İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı, 35210 Konak/İzmir

Davalarda yetki itirazı yapma usulü

26.05.2021
1.459
Davalarda yetki itirazı yapma usulü

Hukuk yargılamasında birçok kişi davanın esasına, yani kimin haklı olduğuna odaklanır. Oysa uygulamada davanın sonucu çoğu zaman usul kurallarına bağlıdır. Bu usul kurallarının başında da yetki kuralları gelir. Yanlış yerde açılan bir dava, haklı olsanız bile ciddi zaman ve hak kaybına yol açabilir. Dolayısıyla yetki itirazı davalarda kritik rol oynar.

Mahkemenin hangi yerde dava göreceği meselesi “yetki” kavramıyla ilgilidir. Yetki, davaya hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Bu konu şekli bir ayrıntı gibi görülse de, dava stratejisinin önemli bir parçasıdır.

Örneğin İzmir’de yaşayan bir kişi, Ankara’da bulunan bir şirkete karşı alacak davası açtığında davanın nerede görüleceği yetki kurallarıyla belirlenir. Yanlış yerde açılan dava, yetki itirazı ile karşılaşabilir ve dosya başka bir mahkemeye gönderilebilir.

Bu durum davayı aylarca geciktirebilir. Özellikle ticari davalarda ve yüksek miktarlı alacak dosyalarında bu gecikme ciddi sonuçlar doğurur.

Yetki Kavramı Nedir?

Yetki, bir davaya coğrafi olarak hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kurallar bütünüdür. Başka bir ifadeyle, “hangi şehirdeki mahkeme bu davayı görür?” sorusunun cevabıdır.

Yetki kuralları, yargılamanın düzenli işlemesi için getirilmiştir. Tarafların gereksiz yere uzak şehirlerde dava takip etmesini önler. Aynı zamanda delillere erişimi kolaylaştırır.

Yetki kavramı çoğu zaman görev kavramıyla karıştırılır. Oysa ikisi tamamen farklıdır.

Görev ile Yetki Arasındaki Fark

Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını ifade eder. Örneğin asliye hukuk mahkemesi mi, tüketici mahkemesi mi, iş mahkemesi mi sorusu görevle ilgilidir.

Yetki ise bu mahkemenin hangi yerdeki şubesi olduğunu belirler. Yani “hangi şehirdeki asliye hukuk mahkemesi?” sorusudur.

Örneğin bir işçi alacağı davası görev bakımından iş mahkemesine girer. Ancak bu davanın İzmir iş mahkemesinde mi, Bursa iş mahkemesinde mi görüleceği yetki meselesidir.

Uygulamada tarafların en sık yaptığı hatalardan biri, görev itirazı ile yetki itirazını karıştırmaktır.

Yetki Kurallarının Amacı

Yetki kuralları yalnızca teknik düzenlemeler değildir. Usul ekonomisini sağlama amacı taşır. Delillerin kolay toplanması, tanıkların dinlenmesi ve tarafların yargılamaya erişimi bu kurallarla ilişkilidir.

Örneğin trafik kazası İzmir’de meydana gelmişse, tanıklar ve kamera kayıtları da büyük ihtimalle bu şehirde olacaktır. Davanın başka bir şehirde görülmesi delillere ulaşmayı zorlaştırır.

Bu nedenle haksız fiil davalarında olayın meydana geldiği yer mahkemesine de yetki tanınmıştır.

Yetki Türleri Nelerdir?

Yetki kuralları tek tip değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, farklı yetki türleri öngörmüştür. Bunların doğru anlaşılması, yetki itirazının doğru yapılabilmesi için önemlidir.

Genel Yetki

Genel yetki kuralına göre dava, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Bu, temel ve varsayılan kuraldır.

Örneğin Antalya’da yaşayan bir kişiye karşı alacak davası açılacaksa genel yetkili mahkeme Antalya mahkemeleridir.

Ancak bu her zaman tek seçenek değildir. Özel yetki halleri varsa farklı mahkemeler de yetkili olabilir.

Özel Yetki

Kanun, bazı dava türleri için davacıya seçimlik yetki tanır.

Örneğin:

  • Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri
  • Haksız fiillerde fiilin işlendiği yer
  • Tüketici davalarında tüketicinin yerleşim yeri
  • İş davalarında işçinin çalıştığı yer

Örneğin internet üzerinden yapılan bir satışta ayıplı mal gönderilmişse, tüketici kendi yerleşim yerinde dava açabilir.

Bu tür yetkiler davacıya kolaylık sağlamak için getirilmiştir.

Kesin Yetki Nedir?

Yetki kuralları içinde en katı olanı kesin yetkidir. Kesin yetki hâllerinde dava yalnızca kanunun gösterdiği yerde açılabilir. Taraflar anlaşarak başka bir mahkemeyi yetkili kılamaz. Hâkim de yetkisiz olduğunu kendiliğinden dikkate alır.

Bu yönüyle kesin yetki, kamu düzenine ilişkindir. Taraflar sessiz kalsa bile mahkeme kesin yetkiyi resen gözetir.

Taşınmazlara İlişkin Davalar

Taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki kuralı vardır. Dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmalıdır.

Örneğin Bodrum’daki bir arsa hakkında muris muvazaasına dayalı  tapu iptal ve tescil davası İstanbul’da açılamaz. Taraflar İstanbul’da yaşıyor olsa bile yetkili mahkeme Bodrum’dur.

Bu kuralın amacı, taşınmazla ilgili keşif, bilirkişi incelemesi ve yerinde tespit işlemlerinin sağlıklı yürütülmesidir.

Miras Davaları

Mirasın paylaşımı ve terekeye ilişkin davalarda da kesin yetki söz konusudur. Yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

Örneğin miras bırakan İzmir’de yaşıyorsa, mirasçılar Ankara’da yaşıyor olsa bile dava İzmir’de görülür.

Aile Hukukuna İlişkin Bazı Davalar

Vesayet, kayyım atanması ve bazı nüfus davalarında da kesin yetki kuralları uygulanır. Bu davalarda mahkeme yetkiyi kendiliğinden inceler.

Yetki İtirazı Nedir?

Yetki itirazı, davanın yanlış yerde açıldığını ileri sürme hakkıdır. Davalı taraf, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini isteyebilir.

Bu itiraz, davanın esasına girilmeden önce çözülmesi gereken bir meseledir. Çünkü yetkisiz mahkeme davanın esasını inceleyemez.

Örneğin Bursa’da ikamet eden bir kişiye karşı alacak davası İstanbul’da açılmışsa, davalı yetki itirazında bulunabilir.

Yetki İtirazı Bir “İlk İtirazdır”

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre yetki itirazı ilk itirazlar arasında yer alır. İlk itirazlar, davanın başında ve süresi içinde ileri sürülmelidir.

Bu tür itirazlar davanın başında ileri sürülmezse dinlenmez. Yani davalı süresinde yetki itirazı yapmazsa, yetkisiz mahkeme yetkili hale gelir.

Bu durum uygulamada sıkça görülür. Davalı, esas hakkında savunma yaparken yetki itirazını unutabilir. Bu durumda yetki itirazı hakkı kaybedilir.

Yetki İtirazı Ne Zaman Yapılır?

Yetki itirazı kural olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Süresi içinde sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazı açıkça belirtilmelidir.

Örneğin davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmişse, iki haftalık cevap süresi içinde yetki itirazı yapılmalıdır.

Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar dikkate alınmaz.

Sözlü Yargılamada Yetki İtirazı

Basit yargılama usulünde yetki itirazı ilk duruşmada da ileri sürülebilir. Ancak bu konuda dikkatli olmak gerekir. Çünkü mahkemeler çoğu zaman yazılı savunmayı esas alır.

Uygulamada güvenli yol, yetki itirazını mutlaka yazılı olarak ve süresinde sunmaktır.

Yetki İtirazında Doğru Mahkemeyi Gösterme Zorunluluğu

Yetki itirazı yapan taraf, hangi mahkemenin yetkili olduğunu da belirtmek zorundadır. Sadece “bu mahkeme yetkisizdir” demek yeterli değildir.

Örneğin “yetkili mahkeme Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleridir” şeklinde açık gösterim gerekir.

Aksi halde yetki itirazı usulden reddedilir.

Yargıtay kararlarında da bu husus sıkça vurgulanır. Doğru mahkeme gösterilmeyen itirazlar geçerli sayılmaz.

Ceza Davalarında Yetki Kuralları

Yetki meselesi yalnızca hukuk davalarında değil, ceza yargılamasında da belirleyici rol oynar. Hatta ceza yargılamasında yetki, çoğu zaman doğrudan adil yargılanma hakkı ile bağlantılıdır. Çünkü ceza yargılamasında amaç maddi gerçeğe ulaşmaktır ve bu da delillere en kolay erişilebilecek yerde yargılama yapılmasını gerektirir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre temel kural, davaya suçun işlendiği yer mahkemesinin bakmasıdır. Bu kural yalnızca şekli bir düzenleme değildir; delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve olay yerinin değerlendirilmesi açısından pratik zorunluluktan doğar.

Örneğin bir kasten yaralama suçu sokakta işlenmişse, olay yeri keşfi, kamera kayıtları ve tanıklar genellikle o şehirde bulunur. Davanın başka bir yerde görülmesi hem savunmayı hem de delil değerlendirmesini zorlaştırır.

Suçun İşlendiği Yer Nasıl Tespit Edilir?

Basit suçlarda bu tespit kolaydır. Ancak modern suç tiplerinde “işlenme yeri” her zaman net değildir. Özellikle bilişim suçları, ekonomik suçlar ve örgütlü suçlarda eylem birden fazla yere yayılabilir.

Ceza hukukunda genel kabul, suçun icra hareketlerinin gerçekleştiği yerin esas alınmasıdır. Ancak bazı durumlarda sonucun meydana geldiği yer de yetki belirlemede rol oynar.

Örneğin bir tehdit mesajı Konya’dan gönderilmiş ancak mağdur mesajı İzmir’de almışsa, uygulamada her iki yer de yetkili kabul edilebilir.

Bilişim Suçlarında Yetki Meselesi

Bilişim suçları, yetki kurallarının en zor uygulandığı alanlardan biridir. Çünkü suç çoğu zaman fiziksel bir mekânda değil, dijital ortamda gerçekleşir.

Örneğin bir banka hesabına hukuka aykırı erişim sağlandığında:

  • Fail farklı bir şehirde olabilir,
  • Mağdur başka bir şehirde olabilir,
  • Sunucular farklı bir ülkede bulunabilir.

Bu gibi durumlarda Yargıtay uygulaması genellikle mağdurun zarar gördüğü yer veya hukuka aykırı erişimin sonuç doğurduğu yer mahkemesini yetkili kabul etmektedir.

Örneğin internet üzerinden kredi kartı dolandırıcılığı yapıldığında, mağdurun hesabının bulunduğu banka şubesinin yeri yetki bakımından önem kazanabilir.

Bu yaklaşım mağdurun korunmasını da kolaylaştırır. Aksi halde mağdurun ülkenin başka bir ucunda dava takip etmesi gerekebilir.

Dolandırıcılık Suçlarında Yetki

Dolandırıcılık suçları çoğu zaman birden fazla şehirle bağlantılıdır. Fail başka şehirde, mağdur başka şehirde, para transferi başka şehirde olabilir.

Örneğin:

  • Fail İstanbul’da telefonla arıyor,
  • Mağdur Kayseri’de parayı gönderiyor,
  • Para Ankara’daki ATM’den çekiliyor.

Bu tabloda üç şehir de suçla bağlantılıdır. Uygulamada çoğunlukla mağdurun zarar gördüğü yer veya paranın çekildiği yer esas alınır.

Ancak soruşturmayı yürüten savcılığın bulunduğu yer de pratikte belirleyici olabilir. Özellikle seri dolandırıcılık dosyalarında dosyalar tek merkezde toplanabilir.

Uyuşturucu Suçlarında Yetki

Uyuşturucu suçlarında yetki çoğu zaman yakalama yerine göre belirlenir. Çünkü suçun maddi delili uyuşturucu maddedir ve bu delilin ele geçirildiği yer önem taşır.

Örneğin Gaziantep’ten yola çıkan uyuşturucu sevkiyatı Eskişehir’de yakalanmışsa, Eskişehir mahkemeleri yetkili kabul edilir.

Ancak soruşturmanın örgütlü suç kapsamında yürütülmesi halinde, örgüt soruşturmasını yürüten yer de yetkili olabilir. Bu durum özellikle büyük şehirlerde görülen uyuşturucu ticareti dosyalarında ortaya çıkar.

Zincirleme Suçlarda Yetki

Zincirleme suçlarda eylemler farklı yerlerde gerçekleşebilir. Kanun bu durumda davaların bölünmesini önlemek için özel düzenleme yapmıştır.

Bu tür durumlarda suçlardan herhangi birinin işlendiği yer mahkemesi yetkili kabul edilir.

Örneğin farklı şehirlerde birçok kişiye karşı internet dolandırıcılığı yapılmışsa, eylemlerden birinin gerçekleştiği yer mahkemesi tüm dosyaya bakabilir.

Bu sistem, çelişkili kararların önüne geçmek için önemlidir.

Yetkisizlik Kararının Ceza Yargılamasına Etkisi

Ceza yargılamasında yetkisizlik kararı verilirse dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Bu durum yargılamayı geciktirir ancak doğru yerde görülmesini sağlar.

Özellikle tutuklu dosyalarda bu gecikme ciddi sonuçlar doğurabilir. Dosyanın şehir değiştirmesi nakil süreçlerini ve duruşma planlamasını etkiler.

Bu nedenle ceza dosyalarında yetki değerlendirmesi soruşturma aşamasından itibaren dikkatle yapılmalıdır. Yanlış yerde açılan davalar hem zaman kaybına hem de usul tartışmalarına yol açar.

Yetki İtirazının Kabul Edilmesinin Sonuçları

Yetki itirazı kabul edildiğinde mahkeme davanın esasına girmez. Öncelikle yetkisizlik kararı verir ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Bu karar davanın reddi anlamına gelmez; yalnızca davanın doğru yerde görülmesini sağlar.

Uygulamada bazı taraflar yetkisizlik kararını “davayı kaybettik” şeklinde yorumlar. Oysa bu doğru değildir. Yetkisizlik kararı, yalnızca yargılamanın yerini değiştirir. Dava, yetkili mahkemede kaldığı aşamadan devam eder.

Örneğin İstanbul’da açılan bir alacak davasında davalının yerleşim yeri Ankara ise ve davalı süresinde yetki itirazında bulunmuşsa, dosya Ankara’ya gönderilir. Ankara’daki mahkeme davayı baştan açılmış gibi değil, kaldığı aşamadan itibaren sürdürür.

Dosyanın Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi Süreci

Yetkisizlik kararı kesinleştikten sonra, taraflardan birinin iki hafta içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Bu talep, davanın devamı açısından kritik önemdedir.

Gönderme talebi yapılırsa dosya yetkili mahkemeye aktarılır ve dava orada sürer. Yeni bir dava açılmış sayılmaz; mevcut dava devam eder.

Ancak bu talep yapılmazsa dava açılmamış sayılabilir. Bu durum yalnızca usulî bir sonuç doğurmaz; zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından da ciddi risk yaratır.

Yetkisizlik Kararı Zamanaşımını Etkiler mi?

Süresi içinde açılan bir dava, yetkisiz mahkemede açılmış olsa bile kural olarak zamanaşımını keser. Dosya yetkili mahkemeye gönderildiğinde dava açılmış sayılmaya devam eder.

Ancak gönderme talebi yapılmaz ve dava açılmamış sayılırsa, zamanaşımı koruması ortadan kalkabilir. Bu nedenle yetkisizlik kararından sonra sürecin dikkatle takip edilmesi gerekir.

Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti Meselesi

Yetkisizlik kararı verilmesi, tek başına davacının yargılama giderlerini ve karşı vekâlet ücretini ödeyeceği anlamına gelmez. Bu konuda uygulamada sıkça yanlış bilinen noktalar vardır.

Eğer dava yetkili mahkemeye gönderilir ve orada devam ederse, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında karar verme yetkisi davayı sonuçlandıran mahkemeye aittir. Yani giderler, davanın sonunda haksız çıkan tarafa yükletilir.

Başka bir ifadeyle, sırf dava başlangıçta yetkisiz yerde açıldı diye davacı otomatik olarak vekâlet ücreti ödemez.

Ancak davacı yetkisizlik kararından sonra dosyanın gönderilmesini talep etmez ve dava fiilen sürmezse, bu durumda mahkeme talep üzerine davacıyı yargılama giderlerine mahkûm edebilir.

Dolayısıyla gider yükümlülüğü, yetkisizlik kararından çok, davanın devam ettirilip ettirilmemesiyle ilişkilidir.

Yetki itirazı kabul edildiğinde asıl önemli mesele, dosyanın doğru mahkemeye zamanında gönderilmesidir. Sürelerin kaçırılması, davanın açılmamış sayılması gibi ağır sonuçlara yol açabilir.

Yetkisizlik kararı çoğu zaman davayı bitirmez; yalnızca yönünü değiştirir. Ancak bu aşamada yapılacak usul hataları, davanın tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.
Whatsapp
Safsöz Hukuk Bürosu
Safsöz Hukuk Bürosu
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1