Mansuroğlu Mah. 288/6 Sk. No: 12/2, Bayraklı / İzmir

Tehdit Suçu ve Telefonla Tehdit

20.07.2024
3.629
Tehdit Suçu ve Telefonla Tehdit

Tehdit suçu, ceza hukukunda uzun süredir yer alan bir suç tipi olsa da işleniş biçimi yıllar içinde ciddi şekilde değişmiştir. Geçmişte tehdit çoğunlukla yüz yüze gerçekleşirken bugün telefon ve dijital iletişim araçları bu suçun en sık görülen ortamı haline gelmiştir. Artık birçok tehdit, bir telefon araması, kısa mesaj ya da ses kaydı üzerinden yöneltilmektedir. Telefonla tehdit vakalarının artmasının temel nedeni, iletişimin kolaylaşması ve anlık hale gelmesidir. Kişiler çoğu zaman yüz yüze söyleyemeyecekleri sözleri telefon üzerinden söyleyebilmektedir. Bu durum özellikle öfke anlarında kontrolsüz davranışlara yol açmaktadır.

Uygulamada savcılıklara en çok yansıyan tehdit türlerinden biri telefonla tehdittir. Boşanma süreçleri, alacak-verecek uyuşmazlıkları, iş ilişkileri, komşuluk sorunları ve duygusal ilişkiler bu tür dosyaların sık görüldüğü alanlardır. Birçok dosyada taraflar birbirini defalarca aramakta ve konuşmalar giderek sertleşmektedir.

Benzer bir dönüşüm hakaret suçlarında ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda da görülür. Telefon ve mesajlaşma uygulamaları, bu suç tiplerinde de temel araç haline gelmiştir. Bu nedenle telefonla işlenen suçlar artık ceza yargılamasının rutin konularından biridir.

Telefonla tehdit suçunun yaygınlaşması, ispat sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Yüz yüze tehditte tanık bulunması daha olasıyken telefonla yapılan tehditler çoğu zaman iki kişi arasında kalmaktadır. Bu durum dosyaların seyrini doğrudan etkiler.

Tehdit Suçunun Hukuki Çerçevesi

Tehdit suçu Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenir. Kanun koyucu, bir kişiye yönelik ciddi korku yaratabilecek tehditleri cezalandırma altına almıştır. Burada korunan değer, bireyin iç huzuru ve güvenlik duygusudur.

TCK m.106: Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi cezalandırılır.

Kanunda ayrıca malvarlığına yönelik tehditler de düzenlenmiştir. Bunun yanında silahla, birden fazla kişiyle veya suç örgütü imasıyla yapılan tehditler daha ağır yaptırıma bağlanır. Bu ayrımlar, ceza miktarını etkiler.

Telefonla tehdit, kanunda ayrı bir suç tipi olarak sayılmaz. Ancak tehdit fiilinin telefon aracılığıyla işlenmesi, uygulamada çok yaygın olduğu için ayrı bir inceleme alanı oluşturur. Mahkemeler burada kullanılan iletişim aracından ziyade tehdidin niteliğine odaklanır.

Uygulamada birçok kişi tehdit ile hakareti karıştırmaktadır. Oysa “sana zarar vereceğim” ile “sen şöylesin böylesin” ifadeleri hukuken farklı suçlara karşılık gelir. Yanlış suç vasfı, şikayet sürecini etkileyebilir.

Telefonla Tehdit Pratikte Nasıl Ortaya Çıkar?

Telefonla tehdit dosyaları incelendiğinde belirli kalıplar öne çıkar. En sık karşılaşılan senaryo doğrudan arama yoluyla yapılan tehditlerdir. Taraflardan biri diğerini arar ve konuşma sırasında tehdit içeren ifadeler kullanır.

Sesli mesaj bırakılarak yapılan tehditler de oldukça yaygındır. Özellikle cevap verilmeyen aramalarda kişiler sesli mesaj yoluyla tehditte bulunabilmektedir. Bu kayıtlar daha sonra delil haline gelebilir.

SMS ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden tehdit de sık görülür. WhatsApp, Telegram ve benzeri uygulamalarda gönderilen tehdit mesajları birçok soruşturmanın temelini oluşturur. Yazılı mesajlar, sözlü tehditlere kıyasla ispat bakımından daha elverişli olabilir.

Bir başka yaygın yöntem gizli numaradan aramadır. Fail kimliğini gizlemek ister. Ancak teknolojik imkanlar çoğu durumda hattın sahibinin tespit edilmesini sağlar.

Uygulamada bazı kişiler başkasına ait hatları kullanarak tehditte bulunur. Aile bireylerinin hattı, işyeri hatları veya başkası adına kayıtlı hatlar bu tür dosyalarda sıkça görülür. Bu durum fail tespitini zorlaştırır ancak imkansız hale getirmez.

Telefonla Tehditte İspat Neden Zordur?

Telefonla tehdit dosyalarının en kritik noktası ispattır. Ceza yargılamasında mahkumiyet için soyut iddia yeterli görülmez. Tehdidin gerçekten yöneltildiğinin ve fail tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya konması gerekir. İşte zorluk tam bu noktada başlar.

Telefonla yapılan tehditler çoğu zaman iki kişi arasında gerçekleşir. Ortamda üçüncü bir kişi bulunmaz. Bu nedenle klasik tanık delili çoğu dosyada yoktur. Dosya, mağdur beyanı ile şüpheli savunması arasında sıkışabilir.

Birçok şüpheli savunmasında tehdidi reddeder. “Öyle bir şey söylemedim” ya da “yanlış anlaşıldım” savunmaları yaygındır. Bazı dosyalarda ise “şaka yaptım” savunmasıyla karşılaşılır. Mahkemeler bu tür iddiaları deliller ışığında değerlendirir.

Benzer ispat sorunları hakaret suçlarında, ısrarlı takip suçunda ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda da görülür. Telefonla işlenen suçlarda delil üretmek, yüz yüze suçlara kıyasla daha karmaşık olabilir.

Bir başka zorluk, konuşma içeriğinin çoğu zaman kayıt altına alınmamasıdır. Kişiler tehdit anında kayıt almayı düşünmez. Olay sonrasında ise delil üretmek zorlaşır.

Bazı mağdurlar korku veya panik nedeniyle mesajları siler. Oysa bu mesajlar soruşturmanın temel delili olabilir. Delilin yok olması, dosyanın seyrini değiştirebilir.

Telefonla Tehdit Nasıl İspatlanır?

Telefonla tehdit dosyalarında ispat birden fazla delilin birlikte değerlendirilmesiyle sağlanır. Tek bir delil her zaman yeterli olmayabilir. Savcılıklar genellikle teknik verilerle beyanları birlikte inceler.

Arama Kayıtları (HTS Verileri)

HTS kayıtları, hangi numaranın kimi aradığını ve arama sürelerini gösterir. Bu kayıtlar konuşmanın içeriğini ortaya koymaz. Ancak taraflar arasında yoğun iletişim olduğunu gösterir.

Örneğin kısa aralıklarla yapılan çok sayıda arama, mağdur beyanını destekleyebilir. Özellikle tehdit iddiasının belirli bir zaman dilimine denk gelmesi önem taşır.

HTS kayıtları dolandırıcılık, şantaj ve hatta bazı bilişim suçlarında da sık kullanılan delillerdendir. Ancak tek başına mahkumiyet için yeterli görülmez.

Ses Kayıtları

Mağdurun aldığı ses kayıtları birçok dosyada belirleyici olur. Ancak bu kayıtların hukuka uygun elde edilmesi önemlidir. Kişi kendisine yönelen tehdidi kayıt altına alıyorsa çoğu durumda bu kayıt delil kabul edilir.

Yargıtay uygulamasında, kişinin kendisine yönelen suçu ispat amacıyla aldığı kayıtlar belirli şartlarda hukuka uygun kabul edilmektedir. Özellikle başka türlü delil elde etme imkanı yoksa kayıtlar önem kazanır.

Montaj iddiaları ise sıkça gündeme gelir. Bu durumda bilirkişi incelemesi yapılabilir. Ses analizleri ve teknik raporlar devreye girer.

Mesaj ve Yazışmalar

SMS ve mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar, telefonla tehdit dosyalarında en güçlü deliller arasındadır. Yazılı içerik, tehdidin somut biçimde ortaya konmasını sağlar.

Ekran görüntüleri delil olarak sunulabilir. Ancak mümkünse uygulama içi kayıtların korunması daha sağlıklıdır. Savcılık gerektiğinde platformlardan veri talep edebilir.

Benzer deliller hakaret ve şantaj suçlarında da yoğun şekilde kullanılır. Dijital yazışmalar artık ceza yargılamasının temel delil kaynaklarından biridir.

Tanık Delili

Telefon görüşmesi sırasında mağdurun yanında bulunan kişiler dolaylı tanık olabilir. Konuşmanın bir kısmını duyan tanıklar beyan verebilir. Bu beyanlar destekleyici delil niteliği taşır.

Tanık anlatımları özellikle diğer teknik delillerle birleştiğinde güç kazanır. Tek başına her zaman yeterli görülmeyebilir.

Operatör ve BTK Kayıtları

Operatör kayıtları hat sahipliğini ortaya koyar. Numaranın kime ait olduğu, hangi baz istasyonundan sinyal verdiği gibi bilgiler soruşturmada kullanılır.

Başkasına ait hat kullanıldığı savunmalarında bu kayıtlar önem taşır. Fail tespitinde teknik veriler belirleyici hale gelebilir.

Gizli Numara ve Sahte Hat Kullanımı

Telefonla tehdit dosyalarında sık karşılaşılan durumlardan biri gizli numaradan yapılan aramalardır. Fail kimliğini gizlemek ister ve numarasını kapatarak arama yapar. Birçok kişi bu durumda tespit yapılamayacağını düşünür. Oysa teknik imkanlar çoğu zaman arayan hattın belirlenmesine imkan tanır.

Gizli numaradan arama yapılmış olsa bile operatör kayıtlarında gerçek numara yer alır. Savcılık talebiyle bu bilgiler ortaya çıkarılabilir. Bu nedenle gizli numara kullanmak hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bir başka yöntem başkasına ait hat kullanımıdır. Aile bireylerinin hattı, arkadaş hattı veya işyeri hattı bu amaçla kullanılabilir. Uygulamada açık hat olarak bilinen, başkası adına kayıtlı hatlar da tehdit dosyalarında görülür.

Bu tür durumlar bilişim suçları ve dolandırıcılık dosyalarında da sıkça karşımıza çıkar. Fail kimliğini gizlemek için üçüncü kişilere ait hatlar tercih edilir. Ancak baz istasyonu verileri, konum bilgileri ve iletişim yoğunluğu gibi teknik verilerle fail tespit edilebilir.

Mahkemeler yalnızca hattın kime kayıtlı olduğuna bakmaz. Hattı fiilen kimin kullandığı araştırılır. Tanık beyanları, kamera kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle “hat benim üzerime değil” savunması tek başına yeterli görülmez. Özellikle tehdit mesajlarının belirli kişilerle bağlantı göstermesi halinde sorumluluk devam edebilir.

Telefonla Tehdit Suçunda Şikayet Süreci Nasıl İşler?

Telefonla tehdit suçunda süreç çoğu zaman mağdurun şikayetiyle başlar. Savcılığa yapılacak başvuruda olayın tarihleri, arama saatleri ve mümkünse numaralar belirtilmelidir. Somut bilgi verilmesi soruşturmayı kolaylaştırır.

Birçok mağdur savcılığa yalnızca sözlü anlatımla başvurur. Oysa mesaj kayıtları, arama geçmişi ve ses kayıtları baştan sunulursa süreç hızlanır. Delillerin erken aşamada dosyaya girmesi önem taşır.

Şikayet süresi kaçırıldığında hak kaybı yaşanabilir. Bu durum örneğin hakaret suçlarında da sık görülür. Süreler konusunda dikkatli olunması gerekir.

Tehdit suçu bazı hallerde uzlaştırmaya tabi olabilir. Uzlaştırma sürecinde taraflar anlaşırsa dosya kapanabilir. Ancak ciddi tehdit vakalarında uzlaştırma her zaman gündeme gelmez.

Şikayet sonrasında savcılık teknik araştırma başlatabilir. Operatör yazışmaları, HTS kayıtları ve gerektiğinde bilirkişi incelemeleri yapılır. Bu süreç bazen zaman alabilir.

Mağdurun süreç boyunca delilleri koruması önemlidir. Telefon değiştirmek, mesajları silmek ya da kayıtları kaybetmek dosyayı zayıflatabilir.

Telefonla tehdit dosyalarında en sık yapılan hata delil üretmemektir. Kişiler çoğu zaman tehditleri ciddiye almaz. Ancak olay büyüdüğünde geçmişe dönük delil bulmak zorlaşır.

Bir diğer hata mesajları silmektir. Panik halinde yapılan bu davranış, soruşturmanın temel dayanaklarını ortadan kaldırabilir. Dijital deliller korunmalıdır.

Geç şikayet de önemli bir sorundur. Olaydan uzun süre sonra yapılan başvurular delil toplamayı zorlaştırır. Hat değişiklikleri ve kayıt süreleri süreci etkiler.

Bazı kişiler yanlış suç duyurusunda bulunur. Tehdit yerine hakaret ya da tam tersi nitelendirme yapılması dosyanın yönünü değiştirebilir. Doğru hukuki tanımlama önemlidir.

Benzer hatalar şantaj ve ısrarlı takip dosyalarında da görülür. Dijital ortamda işlenen suçlarda delil bilinci kritik hale gelmiştir.

Telefonla Tehdit Dosyalarında Hukuka Aykırı Delil Sorunu

Telefonla tehdit dosyalarında en kritik tartışmalardan biri delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediğidir. Ceza yargılamasında yalnızca suçun işlendiğinin ortaya konması yetmez; delilin elde ediliş biçimi de önem taşır. Hukuka aykırı elde edilen deliller mahkeme tarafından değerlendirme dışı bırakılabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan durum, üçüncü kişilerin yaptığı gizli ses kayıtlarıdır. Tarafı olunmayan bir konuşmanın gizlice kaydedilmesi kural olarak hukuka aykırı kabul edilir. Bu tür kayıtlar çoğu zaman yasak delil niteliği taşır.

Buna karşılık kişi kendisine yönelen tehdidi kayıt altına alıyorsa durum farklı değerlendirilir. Özellikle ani gelişen ve başka türlü ispat imkanı bulunmayan hallerde, mağdurun aldığı kayıtlar belirli koşullarda hukuka uygun kabul edilebilir. Yargıtay kararlarında bu ayrım sıkça vurgulanır.

Örneğin başkasına ait bir telefonu ele geçirip konuşmaları kaydetmek hukuka aykırı delil oluşturabilir. Benzer durumlar bilişim sistemine girme suçuyla da bağlantı doğurabilir. Delil üretme amacıyla yapılan hukuka aykırı müdahaleler yeni suçlara yol açabilir.

Mesaj içeriklerinin izinsiz elde edilmesi de tartışmalıdır. Kişinin telefonuna rızası dışında erişilmesi, örneğin eşler arasında dahi, hukuki sorun doğurabilir. Bu tür veriler her zaman delil olarak kabul edilmez.

Mahkemeler delili yalnızca içeriğine göre değerlendirmez. Elde ediliş yöntemi de incelenir. Yasak delil niteliği taşıyan kayıtlar hükme esas alınamaz.

Yargıtay Kararlarında Telefonla Tehdit

Yargıtay uygulamasında telefonla tehdit dosyaları geniş yer tutar. Özellikle delil değerlendirmesi konusunda yüksek mahkeme yol gösterici kararlar verir. Soyut iddialarla mahkumiyet kurulamayacağı vurgulanır.

Yargıtay, mağdur beyanının tek başına yeterli görülmediği birçok karar vermiştir. Beyanın teknik verilerle desteklenmesi aranır. HTS kayıtları, mesaj içerikleri ve ses kayıtları birlikte değerlendirilir.

Ses kayıtlarının kabulünde hukuka uygunluk kriteri öne çıkar. Tarafı olunan konuşmaların kaydı daha esnek değerlendirilir. Üçüncü kişi kayıtları ise çoğu zaman sorun yaratır.

Tehdidin ciddi olup olmadığı da ayrıca incelenir. Öfke anında söylenen ve gerçek bir korku yaratmayan sözler her zaman tehdit sayılmaz. Mahkemeler olayın bütününe bakar.

Fail tespitinde yalnızca hat sahipliği yeterli görülmez. Hattı fiilen kullanan kişinin belirlenmesi gerekir. Bu yaklaşım dolandırıcılık ve şantaj dosyalarında da görülür.

Telefonla Tehditte Savunma Tarafının Yaklaşımı

Telefonla tehdit suçlamasıyla karşılaşan kişiler çoğu zaman delil tartışmasına odaklanır. Savunmada ilk incelenen konu, iddia edilen iletişimin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğidir. HTS kayıtları burada önem kazanır.

Montaj iddiaları da sıkça gündeme gelir. Ses kayıtlarının kesilip biçildiği, bağlamından koparıldığı ileri sürülebilir. Bu durumda bilirkişi incelemesi yapılır.

Hat başkasındaydı savunması birçok dosyada görülür. Ancak mahkemeler bu savunmayı tek başına yeterli kabul etmez. İletişim yoğunluğu ve diğer deliller incelenir.

Bazı dosyalarda iftira ihtimali de değerlendirilir. Özellikle taraflar arasında önceki husumet varsa bu ihtimal araştırılır. Benzer tartışmalar hakaret ve ısrarlı takip dosyalarında da görülür.

Tehdit ile Hakaret Arasındaki Karışıklık

Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri tehdit ile hakareti karıştırmaktır. Her ağır söz tehdit anlamına gelmez. Tehditte geleceğe yönelik zarar bildirimi bulunur.

Hakaret suçunda ise kişinin onur ve saygınlığı hedef alınır. “Seni rezil ederim” ifadesi çoğu zaman hakaret kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık “sana zarar vereceğim” ifadesi tehdit niteliği taşıyabilir.

Yanlış suç vasfı, şikayet sürecini etkiler. Hakaret suçunda süreler daha kısadır. Bu nedenle doğru hukuki tanımlama önemlidir.

Telefonla Tehdidin Cezası ve Yargılama Süreci

Telefonla tehdit, ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmemiştir. Ancak tehdidin telefon aracılığıyla yapılması, suçun işlendiği ortamı gösterir. Değerlendirme yine tehdit suçuna ilişkin hükümler çerçevesinde yapılır.

Tehdit suçunda ceza, tehdidin içeriğine ve işleniş biçimine göre değişir. Hayata veya vücut dokunulmazlığına yönelik tehditler daha ağır yaptırıma bağlanır. Malvarlığına yönelik tehditlerde ceza aralığı farklıdır.

Silahla tehdit, birden fazla kişiyle tehdit veya suç örgütü iması ceza miktarını artırabilir. Telefon üzerinden yapılması bu nitelikli halleri ortadan kaldırmaz. Önemli olan tehdidin niteliğidir.

Birçok dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gündeme gelir. Sanığın sabıka durumu ve olayın özellikleri bu değerlendirmeyi etkiler. Bazı dosyalarda erteleme de mümkün olabilir.

Mahkeme sürecinde deliller belirleyici rol oynar. Somut delil bulunan dosyalar daha hızlı sonuçlanır. Soyut iddialara dayalı dosyalarda beraat kararları görülebilir.

Telefonla Tehdit Mağdurları İçin Pratik Öneriler

Telefonla tehdit mağduru olan kişilerin ilk yapması gereken delil üretmektir. Mümkünse konuşmalar kayıt altına alınmalı, mesajlar saklanmalıdır. Panik halinde mesaj silmek süreci zorlaştırır.

Arama kayıtları ekran görüntüsüyle saklanabilir. Numara ve tarih bilgileri önemlidir. Bu tür veriler savcılık başvurusunda işe yarar.

Tehdit devam ediyorsa kolluğa başvurmak geciktirilmemelidir. Olayın sıcaklığı delil toplama açısından avantaj sağlar. Geç başvurular dosyayı zayıflatabilir.

Benzer dikkat, örneğin ısrarlı takip ve şantaj dosyalarında da gerekir. Dijital delil bilinci artık ceza hukukunun önemli parçasıdır.

Profesyonel hukuki destek almak çoğu zaman süreci kolaylaştırır. Doğru suç vasfı ve doğru delil sunumu sonucu etkiler.

Telefonla Tehdit Gerçeğine İlişkin Genel Değerlendirme

Telefonla tehdit vakaları günlük hayatta sık görülür. Ancak birçok kişi bu fiilin ceza hukuku sonuçlarını bilmez. Öfke anında söylenen sözler ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bu suç tipinde belirleyici olan ispattır. Delil olmadan iddiaların karşılık bulması zordur. Ceza yargılaması somut veriler üzerinden ilerler.

Hukuka aykırı delil üretmeye çalışmak ise yeni hukuki sorunlar yaratabilir. Delil toplarken hukuka uygun hareket edilmelidir. Aksi halde elde edilen kayıtlar kullanılamaz.

Telefonla tehdit dosyaları, dijital çağda ceza hukukunun nasıl değiştiğini gösterir. İletişim kolaylaştıkça suçun işleniş biçimi de değişmektedir.

Bu nedenle hem mağdurların hem şüphelilerin hukuki bilinçle hareket etmesi önem taşır. Sürecin doğru yönetilmesi, adil sonuç için gereklidir.

Av. Ramazan Sertan Safsöz

5/5 - (3 votes)
ETİKETLER: ,
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.
Whatsapp
Safsöz Hukuk Bürosu
Safsöz Hukuk Bürosu
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1