Mansuroğlu Mah. 288/6 Sk. No: 12/2, Bayraklı / İzmir

Hırsızlık Suçu Nedir? Şartları ve Unsurları Nelerdir?

20.07.2024
1.365
Hırsızlık Suçu Nedir? Şartları ve Unsurları Nelerdir?

Hırsızlık suçu, malvarlığına karşı suçlar arasında en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir. Günlük hayatta sık görülmesi, bu suça ilişkin hukuki düzenlemelerin ve Yargıtay içtihatlarının oldukça zenginleşmesine yol açmıştır. Ceza hukukunun bu suça yaklaşımı yalnızca malın korunmasına değil; aynı zamanda zilyetliğin ve toplumsal güven duygusunun korunmasına yöneliktir.

Toplum düzeni bakımından mülkiyet ve zilyetlik hakkı temel değerlerdir. Kişilerin sahip oldukları veya fiilen hâkimiyet kurdukları mallar üzerinde güven içinde tasarruf edebilmesi, sosyal yaşamın sürdürülebilirliği açısından önem taşır. Bu nedenle ceza hukuku, hırsızlık fiilini yaptırıma bağlayarak caydırıcılık sağlamayı amaçlar.

Uygulamada hırsızlık suçu; market hırsızlığı, cep telefonu hırsızlığı, konutta hırsızlık, araçtan hırsızlık ve işyerinden hırsızlık gibi farklı biçimlerde karşımıza çıkar. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilişim sistemleri üzerinden işlenen hırsızlıklar da artış göstermiştir. Bu çeşitlilik, suçun yalnızca klasik yöntemlerle işlenmediğini ortaya koyar.

Hırsızlık Suçunun Kanuni Tanımı (TCK 141)

Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesine göre hırsızlık suçu, “zilyedinin rızası olmaksızın başkasına ait taşınır malı bulunduğu yerden almak” şeklinde tanımlanır. Tanım kısa görünse de, her bir unsur uygulamada ciddi tartışmalara konu olur.

Madde sistematik olarak malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alır. Bu yerleştirme, korunan hukuki değerin malvarlığı ve zilyetlik olduğunu gösterir. Ceza hukuku yalnızca mülkiyet hakkını değil; fiilî hâkimiyeti de korur.

Hırsızlık ile güveni kötüye kullanma suçu sıkça karıştırılır. Hırsızlıkta mal failin hâkimiyetine rıza dışında geçer. Güveni kötüye kullanmada ise mal başlangıçta rızayla teslim edilmiştir. Aradaki bu fark, suç vasfını tamamen değiştirir.

Kanuni tanımda yer alan her unsur (taşınır mal, başkasına ait olma, rıza bulunmaması, alma fiili) suçun oluşumu için zorunludur. Bu unsurlardan biri eksikse hırsızlık suçu oluşmaz.

Hırsızlık Suçunun Maddi Unsurları

Taşınır Mal Kavramı

Hırsızlık suçu yalnızca taşınır mallar üzerinde işlenebilir. Taşınır mal, yer değiştirebilen ve ekonomik değeri olan her türlü eşyayı kapsar. Para, telefon, araç, ziynet eşyası bu kapsamdadır.

Uygulamada elektrik, doğalgaz ve suyun taşınır mal sayılıp sayılmayacağı tartışılmıştır. Yargıtay, enerji türlerini de hırsızlık suçunun konusu olarak kabul etmektedir. Bu nedenle elektrik kaçak kullanımı da hırsızlık kapsamında değerlendirilir.

Dijital varlıklar bakımından ise farklı değerlendirmeler yapılır. Banka hesaplarından para transferi çoğu zaman bilişim suçları kapsamında ele alınır. Ancak fiziksel paranın alınması klasik hırsızlıktır.

Başkasına Ait Olma

Malın başkasına ait olması gerekir. Fail kendi malını çalarsa hırsızlık suçu oluşmaz. Ancak paylı mülkiyette veya ortak mallarda durum farklıdır.

Yargıtay uygulamasına göre paydaşlardan biri, diğer paydaşın zilyetliğinde bulunan malı rıza dışında alırsa hırsızlık suçu oluşabilir. Burada önemli olan fiilî hâkimiyettir.

Eşler arasında hırsızlık konusu da uygulamada tartışmalıdır. Eşlerin ayrı yaşadığı veya fiilî hâkimiyetin tek eşte olduğu durumlarda hırsızlık suçu gündeme gelebilir. Her olay somut koşullarına göre değerlendirilir.

Zilyedin Rızasının Bulunmaması

Hırsızlık suçunun en temel unsurlarından biri rızanın bulunmamasıdır. Zilyet malın alınmasına açık veya örtülü rıza göstermişse suç oluşmaz.

Ancak rıza hata sonucu verilmişse geçerli sayılmaz. Örneğin failin kendini görevli gibi tanıtmasıyla verilen rıza hukuken korunmaz. Bu durumda hırsızlık suçu oluşabilir.

Rıza belirli bir kullanım için verilmişken malın tamamen alınması da rıza kapsamında sayılmaz. Örneğin telefonu kısa süreli kullanmak için alan kişinin onu geri vermemesi farklı değerlendirilir.

Bulunduğu Yerden Alma

Alma fiili, mal üzerinde zilyedin hâkimiyetini sona erdirip failin hâkimiyet kurmasıdır. Malın kısa süreliğine ele geçirilmesi yeterlidir. Failin malı uzun süre kullanması şart değildir.

Cepçilik ve yankesicilik alma fiilinin tipik örnekleridir. Mağdurun fark etmemesi suçun oluşumunu engellemez.

Unutulan veya düşürülen eşyayı alma da çoğu zaman hırsızlık sayılır. Çünkü zilyetlik tamamen sona ermiş kabul edilmez. Eşyayı bulan kişinin teslim yükümlülüğü vardır.

Manevi Unsur (Kast)

Hırsızlık suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Fail, malın başkasına ait olduğunu ve rıza bulunmadığını bilerek hareket etmelidir. Taksirle hırsızlık mümkün değildir.

Genel kast yeterlidir. Failin ayrıca zenginleşme amacı taşıması gerekmez. Önemli olan malı rıza dışında almaya yönelik bilinçli iradedir.

Geçici kullanma kastı bazı dosyalarda tartışma yaratır. Aracı kısa süreli kullanmak amacıyla alan kişinin davranışı her zaman hırsızlık sayılmayabilir. Olayın koşulları ve geri verme iradesi değerlendirilir.

Olası kast da mümkündür. Fail, malın başkasına ait olabileceğini öngörmesine rağmen alma fiilini gerçekleştirirse sorumluluk doğabilir.

Hırsızlık Suçunun Nitelikli Halleri (TCK 142)

Hırsızlık suçu bakımından uygulamada en belirleyici alan, nitelikli hâllerdir. Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesi, bazı koşullar altında işlenen hırsızlıkların daha ağır cezalandırılacağını düzenler. Bu düzenlemenin temel mantığı, mağdur üzerindeki etkinin artması ve toplumsal güvenliğin daha ciddi biçimde zedelenmesidir.

Nitelikli hâller yalnızca ceza miktarını artırmaz; çoğu zaman tutuklama değerlendirmesi, görevli mahkeme pratiği ve savunma stratejileri üzerinde de etkili olur. Bu nedenle hangi bent kapsamında değerlendirme yapılacağı büyük önem taşır.

Konutta Hırsızlık

Konutta hırsızlık, en ağır değerlendirmeye tabi nitelikli hâllerden biridir. Konut, bireyin en korunaklı alanı kabul edildiği için bu alana yönelik hırsızlık fiilleri daha ağır cezalandırılır.

Konutun sürekli kullanılıyor olması şart değildir. Yazlık evler, geçici konaklanan yerler ve dönemsel kullanılan konutlar da bu kapsama girer. Yargıtay uygulamasında önemli olan, yerin konut niteliği taşımasıdır.

Bu tür dosyalarda çoğu zaman konut dokunulmazlığını ihlal suçu da gündeme gelir. Fail konuta izinsiz girip içeriden eşya almışsa iki suç birlikte değerlendirilir. İçtima hükümleri bu noktada belirleyici olur.

İşyerinde Hırsızlık

İşyerleri de kanunda koruma altına alınmıştır. Dükkânlar, ofisler, depolar ve ticari işletmeler bu kapsamdadır. Özellikle gece vakti işlenen işyeri hırsızlıkları uygulamada sık görülür.

İşyerinin aynı zamanda konut olarak kullanıldığı durumlarda değerlendirme değişebilir. Mahkemeler fiilî kullanım biçimine bakarak karar verir.

Çalışanların işyerinden eşya alması hâlinde ise dosya bazen güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilir. Malın faile teslim edilip edilmediği burada belirleyicidir.

Gece Vakti Hırsızlık

Gece vakti işlenen hırsızlık, mağdurun savunma imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hâl sayılır. Gece vakti, güneşin batmasından doğmasına kadar geçen süredir.

Uygulamada gece vakti hırsızlık çoğu zaman konutta veya işyerinde gerçekleşir. Bu durumda birden fazla nitelikli hâl birlikte uygulanabilir.

Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya

Kilitli alanlardan eşya alınması da nitelikli hâl kapsamındadır. Araç kapısının kırılması, kilitli dolapların açılması veya depo kilidinin zorlanması bu kapsama girer.

Burada önemli olan, eşyanın özel olarak korunuyor olmasıdır. Kilidin basit olması sonucu değiştirmez. Koruma amacı yeterlidir.

Bu tür olaylarda çoğu zaman mala zarar verme suçu da gündeme gelir. Kilidin kırılması ayrı bir suç oluşturabilir.

Bilişim Sistemleri Üzerinden Hırsızlık

Bilişim sistemleri kullanılarak yapılan hırsızlık suçu günümüzde artış göstermektedir. Banka hesaplarından para çekme, kart bilgilerinin kullanılması gibi fiiller bu kapsamda değerlendirilir.

Ancak her bilişim müdahalesi hırsızlık değildir. Bazı durumlar bilişim suçları kapsamında ele alınır. Değerlendirme somut olaya göre yapılır.

Kamu Kurumlarından Hırsızlık

Kamu kurumlarına ait malların çalınması, kamu malına yönelik olması nedeniyle daha ağır değerlendirilir. Burada yalnızca bireysel zarar değil, kamu düzeni de etkilenir.

Afet ve Panik Ortamında Hırsızlık

Deprem, yangın veya sel gibi afet dönemlerinde işlenen hırsızlıklar kanunda özellikle ağırlaştırılmıştır. Toplumun zor durumda olduğu dönemlerde işlenen bu fiiller daha yüksek yaptırıma tabidir.

Enerji Hırsızlığı

Elektrik, doğalgaz ve suyun kaçak kullanımı da hırsızlık kapsamında değerlendirilir. Sayaçla oynama veya doğrudan hat çekme bu suçun tipik örnekleridir.

Daha Az Cezayı Gerektiren Hâller (TCK 144–145)

Kanun koyucu bazı durumlarda daha az ceza öngörmüştür. Bu hâller, suçun toplumsal zararının daha sınırlı olduğu durumları kapsar.

Paydaş mallar bunlardan biridir. Ortak mülkiyete konu mallarda yapılan alma fiilleri farklı değerlendirilir.

Değer azlığı da önemli bir indirim sebebidir. Çalınan malın ekonomik değeri düşükse mahkeme cezada indirime gidebilir. Ancak değer azlığı otomatik uygulanmaz; hâkim takdirine bağlıdır.

Etkin Pişmanlık (TCK 168)

Etkin pişmanlık, hırsızlık suçunda en sık uygulanan ceza indirimi mekanizmalarından biridir. Failin zararı gidermesi veya malı iade etmesi hâlinde cezada ciddi indirimler yapılabilir.

Soruşturma başlamadan önce yapılan iade daha yüksek indirim sağlar. Kovuşturma aşamasında yapılan iade de indirim doğurur; ancak oran düşer.

Uygulamada etkin pişmanlık, savunma stratejisinin önemli bir parçasıdır. Özellikle ilk kez suç işleyen kişiler bakımından sonuçları belirleyici olabilir.

Teşebbüs, İştirak ve İçtima

Hırsızlığa teşebbüs, malın alınmasına yönelik icra hareketlerine başlanıp tamamlanamaması hâlidir. Kapının zorlanması ancak içeri girilememesi buna örnektir.

İştirak hâlinde gözcülük yapan, planlayan veya yardım eden kişiler de sorumlu olur. Fiile katkı yeterlidir.

Hırsızlık çoğu zaman başka suçlarla birlikte görülür. Yağma, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarıyla birlikte değerlendirme yapılabilir. Bu noktada içtima hükümleri uygulanır.

Hırsızlık Suçunun Cezası

Hırsızlık suçu bakımından öngörülen cezalar, suçun basit veya nitelikli hâlde işlenmesine göre değişir. Türk Ceza Kanunu, basit hırsızlık ile nitelikli hırsızlık arasında ciddi bir yaptırım farkı öngörmüştür. Bunun nedeni, nitelikli hâllerin mağdur ve toplum üzerindeki etkisinin daha ağır kabul edilmesidir.

Basit hırsızlık suçunda temel yaptırım hapis cezasıdır. Nitelikli hâller söz konusu olduğunda ise ceza belirgin biçimde artar. Birden fazla nitelikli hâlin birlikte bulunması durumunda alt sınırdan uzaklaşılması uygulamada sık görülür.

Hırsızlık Türü Öngörülen Ceza Aralığı
Basit hırsızlık (TCK 141) 1 – 3 yıl hapis
Nitelikli hırsızlık (TCK 142) 3 – 7 yıl hapis (bentlere göre artabilir)
Daha az cezayı gerektiren hâller İndirim uygulanır
Etkin pişmanlık hâli İndirim oranına göre düşer

Mahkeme ceza belirlerken failin sabıkası, suçun işleniş biçimi, zararın boyutu ve yargılama sürecindeki tutumunu dikkate alır. Bazı durumlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme gündeme gelebilir.

Soruşturma ve Yargılama Süreci

Hırsızlık suçu kural olarak şikâyete tabi değildir. Savcılık, suçu öğrendiğinde resen soruşturma başlatır. Bu durum, suçun kamu düzenini ilgilendiren yönünü gösterir.

Ancak paydaş mallara ilişkin bazı hâller şikâyete tabi olabilir. Bu nedenle somut olayın hukuki niteliği önem taşır.

Hırsızlık dosyalarında tutuklama uygulamaları özellikle nitelikli hâllerde gündeme gelir. Kaçma şüphesi, delil karartma ihtimali ve suçun ağırlığı değerlendirilir.

Uzlaştırma, basit hırsızlık bakımından bazı durumlarda mümkündür. Ancak nitelikli hâller çoğu zaman uzlaştırma kapsamı dışında kalır.

Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yargılamada kamera kayıtları, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporları ve bilirkişi raporları önemli rol oynar.

Zamanaşımı süresi suçun niteliğine göre değişir. Nitelikli hâllerde süre daha uzundur. Bu nedenle soruşturma süreçleri dikkatle takip edilmelidir.

Yargıtay Kararları Işığında Hırsızlık Suçu

Hırsızlık suçu bakımından Yargıtay içtihatları yol gösterici niteliktedir. Özellikle zilyetlik, rıza ve alma fiiline ilişkin yorumlar uygulamayı şekillendirir.

Market hırsızlıklarında Yargıtay, ödeme yapılmadan mağaza dışına çıkılmasını alma fiilinin tamamlanması için yeterli kabul eder. Ürünün yalnızca sepete konulması her zaman suç sayılmaz.

Cep telefonu hırsızlıklarında mağdurun kısa süreli dikkatsizliği rıza anlamına gelmez. Masada unutulan telefonun alınması çoğu durumda hırsızlık sayılır.

Ortak konutlarda yapılan alma fiillerinde zilyetlik durumu incelenir. Fiilî hâkimiyet kime aitse mağdur o kabul edilir.

Elektrik hırsızlığı dosyalarında sayaç müdahaleleri ve teknik inceleme raporları belirleyici olur. Kaçak kullanımın bilinçli olup olmadığı değerlendirilir.

Uygulamada Sık Görülen Senaryolar

AVM ve market hırsızlıkları uygulamada en sık görülen dosyalardır. Kamera sistemleri bu dosyalarda önemli delil sağlar.

Aile içi hırsızlık iddiaları ise daha karmaşık dosyalardır. Taraflar arasındaki zilyetlik ve rıza ilişkisi dikkatle incelenir.

Çalışanların işyerinden eşya alması bazen hırsızlık, bazen güveni kötüye kullanma suçu oluşturur. Malın teslim edilip edilmediği belirleyicidir.

Site ve apartmanlarda yapılan hırsızlıklarda ortak alanlar ile bağımsız bölümler ayrımı önem taşır.

Ceza Avukatları İçin Pratik Savunma Noktaları

Rıza savunması, birçok dosyada belirleyici olabilir. Mağdurun örtülü rızası dahi değerlendirilmelidir.

Zilyetliğin kime ait olduğu doğru analiz edilmelidir. Malik ile zilyet her zaman aynı kişi olmayabilir.

Değer azlığı indirimi etkili bir savunma aracıdır. Ancak somut ekonomik değer ortaya konmalıdır.

Etkin pişmanlık, ceza miktarını ciddi biçimde düşürebilir. Zamanında yapılan iade stratejik önem taşır.

Kamera kayıtlarının bütünlüğü ve elde edilme biçimi de tartışılmalıdır. Hukuka aykırı deliller yargılamada kullanılamaz.

Hırsızlık suçu, malvarlığına yönelik ihlaller arasında en yaygın olanıdır. Bu nedenle hem mevzuat hem içtihat bakımından yoğun bir uygulama alanına sahiptir.

Dosyaların büyük bölümünde maddi olaydan çok hukuki nitelendirme tartışılır. Rıza, zilyetlik ve kast değerlendirmesi çoğu zaman belirleyici olur.

Doğru hukuki analiz, hem mağdurun korunması hem adil yargılama bakımından önem taşır. Ceza hukukunun caydırıcılığı, bu suç tipinde uygulamanın tutarlılığına bağlıdır.

5/5 - (1 vote)
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.
Whatsapp
Safsöz Hukuk Bürosu
Safsöz Hukuk Bürosu
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1