İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı, 35210 Konak/İzmir

İcra

Anasayfa » İcra

İcra Avukatı ve İcra Hukuku

İzmir İcra Hukuku Avukatı Ramazan Sertan Safsöz

İcra hukuku, özel hukuk ilişkilerinden doğan ve borçlu tarafından kendiliğinden yerine getirilmeyen yükümlülüklerin devletin cebri icra organları aracılığıyla yerine getirilmesini düzenler. Para alacaklarının tahsili, mahkeme kararlarının uygulanması, kambiyo senetlerine dayanan takipler, rehinli malların paraya çevrilmesi, haciz, elektronik satış, tahliye, istihkak, menfi tespit, itirazın iptali, tasarrufun iptali, konkordato ve iflas işlemleri icra ve iflas hukukunun kapsamındadır.

İcra takibi yalnızca alacaklının dosya açtırarak ödeme emri göndermesinden ibaret değildir. Alacağın hukuki kaynağı, takip türü, yetkili icra dairesi, borçlunun sıfatı, faiz başlangıcı, zamanaşımı, tebligat, itirazlar, malvarlığı araştırmaları, hacizlerin sırası ve satış koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Borçlu bakımından da ödeme emrine itiraz edilmesi her uyuşmazlıkta yeterli koruma sağlamaz. Takibin türüne göre itirazın icra dairesine veya icra mahkemesine yapılması, bazı başvuruların takibi kendiliğinden durdurmaması ve sürelerin farklı olması nedeniyle tebliğ edilen belgenin niteliği öncelikle belirlenmelidir.

Safsöz Hukuk Bürosunun icra ve iflas hukukuna ilişkin çalışmaları Av. Betül Safsöz tarafından yürütülmektedir. Av. Betül Safsöz; icra hukuku, iş hukuku, miras hukuku, tazminat hukuku ve sözleşmeden doğan özel hukuk uyuşmazlıkları alanlarında çalışmaktadır.

İcra Hukukunun Amacı ve Cebri İcra Sistemi

Bir borcun mevcut olması, alacaklının borçlunun malvarlığına doğrudan müdahale edebileceği anlamına gelmez. Alacaklı, kanunda düzenlenen takip yollarından birini kullanmalı ve icra organları aracılığıyla işlem yapmalıdır.

Borçlunun banka hesabına bloke konulması, maaşının haczedilmesi, taşınır veya taşınmazlarının satılması ve üçüncü kişilerdeki alacaklarının takip dosyasına ödenmesi ancak kanuni cebri icra usulleriyle mümkündür.

Cebri icra sistemi alacaklının tahsil hakkını korurken borçlunun insan onurunu, konut dokunulmazlığını, asgari yaşam koşullarını ve ölçüsüz hacze karşı korunmasını da gözetir. Alacak miktarını aşan haciz yapılamaması, belirli malların haczedilememesi ve konutta haciz için hâkim onayı aranması bu dengenin parçalarıdır.

Takip Türünün Belirlenmesi

İcra takibine başlanmadan önce alacağın hangi takip yoluyla tahsil edilebileceği belirlenmelidir. Yanlış takip yolunun seçilmesi takibin iptaline, itirazın kabulüne veya zaman ve masraf kaybına neden olabilir.

Genel haciz yoluyla ilamsız takip
Para ve teminat alacaklarının, alacaklının elinde mahkeme kararı veya kambiyo senedi bulunmadan takip edilmesinde kullanılabilir.

İlamlı icra takibi
Mahkeme kararları ile kanunen ilam niteliğinde kabul edilen belgelerin yerine getirilmesini sağlar.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu
Çek, bono veya poliçe niteliğini taşıyan belgelere dayanan alacaklarda kullanılabilir.

Rehnin paraya çevrilmesi yolu
Alacağın taşınır rehni, ipotek veya başka bir rehin hakkıyla güvence altına alındığı durumlarda uygulanır.

Kira alacağı ve tahliye takibi
Kira bedelinin ödenmemesi veya geçerli tahliye taahhüdünün yerine getirilmemesi gibi durumlarda özel takip usulleri kullanılabilir.

İflas yoluyla takip
İflasa tabi borçlular hakkında kanuni koşulların bulunması hâlinde uygulanabilir.

Alacağın yazılı belgeye dayanması, tek başına kambiyo veya ilamlı takip yapılabileceğini göstermez. Belgenin kanunun aradığı nitelikleri taşıması gerekir.

İlamsız İcra Takibi

Genel haciz yoluyla ilamsız takip, para ve teminat alacaklarının tahsilinde kullanılan temel takip yoludur. Alacaklının takip başlatabilmesi için elinde mahkeme kararı bulunması gerekmez.

Fatura, sözleşme, cari hesap, banka dekontu, teslim belgesi veya başka bir yazılı delil bulunmasa dahi para alacağı için ilamsız takip başlatılabilir. Belge bulunmaması, takip başlatmaya engel olmamakla birlikte borçlunun itirazından sonra açılacak davada alacağın ispatını güçleştirebilir.

Takip Talebi

Takip talebinde alacaklı ve borçlunun kimlik bilgileri, alacağın miktarı, faiz talebi, faiz türü, faiz başlangıcı, alacağın dayanağı ve seçilen takip yolu doğru gösterilmelidir.

Asıl alacak ile işlemiş faiz birbirinden ayrılmalı, talep edilen faiz oranının hukuki dayanağı belirlenmeli ve yabancı para alacaklarında ödeme talebinin hangi para birimi üzerinden yapıldığı açıklanmalıdır.

Alacaklı tarafından talep edilmeyen faiz veya fer’î alacaklar icra müdürlüğünce kendiliğinden takip dosyasına eklenmez. Buna karşılık hukuki dayanağı bulunmayan faiz talebi borçlunun itirazına ve yargılama giderlerine neden olabilir.

Ödeme Emri

Takip talebinin alınmasından sonra icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Genel haciz yoluyla takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca, faize, yetkiye veya imzaya itiraz edebilir.

Borçlu aynı süre içinde ödeme yapmaz ve itiraz etmezse takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesi, borcun maddi hukuk bakımından mahkeme kararıyla kesinleştiği anlamına gelmez. Ancak alacaklı takip hukuku bakımından haciz isteme yetkisi kazanır.

Ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekir. Usulsüz tebligat, itiraz ve şikâyet sürelerinin başlangıcını etkileyebilir.

İcra Dairesinin Yetkisi

İlamsız icra takiplerinde yetkili icra dairesi belirlenirken Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye ilişkin hükümleri ve alacağın dayandığı hukuki ilişki dikkate alınır.

Borçlunun yerleşim yeri icra dairesi genel olarak yetkilidir. Sözleşmenin ifa yeri, para borcunun ödeme yeri, kira konusu taşınmazın bulunduğu yer veya taraflar arasındaki geçerli yetki sözleşmesi nedeniyle başka bir icra dairesi de yetkili olabilir.

Yetki kamu düzenine ilişkin değilse icra dairesi yetkisizliği kendiliğinden dikkate almaz. Borçlunun süresinde yetki itirazında bulunması gerekir.

Yetki itirazında yetkili kabul edilen icra dairesinin gösterilmesi gerekir. Birden fazla yetkili yer bulunması hâlinde borçlunun tercihini açık biçimde belirtmesi önem taşır.

Borca İtiraz

Borçlu, ödeme emrine karşı borcun hiç doğmadığını, sona erdiğini, ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya talep edilen miktarın hatalı olduğunu ileri sürebilir.

Borca itirazın ayrıntılı gerekçe içermesi her durumda zorunlu değildir. Bununla birlikte kısmi itirazda kabul edilen ve itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Miktarı belirtilmeyen kısmi itiraz geçersiz sayılabilir.

Borçlunun yalnızca faize, faiz oranına veya faiz başlangıç tarihine itiraz etmesi de mümkündür. İtiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşebilir.

Süresinde yapılan borca itiraz genel haciz yoluyla ilamsız takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklı itirazı ortadan kaldırmadan haciz ve satış işlemlerine devam edemez.

İcra takibinde itiraz hakkında İcra Takibinde Borca İtiraz başlıklı yayınımız incelenebilir.

İmzaya İtiraz

Takibin adi bir senede dayanması ve borçlunun senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi hâlinde imzaya açıkça itiraz edilmelidir.

İmzanın ayrıca ve açık biçimde inkâr edilmemesi, takip hukuku bakımından imzanın kabul edilmiş sayılmasına neden olabilir.

İmzaya itiraz üzerine alacaklının hangi yola başvurabileceği, senedin niteliği ve eldeki diğer deliller doğrultusunda belirlenir.

Gecikmiş İtiraz

Borçlu, kendi kusuru olmaksızın ağır hastalık, doğal afet veya başka bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir.

Gecikmiş itiraz, engelin ortadan kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine yapılmalıdır. Borçlu hem süresinde itiraz etmesini engelleyen mazereti hem de borca ilişkin itirazını sunmalıdır.

Gecikmiş itirazın kabul edilip edilmeyeceği, engelin niteliği ve borçlunun süreci takip konusundaki özeni üzerinden değerlendirilir.

İtirazın İptali Davası

Borçlunun süresinde itiraz etmesiyle duran ilamsız takibin devamını sağlamak isteyen alacaklı, itirazın iptali davası açabilir.

Dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bir yıllık süre geçirildiğinde aynı takip bakımından itirazın iptali talep edilemez. Alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi dolmamışsa genel hükümlere göre alacak davası açılması ayrıca değerlendirilebilir.

İtirazın iptali davasında genel ispat kuralları uygulanır. Mahkeme yalnızca takip dosyasını değil, alacağın dayandığı sözleşmeyi, teslimleri, ödemeleri, ticari defterleri, banka kayıtlarını, elektronik yazışmaları ve diğer delilleri değerlendirir.

Davanın kabul edilmesi hâlinde itiraz iptal edilir ve takip kabul edilen miktar üzerinden devam eder.

Alacak likit nitelikteyse, borçlunun itirazı haksız bulunursa ve alacaklı talep etmişse borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Tazminat miktarı hükmolunan alacağın yüzde yirmisinden az olamaz.

Takibin kötü niyetle başlatıldığı ve alacaklının haksız olduğu kanıtlanırsa kanuni koşullar kapsamında borçlu lehine tazminat gündeme gelebilir.

İtirazın iptali davası hakkında İtirazın İptali Davası başlıklı yayınımızdan bilgi alınabilir.

İtirazın İptali Davasında Görevli Mahkeme

Görevli mahkeme alacağın dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenir.

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi, genel özel hukuk alacaklarında asliye hukuk mahkemesi, ticari uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi, tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi ve iş ilişkisinden doğan alacaklarda iş mahkemesi görevli olabilir.

İcra takibinin belirli bir icra dairesinde başlatılmış olması, itirazın iptali davasına icra mahkemesinin bakacağı anlamına gelmez.

İtirazın İptali Davasında Arabuluculuk

İtirazın iptali davalarının tamamı dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Arabuluculuk zorunluluğu, alacağın dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenir.

Ticari uyuşmazlıklarda konusu para olan itirazın iptali davaları, işçi veya işveren alacaklarıyla ilgili itirazın iptali davaları ve tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü dava şartı arabuluculuk kapsamında olabilir.

Dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun gerekip gerekmediği, görevli mahkeme ve temel borç ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir.

İtirazın Kaldırılması

Alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu’nun kabul ettiği nitelikte bir belge bulunuyorsa, genel mahkemede itirazın iptali davası açmak yerine icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir.

İtirazın kaldırılması, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde istenmelidir.

İcra mahkemesindeki inceleme genel mahkemelerdeki alacak davasına göre daha sınırlıdır. Alacaklının kanunda belirtilen belgelerden birine dayanması gerekir.

İtirazın kesin kaldırılması ve geçici kaldırılması birbirinden farklıdır. Borca itirazda kesin kaldırma, adi senetteki imzaya itirazda ise koşulları varsa geçici kaldırma gündeme gelebilir.

İtirazın kaldırılması kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Tarafların genel mahkemelerde menfi tespit veya alacak davası açma imkânı kanuni koşullar kapsamında devam edebilir.

İlamlı İcra Takibi

Mahkeme kararları ve kanunen ilam niteliğinde kabul edilen belgeler ilamlı icra yoluyla yerine getirilebilir.

Para ödenmesine, taşınır teslimine, taşınmazın tahliye veya teslimine, çocuk teslimi dışındaki kişisel edimlere ve bir işin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin kararların icra yöntemleri birbirinden farklıdır.

Para alacağına ilişkin ilamlı takipte borçluya icra emri gönderilir. Borçlu ilamın içeriğine ilişkin maddi hukuk itirazlarını genel haciz yolundaki gibi icra dairesine bildirerek takibi durduramaz.

Borcun ödendiği, ertelendiği, zamanaşımına uğradığı veya ilamın icra edilebilir olmadığı yönündeki iddialar İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen sınırlı yollarla ileri sürülür.

Kararın Kesinleşmesi ve İcraya Konulması

Hukuk mahkemesi kararlarının icraya konulabilmesi için kural olarak kesinleşmesi gerekmez. Para alacağına ilişkin birçok karar, istinaf veya temyiz incelemesi devam ederken ilamlı takibe konu edilebilir.

Taşınmazın aynına, kişilerin medeni hâline veya kanunun açıkça kesinleşme koşulu aradığı başka konulara ilişkin kararlar kesinleşmeden yerine getirilemez.

Kararın hangi bölümünün kesinleşmesi gerektiği, hükmün niteliği ve özel kanun hükümleri üzerinden belirlenmelidir. Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin icrası da asıl hükmün niteliğinden etkilenebilir.

İcranın Geri Bırakılması

Borçlunun karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz.

Borçlu, kanunda öngörülen teminatı göstererek icra dairesinden süre belgesi alabilir ve ilgili kanun yolu merciinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir.

Teminatın miktarı, takip konusu alacak, faiz ve fer’î alacaklar gözetilerek belirlenir. İcranın geri bırakılması kararı alınmadan yalnızca kanun yolu başvurusuna dayanılarak hacizlerin kaldırılması mümkün değildir.

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu

Çek, bono ve poliçeye dayanan takiplerde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu kullanılabilir. Belgenin yalnızca senet olarak adlandırılması yeterli değildir. Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıması gerekir.

Vade, düzenleme tarihi, ödeme yeri, imza, lehtar ve bedel gibi unsurlardaki eksiklikler belgenin kambiyo senedi niteliğini etkileyebilir.

Takip hakkı bulunan kişinin yetkili hamil olup olmadığı, ciro zinciri, ibraz koşulları, protesto zorunluluğu ve zamanaşımı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kambiyo Takibine İtiraz ve Şikâyet

Borçlu, kambiyo senetlerine özgü ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde borca veya imzaya itiraz edebilir.

Senet aslının takip dosyasına sunulmadığı, belgenin kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığı veya alacaklının takip hakkına sahip olmadığı yönündeki şikâyetler de kural olarak beş günlük süreye tabidir.

Kambiyo takibindeki itiraz icra dairesine değil, icra mahkemesine yapılır. İtiraz, genel haciz yolundaki itirazın aksine takibi kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme koşulları oluştuğunda takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.

Borçluya ödeme için tanınan süre on gündür. Beş günlük itiraz veya şikâyet süresi ile on günlük ödeme süresi birbirinden ayrılmalıdır.

Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı

Çek, bono ve poliçeden doğan taleplerin zamanaşımı süreleri aynı değildir. Başvuru borçluları, düzenleyen, kabul eden ve cirantalar bakımından farklı süreler uygulanabilir.

Kambiyo zamanaşımının gerçekleşmesi temel borç ilişkisinin her durumda sona erdiği anlamına gelmez. Satış, ödünç, hizmet veya başka bir temel ilişki bulunuyorsa genel hükümlere dayanan alacak talebi ayrıca değerlendirilebilir.

Rehnin Paraya Çevrilmesi

Alacak bir rehinle güvence altına alınmışsa alacaklının kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurması gerekir.

Taşınır rehni, ipotek, ticari işletme rehni, motorlu araç rehni ve kanundan doğan rehin hakları bakımından farklı usuller uygulanabilir.

Rehin açığı belgesi alınması veya rehin bedelinin alacağı karşılamaması hâlinde kalan alacak için diğer takip yollarına başvurulabilir.

Kambiyo senedine bağlı alacaklar ve kanunda düzenlenen diğer istisnalar bakımından önce rehne başvurma kuralının uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca belirlenmelidir.

İhtiyati Haciz

İhtiyati haciz, para alacağının ileride tahsil edilememesi riskine karşı borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulmasını sağlayan hukuki korumadır.

Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış para alacakları bakımından ihtiyati haciz talep edilebilir. Vadesi gelmemiş alacaklarda ise borçlunun yerleşim yerinin bulunmaması veya mal kaçırmaya yönelik hazırlık yapması gibi kanunda düzenlenen özel koşullar aranır.

Alacaklı, alacağın varlığı ve ihtiyati haciz nedenleri konusunda mahkemeye yaklaşık ispat düzeyinde delil sunmalıdır.

Mahkeme, alacaklıdan haksız ihtiyati haczin doğurabileceği zararlar için teminat göstermesini isteyebilir.

İhtiyati haciz kararı alındıktan sonra kanuni süre içinde icra dairesinden uygulanması talep edilmeli ve tamamlayıcı takip veya dava işlemleri süresinde yapılmalıdır.

İhtiyati haciz, alacaklının doğrudan tahsilat yapmasını sağlamaz. Geçici haczin kesin hacze dönüşebilmesi için takip veya dava sürecinin tamamlanması gerekir.

Konuya ilişkin açıklamalar İhtiyati Haciz Nedir başlıklı yayınımızda yer almaktadır.

Haciz Talebi

İlamsız takip kesinleştikten sonra alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz talep etmelidir.

Takibin itiraz veya mahkeme kararı nedeniyle durduğu dönemlerin süre hesabına etkisi ayrıca değerlendirilir.

Bir yıllık sürede haciz talep edilmemesi takip dosyasının işlemden kaldırılmasına neden olabilir. Bu durum maddi hukuk bakımından borcu kendiliğinden sona erdirmez.

Takibin yenilenmesi, harç, zamanaşımı ve önceki hacizlerin durumu dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

Malvarlığı Araştırması

Takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun tapu kayıtları, motorlu araçları, banka hesapları, ücret ve maaş alacakları, şirket ortaklıkları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile başka malvarlığı değerleri UYAP üzerinden veya ilgili kurumlara yazı yazılarak araştırılabilir.

Malvarlığı sorgusunun yapılması, tespit edilen bütün değerlerin haczedilebileceği anlamına gelmez. Haczedilmezlik, rehin, önceki haciz, mülkiyet, ortaklık yapısı ve ekonomik değer değerlendirilmelidir.

Bir malın borçlu adına kayıtlı olmaması, borçlunun o mal üzerinde hiçbir hakkı bulunmadığını her durumda göstermez. Buna karşılık yalnızca borçlunun kullandığı gerekçesiyle üçüncü kişiye ait malın haczedilmesi de mümkün değildir.

Aşkın Haciz Yasağı

Borçlunun mallarından yalnızca ana para, faiz ve takip giderlerini karşılamaya yetecek miktarı haczedilebilir.

Alacak miktarını açık biçimde aşan malvarlığı değerlerinin haczedilmesi aşkın haciz oluşturabilir.

Aşkın haciz değerlendirmesinde yalnızca malların toplam piyasa değeri değil, önceki hacizler, rehinler, satış giderleri ve paraya çevrilme ihtimali de dikkate alınır.

Borçlunun haczin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını istemesi için daha düşük değerli ve tahsil kabiliyeti bulunan başka mallar göstermesi değerlendirmeyi etkileyebilir.

Konutta Haciz

İcra müdürü, haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunu tespit ederse haciz yapılmasına karar verir ve kararı icra mahkemesinin onayına sunar.

İcra mahkemesi, dosya üzerinden yapacağı inceleme sonucunda konutta haciz yapılmasına onay verebilir veya talebi reddedebilir.

Haciz sırasında yerin konut olduğunun anlaşılması ve borçlunun hacze rıza göstermemesi hâlinde işlem durdurularak hâkim onayı süreci işletilmelidir.

İhtiyati haciz işlemleri bakımından kanundaki istisna hükümleri saklıdır.

Hâkim onayı alınması, konuttaki bütün eşyaların haczedilebileceği anlamına gelmez. Haczedilmezlik hükümleri ayrıca uygulanır.

Haczedilemeyen Mallar

Borçlunun ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyaları ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyaları kural olarak haczedilemez.

Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi ekonomik değeri ağır basan varlıklar bu korumanın dışında kalabilir.

Borçlunun mesleğini veya sanatını sürdürebilmesi için zorunlu olan araç ve gereçler de belirli koşullarla haczedilemez. Aracın mesleğin yürütülmesi için zorunlu olup olmadığı ve ekonomik değerinin amacı aşıp aşmadığı incelenir.

Borçlu çiftçinin geçimi ve üretimin devamı için zorunlu tarım araçları, hayvanlar, tohumluk ve diğer değerler kanunda belirtilen koşullarla korunabilir.

Haczedilmezlik iddiası her mal bakımından aynı süre ve usule tabi değildir. Borçlunun haciz işlemini öğrendiği tarih ve haczedilmezlik nedeninin niteliği değerlendirilmelidir.

Maaş ve Ücret Haczi

Borçlunun ücret, maaş ve düzenli gelirlerinin kanunen haczedilebilir bölümü takip dosyasına ödenebilir.

İşçi ücretlerinde haczedilecek miktar kural olarak ücretin dörtte birinden az olamaz. Borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli miktar ile gelirin niteliği dikkate alınabilir.

Birden fazla maaş haczi bulunması hâlinde hacizler sıraya konulur. Önceki haciz sona ermeden sonraki dosyaya ödeme başlanmaz.

Nafaka alacakları bakımından özel öncelik ve haciz hükümleri uygulanır.

Sosyal güvenlik mevzuatı kapsamındaki emekli aylıkları, kural olarak nafaka ve Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları dışında hak sahibinin rızası olmaksızın haczedilemez. Borçlunun haciz sırasındaki veya sonrasındaki açık rızasının geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Banka Hesaplarının Haczi

Borçlunun bankalardaki mevduatı ve alacakları elektronik haciz veya haciz ihbarnamesi yoluyla haczedilebilir.

Hesaba gelen paranın ücret, emekli aylığı, sosyal yardım veya kanunen haczedilemeyen başka bir gelir niteliğinde olması hâlinde haczedilmezlik iddiası gündeme gelebilir.

Hesaptaki paranın kaynağı, düzenli ödeme kayıtları ve başka gelirlerle karışıp karışmadığı incelenmelidir.

Haciz tarihinde hesapta bulunmayan ve daha sonra yatırılan paraların haciz kapsamında kalıp kalmadığı, haciz işleminin türü ve bankaya gönderilen müzekkerenin içeriğine göre belirlenir.

Üçüncü Kişilerdeki Hak ve Alacakların Haczi

Borçlunun başka bir kişi veya şirkette bulunan alacağı, İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca haczedilebilir.

Üçüncü kişiye birinci haciz ihbarnamesi gönderilerek borçluya borcu bulunup bulunmadığını veya borçluya ait malı elinde bulundurup bulundurmadığını bildirmesi istenir.

Üçüncü kişinin süresinde itiraz etmemesi hâlinde ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleriyle devam eden ve doğrudan sorumluluk doğurabilecek bir süreç ortaya çıkabilir.

Üçüncü kişi gerçekte borçlu olmadığı hâlde süresinde itiraz etmezse menfi tespit davası açması gerekebilir. İhbarname tarihleri ve tebligat usulü bu nedenle önem taşır.

Taşınır ve Taşınmaz Haczi

Borçluya ait araçlar, makineler, ticari mallar, taşınmazlar ve ekonomik değer taşıyan diğer mallar haczedilebilir.

Taşınır haczinde malın borçlu veya üçüncü kişi elinde bulunması istihkak usulünü etkiler.

Taşınmaz haczi tapu siciline işlenir. Taşınmaz üzerindeki ipotekler, hacizler, intifa hakları, kira şerhleri ve başka takyidatlar satış bedelinin dağıtımını etkileyebilir.

Haciz, borçlunun mal üzerindeki mülkiyetini kendiliğinden sona erdirmez. Borçlu hacizli malı kullanmaya devam edebilir; ancak alacaklının hakkını ihlal edecek tasarrufların sonuçları ve ceza sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.

İstihkak İddiası ve İstihkak Davası

Haczedilen malın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğunun ileri sürülmesi istihkak iddiasıdır.

Malın borçlunun elinde, üçüncü kişinin elinde veya borçluyla üçüncü kişinin birlikte bulunduğu yerde haczedilmesi uygulanacak usulü ve ispat yükünü etkiler.

Fatura, banka ödeme kaydı, ticari defter, ruhsat, sözleşme, teslim belgesi ve malın kullanım biçimi mülkiyet iddiasının değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Yalnızca hacizden kısa süre önce düzenlenen fatura veya aile bireyleri arasında yapılan sözleşme, mülkiyeti her durumda kanıtlamaz. Belgenin gerçek ticari ilişkiyi yansıtıp yansıtmadığı araştırılır.

Üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabul edilmesi hâlinde mal üzerindeki haciz kaldırılır. İddianın reddedilmesi hâlinde satış işlemlerine devam edilebilir.

Satış Talebi

Haczedilen taşınır ve taşınmaz malların satışı, haciz tarihinden itibaren bir yıl içinde talep edilmelidir.

Satış talebiyle birlikte kanunda ve tarifede öngörülen satış giderlerinin peşin yatırılması gerekir. Giderin süresinde yatırılmaması satış talebinin yapılmamış sayılmasına neden olabilir.

Satış süresinin geçirilmesi ilgili mal üzerindeki haczin kalkmasına neden olabilir. Aynı takip dosyasında başka hacizlerin bulunması veya yeniden haciz konulması ayrıca değerlendirilir.

Kıymet Takdiri

Satışa çıkarılacak malın değeri, bilirkişi veya kanunda belirtilen değerleme yöntemleriyle belirlenir.

Kıymet takdirinde taşınmazın konumu, imar durumu, kullanım biçimi, takyidatları, yapının özellikleri ve emsal satışlar dikkate alınmalıdır.

Araç ve makinelerde model, yaş, kullanım durumu, hasar, teknik özellikler ve piyasa verileri değerlendirilir.

Kıymet takdirine itiraz kanuni süre içinde yapılmalıdır. Tebligatın usulsüzlüğü veya değerlemeye esas alınan verilerin hatalı olması ayrıca ileri sürülebilir.

Kıymet takdirine itiraz edilmiş olması, satış sürecinin bütün aşamalarını kendiliğinden durdurmayabilir. İcra mahkemesinden alınan kararın kapsamı dikkate alınmalıdır.

Elektronik Satış

İcra ve satış memurlukları tarafından yapılan açık artırmalar elektronik satış portalı üzerinden yürütülür.

Artırmaya katılmak isteyen kişilerin kanunda belirtilen teminatı yatırması ve elektronik sistem üzerinden teklif vermesi gerekir.

Teklifin geçerli olabilmesi için kural olarak malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile satış isteyen alacaklıdan önce gelen alacakların toplamından hangisi yüksekse o miktarı ve paraya çevirme ile paylaştırma giderlerini aşması gerekir.

İhale bedelinin süresinde ödenmemesi hâlinde ihale kararı kaldırılabilir ve sorumlu kişiler arasındaki fark ile diğer zararların tahsili gündeme gelebilir.

Mirasçılar Arasındaki İlk Artırma

31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 7589 sayılı Kanunla miras yoluyla edinilen belirli taşınmazların ortaklığının satış yoluyla giderilmesinde özel bir artırma usulü kabul edilmiştir.

Taşınmazın bütün maliklerinin mülkiyet hakkını miras yoluyla edinmiş olması ve mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkının bulunmaması hâlinde ilk artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılır.

Bu özel ilk artırmada teklifin muhammen kıymetin yüzde yüzünü ve satış giderlerini aşması gerekir. İlk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırmada genel yüzde elli ölçütü uygulanır.

Özel usul bir defaya mahsus uygulanır. Düzenleme, yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş artırmalara uygulanmaz.

İhalenin Feshi

İhalenin kanuna aykırı yapılması, satış ilanının usulsüz tebliği, artırmaya fesat karıştırılması, malın esaslı özelliklerinde hata bulunması veya satış bedelini etkileyen başka usulsüzlükler ihalenin feshi talebine konu olabilir.

İhalenin feshi kural olarak ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenir.

İlgilinin ihale tarihine kadar öğrenemediği usulsüzlüklerde süre öğrenme tarihinden başlayabilir. İhale tarihinden itibaren bir yıllık üst süre geçtikten sonra fesih talebi ileri sürülemez.

İhalenin feshi talebinde bulunan bazı kişiler bakımından nispi harç ve teminat yatırılması gerekir. Gerekli harç ve teminatın süresinde yatırılmaması talebin dosya üzerinden kesin olarak reddedilmesine neden olabilir.

İhalenin feshi talebinin reddedilmesi hâlinde talepte bulunan kişi ihale bedeli üzerinden para cezasına mahkûm edilebilir. Talep öncesinde başvuru hakkı, sıfat, zarar ve ileri sürülecek nedenler değerlendirilmelidir.

Konuya ilişkin açıklamalar İhalenin Feshi Davaları ve Özellikleri başlıklı yayınımızda yer almaktadır.

Satış Bedelinin Paylaştırılması

Satış bedeli, satış giderleri ve kanunen öncelikli alacaklar dikkate alınarak hak sahipleri arasında dağıtılır.

Birden fazla alacaklının bulunması ve satış bedelinin bütün alacakları karşılamaması hâlinde sıra cetveli düzenlenebilir.

Rehinli alacaklar, kamu alacakları, işçi alacakları ve diğer imtiyazlı alacakların sırası ilgili kanun hükümlerine göre belirlenir.

Sıra cetvelindeki sıraya veya alacağın esasına itiraz eden kişi, uyuşmazlığın niteliğine göre icra mahkemesinde şikâyet yoluna veya genel mahkemede sıra cetveline itiraz davasına başvurabilir.

Aciz Belgesi

Haczedilen malların alacağı karşılamaması veya borçlunun haczedilebilir malının bulunmaması hâlinde alacaklıya geçici veya kesin aciz belgesi verilebilir.

Aciz belgesi alacağın tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Alacaklının borçluya karşı takip haklarını ve tasarrufun iptali davası açma imkânını etkiler.

Aciz belgesinin zamanaşımına etkisi, belgenin türü ve alacağın niteliğine göre belirlenir.

Menfi Tespit Davası

Borçlu, takip konusu borcun bulunmadığının tespiti için icra takibinden önce veya takip sırasında menfi tespit davası açabilir.

Takipten önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, kanuni teminat karşılığında icra takibinin başlatılmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası, takibi kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, gerekli teminat karşılığında takip dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verebilir.

Borçlu olunmadığına karar verilmesi hâlinde takip hukuki dayanağını kaybeder. Alacaklının kötü niyetle takip yaptığı kanıtlanırsa borçlu lehine kanunda öngörülen tazminat gündeme gelebilir.

Ticari uyuşmazlıklarda konusu para olan menfi tespit davaları ile işçi veya işveren alacaklarına ilişkin menfi tespit davaları dava şartı arabuluculuğa tabi olabilir.

Arabuluculuk başvurusundan sonra başvuran kişi aleyhine aynı uyuşmazlıkla ilgili takip başlatılması hâlinde, son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki hafta içinde dava açılması ve tedbir talep edilmesi bakımından özel hüküm uygulanır.

Menfi tespit davaları hakkında Menfi Tespit Davaları başlıklı yayınımız incelenebilir.

İstirdat Davası

Borçlu, borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmışsa ödediği miktarın geri alınması için istirdat davası açabilir.

Dava, paranın icra dairesine tamamen ödendiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

İstirdat davasında borçlu, ödeme yaptığı hâlde maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını kanıtlamalıdır.

Bir yıllık sürenin geçirilmesi hâlinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine başvurulup başvurulamayacağı, ödeme biçimi ve uyuşmazlığın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Haksız İcra Takibi

Bir kişinin borçlu olmadığı hâlde hakkında takip başlatılması, borcun ödenmiş olması, zamanaşımına uğraması, imzanın sahte olması veya alacak miktarının gerçeğe aykırı gösterilmesi haksız takip iddiasına neden olabilir.

Başvurulacak yol takip türüne ve aşamasına göre değişir. Borca itiraz, imzaya itiraz, şikâyet, menfi tespit, istirdat, itirazın kaldırılması kararından sonra dava veya ihalenin feshi seçenekleri aynı hukuki işlevi görmez.

Takibin haksız çıkması, alacaklının her durumda tazminat ödeyeceği anlamına gelmez. Kötü niyet, kusur, zarar ve ilgili takip hükmünde aranan özel koşullar belirlenmelidir.

Haksız takip hakkında Haksız İcra Takibine Karşı Yapılabilecek İşlemler başlıklı yayınımıza ulaşılabilir.

İcra Müdürünün İşlemine Karşı Şikâyet

İcra müdürlüğünün kanuna aykırı işlemleri, olaya uygun olmayan kararları, hakkın yerine getirilmemesi veya işlemin sebepsiz geciktirilmesi şikâyet yoluyla icra mahkemesine taşınabilir.

Genel şikâyet süresi işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gündür.

Bir hakkın yerine getirilmemesi, işlemin sebepsiz sürüncemede bırakılması ve kamu düzenine aykırılık oluşturan bazı işlemler süreye tabi olmaksızın şikâyet konusu olabilir.

Şikâyet, icra işlemini kendiliğinden durdurmaz. Gerekli durumlarda icra mahkemesinden işlemin geçici olarak durdurulması talep edilmelidir.

Şikâyet ile borca itiraz birbirinden farklıdır. Borcun maddi hukuk bakımından bulunmadığı iddiası çoğu zaman şikâyet yoluyla incelenemez.

Usulsüz Tebligat

Ödeme emri, icra emri, kıymet takdiri, satış ilanı ve diğer icra belgelerinin Tebligat Kanunu’na uygun biçimde tebliğ edilmesi gerekir.

Tebligatın eski adrese çıkarılması, aynı konutta oturmayan kişiye teslim edilmesi, haber kâğıdı işlemlerinin eksik yapılması veya elektronik tebligat tarihinin yanlış hesaplanması sürelerin başlangıcını etkileyebilir.

Usulsüz tebligat yok hükmünde değildir. Muhatap tebligatı öğrendiğini bildirirse öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilebilir.

Usulsüz tebligata ilişkin şikâyette öğrenme tarihinin doğru ve tutarlı biçimde açıklanması gerekir.

Kira Alacağının Tahsili ve Tahliye

Kiraya veren, ödenmeyen kira bedelleri için haciz ve tahliye talepli ilamsız takip başlatabilir.

Kiracı ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca veya kira ilişkisine itiraz edebilir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira borcunun ödenmesi için otuz günlük süre tanınır.

Kiracı itiraz etmez ancak otuz günlük sürede ödeme yapmazsa kiraya veren icra mahkemesinden tahliye isteyebilir.

Kiracı itiraz ederse kiraya veren, eldeki belgenin niteliğine göre itirazın kaldırılması ve tahliye veya itirazın iptali yoluna başvurabilir.

İcra ve İflas Kanunu uyarınca kiralanan taşınmazların ilamsız takip yoluyla tahliyesi dava şartı arabuluculuğun istisnasıdır. Kira ilişkisinden doğan diğer dava türlerinde arabuluculuk zorunluluğu ayrıca değerlendirilir.

Tahliye Taahhüdüne Dayanan Takip

Kiracı, kiralananın tesliminden sonra belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmişse kiraya veren taahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatabilir veya tahliye davası açabilir.

Taahhüdün kira sözleşmesiyle aynı tarihte alınması, tarihin sonradan doldurulduğu iddiası, imzaya itiraz ve aile konutu niteliği tahliye sürecini etkileyebilir.

Nafaka Alacaklarının İcrası

Nafaka kararları ilamlı icra yoluyla takip edilebilir. Tedbir nafakası kararları, ara karar niteliğinde olsa dahi icra edilebilir.

Birikmiş nafaka alacağı ile işlemekte olan güncel nafaka alacağı haciz ve sıra bakımından farklı değerlendirilebilir.

Nafaka borçlusunun ödeme emrine rağmen güncel nafaka borcunu ödememesi hâlinde alacaklının şikâyeti üzerine tazyik hapsi gündeme gelebilir.

Tazyik hapsi borcu sona erdirmez. Ödeme yapılması veya kanunda öngörülen diğer koşullar yaptırımın uygulanmasını etkileyebilir.

Her para borcunun ödenmemesi hapis yaptırımı doğurmaz. İcra ve iflas hukukunda hapis veya disiplin yaptırımları yalnızca kanunda açıkça düzenlenen fiiller bakımından uygulanabilir.

Taksit ve Ödeme Protokolleri

Alacaklı ve borçlu, takip dosyasındaki borcun taksitle ödenmesi konusunda anlaşabilir.

Protokolde dosya borcunun hangi tarih itibarıyla hesaplandığı, faiz, vekâlet ücreti, harç, masraf, taksit tarihleri ve temerrüdün sonucu açıkça gösterilmelidir.

Borçlunun ödeme taahhüdünü ihlal etmesinin icra ceza sorumluluğu doğurabilmesi için taahhüdün kanuni koşulları taşıması, borcun belirli olması ve ödeme gücüne uygun taksitlerin kararlaştırılması gerekir.

Her özel ödeme protokolü, icra ceza hukuku bakımından geçerli ödeme taahhüdü oluşturmaz.

Alacaklının taksit kabul etmesi zorunlu değildir. Borçlunun kanuni taksitle ödeme hakkından yararlanıp yararlanamayacağı haciz durumu ve İcra ve İflas Kanunu’ndaki koşullara göre değerlendirilir.

Tasarrufun İptali Davası

Borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı bağış, düşük bedelli devir, yakın kişilerle işlem veya alacaklılara zarar veren başka tasarruflar tasarrufun iptali davasına konu olabilir.

Davanın amacı malın mülkiyetini yeniden borçluya geçirmek değildir. Alacaklıya, dava konusu mal veya değer üzerinde cebri icra işlemi yapabilme yetkisi tanınır.

Davacının kesinleşmiş alacağı, takip işlemleri, aciz belgesi veya aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağı ve tasarrufun tarihi dava koşulları bakımından önem taşır.

İvazsız tasarruflar, aciz hâlinde yapılan işlemler ve alacaklıya zarar verme kastıyla yapılan tasarruflar farklı kanuni koşullara tabidir.

24 Aralık 2025 tarihinde kabul edilen 7571 sayılı Kanunla tasarrufun iptali hükümlerinde değişiklik yapılmıştır. İşlem tarihi, aciz belgesinin tarihi, taraflar arasındaki yakınlık ve tasarrufun niteliği güncel hükümler üzerinden değerlendirilmelidir.

İflas

İflas, borçlunun haczedilebilir malvarlığının bütün alacaklılar yararına tasfiye edilmesini sağlayan toplu cebri icra yoludur.

Her borçlu hakkında iflas yoluna başvurulamaz. Tacirler ve özel kanun gereğince tacirler hakkındaki hükümlere tabi kişiler iflasa tabi olabilir.

İflas yoluyla adi takip, kambiyo senetlerine özgü iflas takibi ve doğrudan iflas yolları farklı koşullara tabidir.

İflas kararıyla borçlunun haczedilebilir malvarlığı iflas masasına girer. Bireysel takiplerin durumu, alacakların masaya kaydı, sıra cetveli ve tasfiye işlemleri iflas hükümlerine göre yürütülür.

İflasın ertelenmesi kurumu yürürlükte değildir. Mali sıkıntı içindeki borçlular bakımından konkordato ve diğer yeniden yapılandırma seçenekleri değerlendirilmelidir.

Konkordato

Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun alacaklılarıyla kanuni denetim altında ödeme düzeni oluşturmasını sağlayan yeniden yapılandırma kurumudur.

Borçlu konkordato talep edebileceği gibi iflas talebinde bulunabilecek alacaklı da kanuni koşullarla konkordato sürecini başlatabilir.

Başvuruda borçlunun malvarlığı durumu, bilanço ve gelir tabloları, alacaklı listesi, ödeme teklifi, karşılaştırma tablosu ve bağımsız denetim raporu gibi belgeler sunulur.

Mahkeme geçici mühlet kararı verebilir, komiser görevlendirebilir ve borçlunun işlemlerini denetim altına alabilir.

Kesin mühlet sürecinde takip yasağı, rehinli alacaklar, işçi alacakları, kamu alacakları, faiz ve sözleşmeler bakımından özel hükümler uygulanır.

Konkordato projesinin alacaklılar tarafından kanuni çoğunluklarla kabul edilmesi tek başına yeterli değildir. Mahkemenin tasdik koşullarının oluştuğunu belirlemesi gerekir.

İcra Ceza Hukuku

İcra ve İflas Kanunu, cebri icra işlemlerinin etkili biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla bazı fiiller için disiplin veya tazyik hapsi ve adli para cezası öngörür.

Nafaka borcunun ödenmemesi, ödeme taahhüdünün ihlali, ticareti terk hükümlerine aykırılık, malvarlığının eksik bildirilmesi, hacizli mal üzerinde kanuna aykırı tasarruf ve konkordato sürecindeki bazı davranışlar icra ceza uyuşmazlığına neden olabilir.

Sıradan bir para borcunun ödenememesi tek başına hapis cezası doğurmaz. Yaptırım için kanunda açıkça düzenlenen fiilin bütün unsurlarının gerçekleşmesi gerekir.

İcra ceza şikâyetleri kısa sürelere tabidir. Fiilin öğrenilme tarihi, her hâlde uygulanacak üst süre ve yetkili icra ceza mahkemesi ayrıca belirlenmelidir.

İcra Takibinde Faiz

Takipte uygulanacak faiz, alacağın dayandığı hukuki ilişkiye göre belirlenir.

Kanuni faiz, temerrüt faizi, ticari temerrüt faizi, sözleşmeyle kararlaştırılan faiz, avans faizi ve kamu alacağı gecikme zammı aynı kavramlar değildir.

Taraflar arasında geçerli faiz anlaşması bulunması hâlinde oran ve bileşik faiz yasağı değerlendirilmelidir.

Faizin başlangıcı temerrüt tarihi, sözleşmedeki vade, ihtar, dava tarihi veya karar tarihi olabilir. Her alacak için aynı faiz başlangıcı uygulanmaz.

Takip talebinde faiz türünün ve başlangıç tarihinin yanlış gösterilmesi kısmi itiraz, takibin iptali veya fazla tahsil edilen tutarın geri verilmesi sonucunu doğurabilir.

Kanuni faiz oranları zaman içinde değişebildiğinden takip tarihi, borcun doğum tarihi ve dönemsel oranlar ayrı ayrı hesaplanmalıdır.

Zamanaşımı ve İcra Dosyasının İşlemsiz Kalması

Alacağın zamanaşımı süresi dayandığı hukuki ilişkiye göre belirlenir. Kambiyo senetleri, kira, ücret, ticari alacak, haksız fiil, mahkeme ilamı ve sözleşmeden doğan alacaklar farklı sürelere tabi olabilir.

İcra takibi başlatılması ve cebri icra işlemleri zamanaşımını kesebilir. Kesilmeden sonra yeni sürenin ne zaman başlayacağı yapılan işlemin niteliğine göre belirlenir.

İcra dosyasının işlemden kaldırılması veya UYAP’ta kapalı görünmesi, alacağın maddi hukuk bakımından sona erdiği anlamına gelmez.

Takibin yenilenebilmesi, yenileme harcı, hacizlerin devamı ve alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

İcra Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

İcra takibinin başlatılması için genel olarak arabulucuya başvurulması gerekmez. Ancak takipten sonra açılacak davanın türü ve alacağın kaynağı dava şartı arabuluculuk doğurabilir.

Ticari uyuşmazlıklar
Konusu para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuk dava şartı olabilir.

İş uyuşmazlıkları
İşçi veya işveren alacağı ve tazminatıyla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuk uygulanabilir.

Tüketici uyuşmazlıkları
Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda kanuni istisnalar dışında arabuluculuk dava şartı olabilir.

Kira uyuşmazlıkları
Kira ilişkisinden doğan davalarda arabuluculuk kural olarak zorunludur. Kiralanan taşınmazın İcra ve İflas Kanunu uyarınca ilamsız takip yoluyla tahliyesi bu kuralın dışındadır.

İtirazın kaldırılması, şikâyet, ihalenin feshi ve istihkak gibi icra mahkemesinde görülen takip hukukuna özgü başvurular genel olarak dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir.

İcra Mahkemesinin Görevi

İcra mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı şikâyetleri ve kanunda açıkça kendisine verilen takip hukuku uyuşmazlıklarını inceler.

İtirazın kaldırılması, kambiyo takibine borç veya imza itirazı, haczedilmezlik, istihkak, ihalenin feshi, tahliye ve icra suçlarına ilişkin belirli başvurular icra mahkemesinin görev alanına girebilir.

İcra mahkemesi genel bir alacak mahkemesi değildir. Taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin kapsamlı yargılama gerektirdiği durumlarda asliye hukuk, asliye ticaret, sulh hukuk, tüketici veya iş mahkemesi görevli olabilir.

Başvurunun yanlış mahkemeye yapılması kısa takip hukuku sürelerinin geçirilmesine neden olabileceğinden görev ayrımı başvuru öncesinde belirlenmelidir.

İcra Dosyasında Deliller

İcra uyuşmazlığında kullanılacak deliller takip ve dava türüne göre değişir.

Sözleşmeler
Alacağın kaynağını, vadesini, faizini ve tarafların yükümlülüklerini gösterir.

Fatura ve teslim belgeleri
Mal veya hizmet ilişkisinin varlığı ile edimin yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Banka kayıtları
Ödeme, borç verme, tahsilat, mahsup ve teminat iddiaları bakımından önem taşır.

Ticari defterler
Tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda kanuni koşullarla delil niteliği taşıyabilir.

Kambiyo senetleri
Belgenin aslı, ciro zinciri, vade, ibraz ve imza incelemesi takip hakkını belirleyebilir.

Elektronik yazışmalar
E-posta, mesaj, elektronik sipariş, teslim onayı ve sistem kayıtları borç ilişkisinin ispatında kullanılabilir.

Tebligat kayıtları
İtiraz, şikâyet, satış ve dava sürelerinin başlangıcını belirler.

Tapu, araç ve şirket kayıtları
Borçlunun malvarlığı, üçüncü kişinin mülkiyeti ve tasarrufun iptali iddiaları bakımından önemlidir.

Belgenin yalnızca fotokopisinin bulunması, elektronik kaydın kaynağının belirlenememesi veya ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaması delil gücünü etkileyebilir.

Alacaklı Bakımından Yapılması Gereken İnceleme

Alacağın kaynağı
Sözleşme, fatura, mahkeme kararı, kambiyo senedi, kira ilişkisi veya başka hukuki neden belirlenmelidir.

Muacceliyet
Borcun vadesinin gelip gelmediği ve ihtar gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir.

Zamanaşımı
Alacağın ve varsa kambiyo hakkının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı belirlenmelidir.

Takip türü
İlamsız, ilamlı, kambiyo, rehin veya tahliye yollarından uygun olanı seçilmelidir.

Yetki
Takibin hangi icra dairesinde başlatılabileceği tespit edilmelidir.

Faiz
Faiz türü, oranı ve başlangıç tarihi belirlenmelidir.

Deliller
İtiraz hâlinde alacağı kanıtlayacak belgeler ve kayıtlar hazırlanmalıdır.

Malvarlığı ve tahsil kabiliyeti
Takip giderleri ile beklenen tahsilat arasında ekonomik değerlendirme yapılmalıdır.

Arabuluculuk
İtirazdan sonra açılacak davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Borçlu Bakımından Yapılması Gereken İnceleme

Takip belgesi
Tebliğ edilen belgenin ödeme emri, icra emri, kambiyo ödeme emri, haciz ihbarnamesi veya tahliye emri olup olmadığı belirlenmelidir.

Tebliğ tarihi
İtiraz ve şikâyet sürelerinin başlangıcı tespit edilmelidir.

Takip türü
Başvurunun icra dairesine mi yoksa icra mahkemesine mi yapılacağı belirlenmelidir.

Borcun varlığı
Ödeme, ibra, takas, zamanaşımı, ayıp, eksik ifa veya borcun hiç doğmadığı yönündeki savunmalar değerlendirilmelidir.

İmza
Takip belgesindeki imzanın borçluya ait olup olmadığı ve açık imza itirazı gerekip gerekmediği incelenmelidir.

Haczedilmezlik
Maaş, emekli aylığı, meslek eşyası, ev eşyası ve diğer malların kanuni koruma kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Aşkın haciz
Alacak miktarını aşan hacizlerin kaldırılması veya sınırlandırılması değerlendirilmelidir.

Menfi tespit ve istirdat
İtiraz süresi geçirilmişse veya ödeme yapılmışsa kullanılabilecek dava yolları belirlenmelidir.

Av. Betül Safsöz ve İcra Hukuku Çalışmaları

Av. Betül Safsöz, Safsöz Hukuk Bürosu bünyesinde icra ve iflas hukuku ile özel hukuk alanlarında çalışmaktadır.

Alacaklı dosyalarında alacağın hukuki kaynağı, takip türü, faiz, yetki, zamanaşımı, borçlunun malvarlığı ve tahsil süreci birlikte değerlendirilmektedir.

Borçlu dosyalarında tebligat, itiraz süreleri, borcun varlığı, imza, ödeme, zamanaşımı, haczedilmezlik, aşkın haciz, menfi tespit ve istirdat seçenekleri incelenmektedir.

İtirazın iptali, itirazın kaldırılması, kambiyo takibi, istihkak, ihalenin feshi, kira alacağı ve tahliye, tasarrufun iptali, ihtiyati haciz, konkordato ve iflas işlemleri dosyanın niteliğine göre ele alınmaktadır.

Safsöz Hukuk Bürosu, İzmir’de icra takipleri, alacak tahsili, borca itiraz, menfi tespit, istirdat, haciz, satış ve icra hukukundan doğan diğer uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Temel Mevzuat ve Güncellik Bilgisi

İcra ve iflas uyuşmazlıklarının değerlendirilmesinde başta 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve ilgili özel düzenlemeler uygulanır.

Son mevzuat kontrol tarihi 6 Ağustos 2026’dır.

Konut haczi, haczedilemeyen ev eşyaları, aşkın haciz yasağı ve arabuluculuk hükümlerinde 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler metne işlenmiştir.

İhalenin feshi ve tasarrufun iptali hükümlerinde 7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler dikkate alınmıştır.

Miras yoluyla edinilen belirli taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilmesinde uygulanacak özel artırma usulüne ilişkin 7589 sayılı Kanun değişikliği metne eklenmiştir.

Hukuki Bilgilendirme

Takip türü, itiraz süresi, görevli mahkeme, uygulanacak faiz, haczedilebilecek malvarlığı ve kullanılabilecek dava yolları her dosyanın özelliklerine göre değişir. İnternet sitesindeki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımakta olup belirli bir icra dosyası veya alacak hakkında verilmiş hukuki görüş yerine geçmez.

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.
Whatsapp
Safsöz Hukuk Bürosu
Safsöz Hukuk Bürosu
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1