Temyizden feragat, yargılamada verilen bir kararın üst mahkeme tarafından incelenmesini istememe yönünde ortaya konan iradeyi ifade eder. Temyiz hakkı çoğu zaman otomatik bir adım gibi algılansa da, bu haktan vazgeçmek doğrudan hükmün kesinleşmesine etki eden ciddi bir usul işlemidir.
Mahkeme kararları her zaman ilk verildiği hâliyle kesinleşmez. Hukuk sistemi, hatalı değerlendirmelerin düzeltilmesi ve hukukun ülke genelinde yeknesak uygulanması için kanun yolları öngörür. İstinaf ve temyiz bu denetim mekanizmasının en bilinen araçlarıdır. Buna rağmen taraflar, çeşitli nedenlerle bu yolları kullanmamayı tercih edebilir.
Özellikle ceza yargılamasında sanığın aldığı cezanın türü, infaz koşulları veya yargılamanın geldiği aşama temyizden vazgeçme kararında etkili olabilir. Hukuk davalarında ise yargılama giderleri, zaman kaybı veya taraflar arasındaki fiili uzlaşma bu tercihi şekillendirebilir.
Temyiz hakkından vazgeçildiğinde, kararın Yargıtay denetiminden geçme ihtimali ortadan kalkar. Bu durum yalnızca usule ilişkin bir tercih değildir; hükmün hukuki kaderini doğrudan etkiler. Bu nedenle temyizden feragat, aceleyle verilecek bir karar olarak görülmemelidir.
Uygulamada birçok kişi, feragat beyanının sonuçlarını tam olarak öngöremeden hareket edebilmektedir. Oysa bu beyan, çoğu durumda geri dönüş imkânı bulunmayan bir irade açıklamasıdır. Kararın kesinleşmesiyle birlikte infaz süreci başlayabilir ve dosya farklı bir aşamaya geçer.
Bu noktada avukata verilen talimatın açık, net ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konması önem taşır. Yanlış anlaşılmaya elverişli ifadeler, müvekkilin istemediği sonuçlarla karşılaşmasına neden olabilir.
Bu yazıda temyizden feragat kavramı, hangi aşamada yapılabileceği, avukata talimat verme sürecinin nasıl yönetilmesi gerektiği ve bu tercihin hukuki sonuçları uygulama odaklı biçimde ele alınacaktır.
Temyiz Hakkının Yargılamadaki Yeri
Temyiz, verilen bir mahkeme kararının hukuka uygunluk bakımından Yargıtay tarafından incelenmesine imkân tanır. Bu inceleme, olayların yeniden değerlendirilmesinden çok hukuki denetim niteliği taşır. Amaç, kanunun doğru yorumlanıp uygulanmadığını kontrol etmektir.
Yargılama faaliyetinin insan unsuruna dayandığı düşünüldüğünde hata ihtimali hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmaz. Kanun yolları, bu riskleri azaltmak ve adil yargılanma hakkını güçlendirmek için vardır.
Temyiz hakkı, taraflara tanınmış bir güvencedir; ancak kullanılması zorunlu değildir. Kişi, bilinçli bir tercihle bu haktan vazgeçebilir. Bu vazgeçme iradesi açıkça ortaya konduğunda, hüküm kesinleşme sürecine girer.
Hangi Kararlar Temyize Götürülebilir?
Temyiz yoluna başvurulup başvurulamayacağı, kararın türüne ve yargılamanın hangi aşamadan geçtiğine bağlıdır. Her mahkeme kararı otomatik olarak temyize açık değildir. Kanun, hangi kararların Yargıtay denetimine tabi tutulabileceğini açık biçimde sınırlandırmıştır.
Bu sınırlar bilinmeden verilen feragat kararları, farkında olunmadan denetim imkânından vazgeçilmesine yol açabilir. Bu nedenle önce kararın gerçekten temyize elverişli olup olmadığı netleştirilmelidir.
Ceza Yargılamasında Temyize Açık Kararlar
Ceza yargılamasında temyiz yolu, kural olarak istinaf incelemesinden geçmiş kararlar bakımından gündeme gelir. Bölge adliye mahkemelerinin verdiği kararların bir kısmı Yargıtay denetimine açıktır.
Genel çerçevede şu kararlar temyize götürülebilir:
- Ağır ceza mahkemelerinin verdiği ve istinaftan geçen mahkûmiyet hükümleri
- Belirli sınırın üzerindeki hapis cezalarına ilişkin kararlar
- İstinaf mahkemesinin esastan verdiği kararlar
- Ceza miktarı ve suç niteliği itibarıyla kanunun temyize açık tuttuğu hükümler
Buna karşılık bazı kararlar kesin niteliktedir. Özellikle düşük miktarlı adli para cezaları veya kısa süreli hapis cezaları bakımından temyiz yolu kapalı olabilir. Bu noktada kararın niteliği belirleyici olur.
Uygulamada sanıklar bazen “nasıl olsa temyize gider” düşüncesiyle hareket ederken, kararın kesin olduğunu sonradan fark edebilmektedir. Bu tür durumlar, kanun yolu sisteminin teknik yapısından kaynaklanır.
Hukuk Yargılamasında Temyize Açık Kararlar
Hukuk davalarında temyiz yolu da belirli parasal sınırlar ve dava türleri çerçevesinde düzenlenmiştir. İstinaf incelemesinden geçen her dosya otomatik olarak temyize gitmez.
Temyize elverişli kararlar genellikle şunlardır:
- Kanunda belirlenen parasal sınırı aşan alacak ve tazminat davaları
- Kişilik haklarıyla ilgili önemli uyuşmazlıklar
- Aile hukukuna ilişkin bazı kararlar
- Mülkiyet hakkını doğrudan etkileyen hükümler
Belirli bir parasal değerin altında kalan uyuşmazlıklarda Yargıtay denetimi öngörülmemiştir. Bu düzenleme, yüksek mahkemenin iş yükünü dengelemek amacı taşır.
Dolayısıyla temyizden feragat düşünülürken önce kararın temyize tabi olup olmadığı tespit edilmelidir. Temyize kapalı bir karar bakımından feragat beyanının pratik bir anlamı bulunmaz.
Temyiz Sürelerinin Önemi
Temyiz hakkı süresiz bir hak değildir. Kanunda belirlenen süre içinde kullanılmadığında karar kesinleşir. Bu süreler hem ceza hem hukuk yargılamasında hak kaybı riskini doğrudan etkiler.
Temyizden feragat kararı çoğu zaman bu süreler dolmadan verilir. Ancak sürenin dolması zaten aynı sonucu doğurur: hüküm kesinleşir.
Bu nedenle bazı dosyalarda açık bir feragat beyanı yerine sürenin bilinçli biçimde geçirilmesi tercih edilebilir. Hangi yöntemin daha uygun olduğu dosyanın özelliklerine göre değişir.
Temyizden Feragat Nedir?
Temyizden feragat, tarafın sahip olduğu temyiz hakkını bilinçli biçimde kullanmama yönünde irade ortaya koymasıdır. Bu irade açıklandığında, kararın üst mahkeme tarafından incelenmesi ihtimali ortadan kalkar ve hüküm kesinleşme sürecine girer.
Feragat beyanı, sıradan bir dilekçe işlemi olarak görülmemelidir. Usul hukukunda sonuç doğuran bir irade açıklamasıdır. Yapıldığı anda hükmün hukuki kaderini etkiler.
Burada belirleyici olan, iradenin açık ve tereddütsüz biçimde ortaya konmasıdır. Şarta bağlı veya muğlak ifadeler uygulamada sorun yaratabilir. Yargı makamları, feragat iradesinin netliğine önem verir.
Örneğin “şimdilik temyiz düşünmüyorum” şeklindeki bir ifade ile “temyiz hakkımdan feragat ediyorum” beyanı aynı sonucu doğurmaz. İlkinde belirsizlik varken, ikincisi kesin bir irade açıklamasıdır.
Temyizden Feragat Hangi Aşamada Yapılabilir?
Feragat, hükmün açıklanmasından sonra ve temyiz süresi içinde gündeme gelir. Taraf, henüz temyiz başvurusu yapmadan bu hakkından vazgeçebileceği gibi, başvuru yaptıktan sonra da feragat edebilir.
Hükümden Hemen Sonra Feragat
Mahkeme kararının açıklandığı duruşmada bazı taraflar temyiz yoluna gitmeyeceklerini beyan edebilir. Bu tür beyanlar tutanağa geçirilir ve hukuki sonuç doğurur.
Ancak bu aşamada verilen kararların çoğu duygusal etkiler altında alınabilir. Özellikle ceza davalarında sanığın psikolojik durumu sağlıklı değerlendirme yapmayı zorlaştırabilir.
Temyiz Süresi İçinde Feragat
Taraflar, temyiz süresi devam ederken dilekçe vererek feragat edebilir. Bu yöntem daha kontrollü bir değerlendirme imkânı sağlar. Avukatla dosya analizinin ardından karar verilmesi mümkün olur.
Temyiz Başvurusu Yapıldıktan Sonra Feragat
Temyiz başvurusu yapılmış olması, feragat ihtimalini ortadan kaldırmaz. Taraf, daha sonra temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirebilir. Bu durumda Yargıtay incelemesi yapılmaz ve karar kesinleşir.
Uygulamada bu yol genellikle tarafların uzlaşması veya dosya stratejisinin değişmesi hâlinde görülür.
Temyizden Feragat Geri Alınabilir mi?
Feragat beyanı kural olarak geri alınamaz. Çünkü bu beyan, hukuki sonuç doğuran bir usul işlemidir. Beyan geçerli şekilde ortaya konduğunda hüküm kesinleşme sürecine girer. Bir başka anlatımla, feragattan feragat olmaz.
Yalnızca irade sakatlığı, açık hata veya beyanın yanlış anlaşılması gibi istisnai durumlarda tartışma gündeme gelebilir. Ancak bu haller oldukça sınırlıdır ve ispatı güçtür.
Bu nedenle feragat kararı verilmeden önce dosyanın tüm yönleriyle değerlendirilmesi önem taşır. Bir kez yapılan feragat, çoğu zaman geri dönüş imkânı bırakmaz.
Temyizden Feragat İçin Avukata Talimat Verme
Temyizden feragat kararı çoğu zaman avukat aracılığıyla iletilir. Bu nedenle müvekkilin iradesinin doğru anlaşılması ve doğru yansıtılması büyük önem taşır. Usul hukukunda sonuç doğuran işlemler, yoruma açık bırakılmadan yapılmalıdır.
Avukata verilen talimatın mümkün olduğunca açık olması gerekir. “Dosyayı kapatalım”, “uzatmak istemiyorum” gibi ifadeler feragat anlamına gelmez. Temyiz hakkından vazgeçildiğinin net biçimde belirtilmesi gerekir.
Uygulamada yazılı talimat verilmesi güvenli bir yöntem olarak görülür. Bu, hem müvekkilin iradesini netleştirir hem de ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.
Yazılı Talimat Neden Önemlidir?
Avukat ile müvekkil arasındaki ilişki güvene dayanır. Ancak usul işlemlerinde ispat kolaylığı da önem taşır. Yazılı talimat, müvekkilin bilinçli karar verdiğini gösterir.
Özellikle ceza dosyalarında feragat kararının infaz sürecini hızlandırabileceği düşünüldüğünde, bu talimatın bilinçli biçimde verilmesi gerekir.
Avukat Talimat Olmadan Temyizden Feragat Edebilir mi?
Avukat, müvekkil adına birçok usul işlemi yapabilir. Ancak temyizden feragat, doğrudan hak kaybına yol açabilecek bir işlem olduğundan özel dikkat gerektirir.
Vekâletnamede genel yetki bulunması her zaman yeterli kabul edilmez. Uygulamada birçok hukukçu, açık talimat olmadan feragat edilmesini doğru bulmaz. Çünkü bu işlem müvekkilin dava hakkını doğrudan etkiler.
Bu nedenle sağlıklı uygulamada avukatlar, müvekkilin açık iradesini almadan feragat yoluna gitmemeyi tercih eder.
Temyizden Feragat Nasıl Yapılır?
Feragat farklı yöntemlerle ortaya konabilir. Önemli olan iradenin açık biçimde kayda geçmesidir.
Dilekçe ile Feragat
En yaygın yöntem yazılı dilekçedir. Taraf veya avukat tarafından sunulan dilekçede temyiz hakkından vazgeçildiği açıkça belirtilir.
Tutanağa Beyan
Mahkeme huzurunda sözlü beyan verilmesi de mümkündür. Bu beyan tutanağa geçirilir ve hukuki sonuç doğurur.
SEGBİS Üzerinden Beyan
Özellikle ceza yargılamasında SEGBİS üzerinden verilen feragat beyanları uygulamada görülmektedir. Bu beyanlar da geçerli kabul edilir.
Temyizden Feragatin Sonuçları
Feragat beyanı hükmün kesinleşmesine yol açar. Kesinleşme ile birlikte infaz süreci başlayabilir. Dosya artık kanun yolu denetiminden çıkmış olur.
Bu durum özellikle hapis cezalarında doğrudan sonuç yaratır. İnfaz aşaması hızlanabilir.
Hukuk davalarında ise kararın icra edilebilir hâle gelmesi söz konusu olabilir. Malvarlığına yönelik işlemler gündeme gelebilir.
Temyizden Feragat Kararı Verirken Nelere Dikkat Edilmeli?
Feragat kararı, yalnızca yargılamayı hızlandırmak amacıyla verilmemelidir. Dosyanın hukuki durumu, olası kazanım ihtimali ve riskler değerlendirilmelidir.
Temyiz incelemesinde kararın değişme ihtimali bulunuyorsa, acele karar vermek hak kaybına yol açabilir.
Bu nedenle temyizden feragat çoğu zaman stratejik bir tercihtir. Profesyonel değerlendirme yapılmadan karar verilmesi önerilmez.
Temyizden Feragat Dilekçesi (Örnek Talimat)
Aşağıda sunduğum örnek, temyiz hakkından feragat etmek isteyen kişiler için hazırlanmıştır. Aynı yapı, istinaf için de kolayca uyarlanabilir:
AVUKATLARIMA TALİMATIMDIR
İzmir 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/671 E. dosyasının 2016/264 K. sayılı kararının temyiz edilmesini istemiyorum. İş bu kararın temyiz edilmemesi, temyiz edilmişse de temyizden feragat edilmesi ve kararın kesinleştirilmesi hususunda avukatlarım; Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ ve vekâletnamede ismi bulunan tüm avukatlarıma yetki ve talimat veriyorum.
01.09.2016
Nursinem KARADULLUK
Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki konular somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Ayrıca mevzuat ve yargı uygulamaları zaman içinde değişebilmektedir. Bu nedenle burada yer alan açıklamalar profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata başvurmanız önerilir.