöre taşıması ve uzun süre saklaması, ilk geliş anından farklı bir bulundurma değerlendirmesine neden olabilir. Yasa dışı bahis reklamı içeren görselin otomatik kaydı 7258 sayılı Kanun bakımından tek başına reklam verme fiili değilken, kişinin görseli kendi sosyal medya hesabından bilinçli biçimde yayımlaması yeni bir hareket oluşturur.
Ceza soruşturmasında yalnızca son fotoğrafa bakılması yerine dijital olayın hangi aşamada iradi hale geldiği araştırılmalıdır. Suç tipinin cezalandırdığı hareket de zaman çizgisinin hangi bölümünün hukuken önem taşıdığını belirler.
İçeriğin Fark Edilmesinden Sonraki Davranışların Hukuki Değeri
Silme, Saklama ve Yeniden Kullanma
İçeriğin görülmesinden kısa süre sonra silinmesi, kişinin depolama veya uzun süre bulundurma iradesi bulunmadığı yönünde anlam taşıyabilir. Silinen dosyanın aylar sonra adli bilişim yazılımıyla geri getirilmesi, cihaz sahibinin inceleme tarihinde veriyi aktif olarak erişilebilir halde tuttuğunu göstermez. Buna karşılık silme hareketinin tek başına her suç bakımından ceza sorumluluğunu ortadan kaldırdığı da söylenemez. İçeriğin daha önce hangi hareketlerde kullanıldığı ayrıca araştırılır.
Dosyanın özel isim verilmiş klasöre taşınması, yeniden adlandırılması, favorilere eklenmesi, başka depolama alanına kopyalanması veya düzenli biçimde açılması bilinçli hakimiyet iddiasını destekleyebilir. Teknik bulgunun anlamı olayın tamamıyla birlikte kurulmalıdır. Tek bir erişim zamanı, uygulamanın kendiliğinden oluşturduğu önizleme nedeniyle de oluşabilir.
Başkasına Gönderme veya Yayımlama
İstenmeden gelen bir içeriğin daha sonra üçüncü kişiye iletilmesi ilk teslimden bağımsızdır. İçeriğin niteliğine göre verme, yayma, başkasının kullanımına sunma, reklam veya teşvik gibi seçimlik hareketler tartışılabilir. Bu nedenle “dosya bana kendiliğinden geldi” açıklaması, sonradan gerçekleştirilen bilinçli paylaşımın hukuki değerlendirmesini ortadan kaldırmaz.
Paylaşım işleminin de gerçekten hangi kullanıcı tarafından yapıldığı belirlenmelidir. Bağlı cihaz, ortak kullanılan bilgisayar, ele geçirilmiş hesap veya uzaktan erişim ihtimali bulunan olaylarda hesap sahibi ile fiili kullanıcı eşitlenemez.
Kastın Belirlenmesinde İçeriğin Varlığı Tek Başına Yeterli midir?
TCK m. 21 uyarınca kast, suçun kanuni unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesini ifade eder. İstenmeden gelen yasak içerikler bakımından ilk araştırılması gereken, kişinin içeriğin niteliğini bilip bilmediği ve kanunun cezalandırdığı hareketi isteyip istemediğidir. Taksirli hal ayrıca düzenlenmemişse dikkatsizlik veya uygulama ayarını bilmemek tek başına kastın yerine geçmez.
Kastın değerlendirilmesinde mesaj geçmişi, dosyanın talep edilip edilmediği, göndericiyle önceki konuşmalar, benzer dosya talepleri, grup üyeliğinin niteliği, içeriklerin sayısı, saklanma biçimi ve sonraki kullanıcı işlemleri birlikte ele alınabilir. Benzer içeriği arayan arama geçmişi, düzenli indirme hareketleri veya yeniden paylaşım kayıtları bilinçli hareket iddiasını güçlendirebilir. Tersine, beklenmedik mesaj, otomatik indirme, tekil dosya, kısa sürede silme ve kullanıcı işlemi bulunmaması irade dışı oluşum iddiasını destekleyebilir.
Olası kast değerlendirmesi de soyut varsayımla kurulamaz. Kişinin suçun kanuni unsurlarının gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen hareketi sürdürdüğünü gösteren maddi olgular bulunmalıdır. Her otomatik indirme ayarını açık bırakmak, her suç tipi bakımından olası kast anlamına gelmez.
Cihaz Sahipliği ile Dijital İçeriğin Failiyeti Aynı Değildir
Telefonun belirli kişi adına kayıtlı veya fiziksel olarak o kişiye ait olması, cihazdaki bütün verilerin aynı kişinin iradesiyle oluştuğunu kanıtlamaz. Aile bireylerinin kullandığı telefonlar, şirket cihazları, ortak bilgisayarlar, ikinci el cihazlar ve birden fazla kullanıcı profili bulunan sistemlerde fiili kullanım ayrıca belirlenmelidir.
Mesajlaşma hizmetlerinin bağlı cihaz özellikleri de aynı sorunu doğurur. WhatsApp hesabı bilgisayarda veya başka telefonda açık olabilir. Telegram ve benzeri hizmetlerde aynı hesap farklı oturumlardan kullanılabilir. Bir paylaşım kaydının hesaba ait olması ile işlemin hangi cihazdan ve kim tarafından yapıldığı birbirinden farklı tespitlerdir.
Hesabın ele geçirilmesi, uzaktan masaüstü bağlantısı, zararlı yazılım veya başka kişinin cihaz erişimi iddia ediliyorsa iddia teknik verilerle sınanmalıdır. IP kayıtları, oturum bilgileri, cihaz kimlikleri, bağlantı zamanları ve uygulama logları bu incelemeye katkı sağlayabilir. Dijital delillerin ceza davalarındaki değerlendirilmesi bakımından aidiyet, güvenilirlik ve teknik oluşum süreci aynı dosyanın farklı yönlerini oluşturur.
Farklı Suç Tiplerinde İstenmeden Gelen İçerik Örnekleri
| Olay | Kanunun Aradığı Hareket | Otomatik Kaydın Anlamı | İncelenecek Sonraki İşlem |
|---|---|---|---|
| WhatsApp üzerinden yasa dışı bahis reklamı içeren GIF gelmesi | 7258 kapsamında reklam veya sair surette oynamaya teşvik | Tek başına reklam verme hareketini göstermez | Yeniden gönderme, sosyal medya paylaşımı, reklam anlaşması, paylaşım talimatı |
| Telegram grubundan çocukların kullanıldığı müstehcen video inmesi | TCK 226 kapsamında ilgili seçimlik hareketler | Bulundurma ve depolama kastı ayrıca araştırılır | Silme, saklama, klasörleme, tekrar açma, kopyalama, paylaşma |
| Propaganda niteliğindeki videonun grup sohbetinden telefona kaydolması | 3713 kapsamında kanunda tanımlanan propaganda hareketi | Pasif kayıt propaganda yapmayı tek başına göstermez | Yayınlama, yayma amacı, paylaşım bağlamı ve içeriğe eşlik eden açıklamalar |
| Kişisel veriler içeren veri tabanının talep olmadan gönderilmesi | TCK 136 kapsamında verme, yayma veya hukuka aykırı ele geçirme | Alıcının edinme iradesi ayrıca belirlenir | Dosyayı talep etme, ayrıştırma, kullanma, kopyalama veya başkasına verme |
| Suç işlemek için oluşturulmuş programın mesajla otomatik inmesi | TCK 245/A kapsamındaki seçimlik hareketler ve programın özel niteliği | Programın bulunması tek başına bilgi ve kabul iradesini göstermez | Çalıştırma, yapılandırma, ayrı klasörde saklama, hedef sistemle bağlantı |
| İstenmeden gelen dosyanın buluta otomatik yüklenmesi | İlgili suç tipine göre bulundurma, depolama veya paylaşma | İkincil kopyanın otomatik senkronizasyonla oluşması mümkündür | Bulut ayarları, yükleme kaynağı, cihaz geçmişi, kullanıcı tarafından yapılan seçimler |
Tablodaki örnekler aynı teknik olayın farklı suç tiplerinde neden aynı hukuki kalıpla değerlendirilemeyeceğini gösterir. Yasa dışı bahis ve kumar alanındaki suç tiplerinin kapsamı hakkında Yasa Dışı Bahis ve Kumar Suçları başlıklı yayında daha geniş açıklamalar bulunmaktadır.
Adli Bilişim İncelemesinde İçeriğin Nasıl Geldiği Nasıl Belirlenir?
Dosya Yolu ve Klasör Yapısı
Dosyanın bulunduğu dizin, oluşum biçimi hakkında önemli veri sağlayabilir. WhatsApp Media, Telegram, cache, thumbnail veya senkronizasyon klasörü ile kullanıcının kendisinin oluşturduğu özel arşiv dizini aynı anlamı taşımaz. Dosya yolunun tek başına kesin sonuca dönüştürülmesi de doğru değildir. Uygulamanın sürümü, işletim sistemi ve kullanıcının depolama ayarları dosyanın yerini etkileyebilir.
Mesaj Veri Tabanı ve Uygulama Kayıtları
Mesajlaşma uygulamasının veri tabanı, dosyanın kim tarafından gönderildiğini, hangi sohbetle ilişkili olduğunu ve zaman bilgisini gösterebilir. Teknik imkan bulunduğunda mesaj kaydı ile medya dosyasının eşleştirilmesi, dosyanın dışarıdan kopyalanıp kopyalanmadığının anlaşılmasına katkı sağlar. Uygulama logları ve konfigürasyon kayıtları otomatik indirme davranışının belirlenmesinde ayrıca kullanılabilir.
Zaman Bilgileri ve Kullanıcı Hareketleri
Dosya oluşturma, değiştirme ve erişim zamanları değerli olmakla beraber değişmez gerçekler değildir. Kopyalama, yedekten geri yükleme, dosya sistemi dönüştürmesi veya uygulama güncellemesi zaman damgalarını etkileyebilir. Bu nedenle tarih kayıtları mesaj zamanı, sistem logları ve diğer teknik verilerle karşılaştırılmalıdır.
Taşıma, yeniden adlandırma, kopyalama, paylaşma ve silme izleri kullanıcının dosya üzerindeki işlemlerini gösterebilir. İncelemenin yalnızca dosyanın içeriğini tespit etmekle sınırlı kalması, ceza sorumluluğunun merkezindeki irade sorununu cevapsız bırakabilir.
Hash Değerinin İspat Sınırı
Hash değeri belirli bir veri kümesinin başka kopyayla aynı olup olmadığının kontrolünde kullanılır. Bir platformun daha önce tanımladığı yasak dosyanın hash değeri ile telefondaki dosyanın eşleşmesi, içeriğin teknik kimliğini gösterebilir. Hash eşleşmesi dosyanın kimin iradesiyle indirildiğini, kullanıcının onu görüp görmediğini veya neden cihazda bulunduğunu göstermez. İçerik tespiti ile failin manevi unsurunun ispatı farklı araştırmalardır.
İradi Hareketi ve İrade Dışı Kaydı Gösterebilecek Teknik Bulgular
Manuel indirme klasöründe bulunan dosya, kullanıcı tarafından oluşturulmuş özel dizin, değiştirilmiş dosya adı, tekrarlanan kopyalar, başka cihaza aktarım, paylaşım kayıtları ve içeriğe yönelik bilinçli aramalar iradi hareket iddiasını destekleyebilir. Mesaj geçmişinde benzer içeriğin talep edilmesi veya göndericiden belirli dosyanın istenmesi de teknik verilerle birlikte değerlendirilebilir.
Diğer tarafta otomatik indirme ayarının açık olması, dosyanın yalnızca uygulamanın otomatik medya klasöründe bulunması, mesaj geçmişinde herhangi bir talep yer almaması, aynı gruptan çok sayıda ilgisiz dosyanın aynı yöntemle indirilmiş olması, dosyanın kısa süre içinde silinmesi, verinin yalnızca cache veya thumbnail alanında tespit edilmesi ve bulut kopyasının otomatik senkronizasyonla oluşması irade dışı kayıt iddiasını destekleyebilir.
Hiçbir teknik bulgu bağlamından koparılarak kesin kast göstergesine dönüştürülmemelidir. Örneğin dosyanın uzun süre cihazda kalması kullanıcının içeriği bildiğini gösterebilir, fakat binlerce medya dosyasının otomatik kaydedildiği ve galerinin hiç kullanılmadığı bir cihazda farklı anlam taşıyabilir. Buna karşılık dosyanın kısa sürede silinmesi de daha önce bilinçli biçimde paylaşıldığı ispatlanmışsa sonraki silmenin niteliğini değiştirir.
Yargıtay Kararlarında Otomatik Kayıt ve Kullanıcı İradesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24.12.2020 tarihli, 2020/21196 E., 2020/21483 K. sayılı kararında müstehcen verilerin internet sitesinin ziyareti sırasında sistem dosyalarına otomatik ve geçici biçimde kaydedilmesi ile iradi depolama arasında ayrım yapılmıştır. Daire, dosyanın geçici internet dosyaları arasında bulunup bulunmadığının, kullanıcı tarafından mı indirildiğinin, ne kadar süre tutulduğunun ve yeniden açılıp açılmadığının uzman bilirkişi incelemesiyle araştırılmasını istemiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli, 2023/1096 E., 2023/5504 K. sayılı kararında ise bilirkişi raporunda görüntülerin depolama yerinin Phone\WhatsApp\Media\WhatsApp Video olarak gösterilmesi ve sanığın görüntülerin üye olduğu gruptan otomatik indiğini savunması özel olarak değerlendirilmiştir. Daire, görüntülerin sosyal medya üzerinden gelen ve geçici şekilde kaydedilmiş veriler olup olmadığının teknik olarak belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Bu kararlar TCK 226 kapsamında verilmiştir. Kararlardaki depolama ölçütleri 7258 sayılı Kanun, TCK m. 136, TCK m. 245/A veya Terörle Mücadele Kanunu’ndaki farklı suç tiplerine otomatik biçimde aktarılamaz. Buna karşılık ortaya koydukları teknik yöntem daha geniş önem taşır. Dijital dosyanın cihazda bulunduğunu tespit etmek ile dosyanın kullanıcı iradesiyle oluştuğunu ispatlamak aynı işlem değildir. Her suç bakımından teknik bulgu, ilgili kanun hükmünün aradığı hareketle ilişkilendirilmelidir.
Soruşturma ve Kovuşturmada Araştırılması Gereken Veriler
İstenmeden gelen yasak içeriklere dayanan bir isnatta ilk olarak suçun kanuni tanımındaki hareket belirlenmelidir. Soruşturma makamı depolama mı, bulundurma mı, ele geçirme mi, reklam veya teşvik mi, verme veya yayma mı, propaganda mı ileri sürmektedir? Maddi hareket belirlenmeden dijital verinin hangi yönünün ispat edilmesi gerektiği de anlaşılamaz.
Ardından içeriğin kaynağı araştırılmalıdır. Dosyayı kimin gönderdiği, özel mesajdan mı gruptan mı geldiği, kullanıcının dosyayı talep edip etmediği, otomatik indirme özelliğinin çalışıp çalışmadığı, içeriğin ilk kez ne zaman görüldüğü ve sonrasında hangi işlemlerin yapıldığı zaman çizgisi içinde ortaya konulmalıdır.
Dijital materyalin elde edilme ve incelenme usulü de ayrı önem taşır. CMK m. 134, bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoymaya ilişkin özel düzenleme içermektedir. Anayasa Mahkemesinin 12.02.2026 tarihli, 2023/128 E., 2026/36 K. sayılı kararıyla maddenin bazı hükümleri iptal edilmiş, iptal kararının yürürlüğü Resmi Gazete’de yayımlandığı 25.05.2026 tarihinden dokuz ay sonraya bırakılmıştır. Bu nedenle 10.09.2026 tarihi itibarıyla mevcut hükümler halen yürürlüktedir. Yeni kanuni düzenleme yapılması halinde sonraki soruşturmalarda güncel metnin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Adli kopya üzerinden yapılacak inceleme, dosya yolu, uygulama veri tabanı, silinmiş kayıtlar, bulut senkronizasyonu ve kullanıcı hareketlerinin birlikte değerlendirilmesine imkan verebilir. Bilirkişi raporunun yalnızca “yasak içerik tespit edildi” şeklindeki sonuca dayanması, dosyanın hangi teknik süreçle oluştuğunu açıklamaz. Ceza sorumluluğu bakımından ihtiyaç duyulan inceleme, içeriğin varlığının ötesine geçerek kullanıcı ile kanunda cezalandırılan hareket arasındaki bağı araştırmalıdır.
İstenmeden Gelen Yasak İçeriklerde Ceza Sorumluluğunun Belirlenmesi
İstenmeden gelen yasak içerikler bakımından tek ve değişmez bir hukuki cevap bulunmaz. Aynı otomatik kayıt, bir suçta bulundurma iddiasının merkezinde yer alabilirken başka bir suçta cezalandırılan hareketle hiçbir doğrudan bağlantı taşımayabilir. TCK 226 ve TCK 245/A gibi hükümlerde bulundurma veya depolama kavramlarının özel ağırlığı vardır. 7258 sayılı Kanundaki reklam ve teşvik suçu ile terör örgütü propagandasında ise kişinin başkalarına yönelen aktif davranışı farklı bir inceleme gerektirir. Kişisel veriler bakımından verinin kişiye nasıl ulaştığı ile sonradan nasıl kullanıldığı ayrıca ayrılmalıdır.
Sağlıklı hukuki değerlendirme, beş unsurun birlikte ortaya konulmasını gerektirir. İçeriğin hukuki niteliği belirlenmeli, isnat edilen suçun hangi hareketi cezalandırdığı tespit edilmeli, dosyanın cihaza giriş yöntemi teknik olarak açıklanmalı, kullanıcının içeriği ne zaman öğrendiği araştırılmalı ve öğrenmeden sonraki işlemleri ortaya çıkarılmalıdır. Cihaz veya hesap sahipliği ancak bu verilerle birlikte anlam kazanır.
Bir dijital içeriğin cihazda bulunması maddi bir tespittir. Ceza sorumluluğu ise kişinin o içerikle kurduğu iradi ilişki ve kanunun cezalandırdığı hareket üzerinden belirlenir. Otomatik indirme, önbellek, yedekleme ve senkronizasyon özelliklerinin bulunduğu güncel dijital sistemlerde bu ayrım yapılmadan ulaşılan kanaat, teknik bulguyu doğrudan kast ve failiyet sonucuna dönüştürme riski taşır.
Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24.12.2020 tarihli 2020/21196 E. 2020/21483 K. sayılı kararı, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli 2023/1096 E. 2023/5504 K. sayılı kararı, Anayasa Mahkemesinin 12.02.2026 tarihli 2023/128 E. 2026/36 K. sayılı kararı.
