İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı, 35210 Konak/İzmir rssafsoz@gmail.com 0 505 949 36 27

TCK 158/1-f Bankacılık ve Bilişim Sistemleriyle Dolandırıcılık

TCK 158/1-f Bankacılık ve Bilişim Sistemleriyle Dolandırıcılık

TCK 158/1-f, dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli halini düzenler. İnternet ilanları, sosyal medya hesapları, sahte ödeme bağlantıları, çevrim içi alışveriş sistemleri ve elektronik bankacılık işlemleri nedeniyle bu bent ceza soruşturmalarında oldukça geniş bir alanda uygulanmaktadır. Bununla birlikte olayda internet kullanılması veya mağdurun parayı bir banka hesabına göndermesi, fiilin kendiliğinden TCK 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık oluşturduğu anlamına gelmez.

Suçun oluşabilmesi için dolandırıcılığın temel unsurları olan hileli davranış, mağdurun aldatılması, aldatma nedeniyle malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunması, zarar ve fail ya da üçüncü kişi lehine haksız yarar arasında bağlantı kurulmalıdır. Bilişim sistemi veya banka ise yalnızca olayda mevcut olmamalı, suçun işlenmesinde kanunun aradığı biçimde araç olarak kullanılmalıdır.

TCK 158/1-f dosyalarında hukuki nitelendirmeyi güçleştiren diğer mesele, suç zincirinde farklı kişilerin farklı görevler üstlenmesidir. Mağdurla iletişim kuran, sahte ilanı yayımlayan, banka hesabını sağlayan, parayı çeken ve başka hesaplara aktaran kişiler aynı kişi olmayabilir. Bir banka hesabına suçtan kaynaklandığı ileri sürülen paranın gelmesi, hesap sahibinin bütün dolandırıcılık eylemine iştirak ettiğini tek başına kanıtlamaz. 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m. 158/4 de yalnızca hesap veya ödeme aracı sağlamayla sınırlı iştirak bakımından özel bir ceza indirimi getirerek bu ayrımı kanun düzeyinde daha görünür hale getirmiştir.

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle TCK m. 158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık davalarında görevli mahkeme de değiştirilmiştir. Yeni açılacak davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülmektedir. Aynı tarihte yürürlüğe giren CMK m. 128/A ise TCK 158/1-f suçlarında kullanılan banka, ödeme veya kripto varlık hesaplarının geçici olarak askıya alınması ve suç konusu menfaate el konulması için özel bir usul oluşturmuştur.

TCK 158/1-f Suçunun Hukuki Yapısı

Dolandırıcılığın temel hali TCK m. 157’de düzenlenmiştir. Failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması, aldatılan kişinin veya başkasının zararına olarak kendisine ya da üçüncü kişiye yarar sağlaması gerekir. TCK m. 158 ise dolandırıcılığın belirli yöntemlerle veya belirli ilişkilerden yararlanılarak işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlar.

TCK 158/1-f iki ayrı nitelikli işleniş biçimi içerir. İlki bilişim sistemlerinin, ikincisi banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıdır. İki yöntemin aynı olayda birlikte bulunması mümkündür. Örneğin sahte internet sitesi üzerinden oluşturulan hile sonucunda bankacılık sistemi suç mekanizmasının parçası haline getirilebilir.

Her internet dolandırıcılığı TCK 158/1-f kapsamında olmadığı gibi, her banka transferi de bankanın araç olarak kullanıldığı anlamına gelmez. Nitelikli halin uygulanabilmesi için ilgili sistemin suçun gerçekleştirilmesindeki işlevi belirlenmelidir. Dolandırıcılık suçuna ilişkin genel yapı hakkında Dolandırıcılık Suçları ve Davaları başlıklı yayınımızdan da bilgi alınabilir.

TCK 158/1-f Suçunda Hile ve Aldatma Unsuru

Hileli Davranışın Niteliği

Dolandırıcılıkta her gerçeğe aykırı beyan hile oluşturmaz. Failin davranışının mağdurun iradesini etkileyebilecek, gerçek durumu değerlendirme imkanını ortadan kaldırabilecek veya önemli ölçüde zorlaştırabilecek nitelikte olması gerekir.

Sahte ürün ilanı oluşturulması, gerçek kişiye ait görüntülerin izinsiz kullanılması, bilinen şirket veya platformların taklit edilmesi, gerçeğe aykırı kargo ya da ödeme ekranları hazırlanması ve kurumsal kimlik izlenimi veren internet sitelerinin kullanılması hilenin kapsamını güçlendirebilir.

Hile tek bir hareketten oluşmak zorunda değildir. Sosyal medya hesabı, sahte belge, banka dekontu ve telefon görüşmesinin birlikte kullanıldığı olayda davranışların bütünü mağdur üzerinde oluşturduğu etki üzerinden değerlendirilir.

Aldatılan Kişinin Bulunması Gerekir

Dolandırıcılık, insan iradesine yönelen bir suçtur. Bilişim sisteminin kendisi aldatılmaz. Failin hilesi bir kişinin yanlış kanaate düşmesine ve bu kişinin malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunmasına neden olmalıdır.

Bu özellik, özellikle mağdurun internet bankacılığı bilgilerinin ele geçirildiği olaylarda önem kazanır. Mağdur hile nedeniyle kendi hesabından para gönderiyorsa dolandırıcılığın yapısı bulunabilir. Fail yalnızca elde ettiği kullanıcı bilgileriyle mağdurun iradesi dışında hesaba girerek parayı kendisi transfer ediyorsa fiilin hukuki niteliği farklılaşabilir.

Mağdurun Daha Dikkatli Davranabilecek Olması

Mağdurun internet ilanını araştırmamış, karşı tarafın kimliğini ayrıca doğrulamamış veya gönderilen bağlantıya güvenmiş olması tek başına dolandırıcılık suçunu ortadan kaldırmaz. Değerlendirme, failin hilesinin somut olayda aldatma yeteneği taşıyıp taşımadığı üzerinden yapılır.

Buna karşılık herhangi bir araştırmaya gerek bırakmayacak ölçüde gerçek dışı, kendi içinde çelişkili veya objektif olarak aldatma yeteneği bulunmayan sözler bakımından dolandırıcılık suçunun hile unsuru ayrıca tartışılmalıdır.

Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması

Bilişim sistemi, verileri otomatik işleme tabi tutan elektronik yapıları kapsar. İnternet siteleri, sosyal medya platformları, mobil uygulamalar, elektronik ticaret sistemleri, e-posta hizmetleri ve çevrim içi mesajlaşma araçları TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilebilecek sistemler arasındadır.

Bilişim sisteminin yalnızca haberleşmeyi kolaylaştırması her olayda yeterli değildir. Sistemin hileli davranışın oluşturulması, yayılması, güvenilir görünmesi veya mağdurun aldatılmasında işlev görmesi gerekir.

İnternet İlanları ve Sosyal Medya

Gerçekte bulunmayan ürünün satışa çıkarılması, başkasına ait ürün fotoğraflarının kullanılması, sahte kiralık konut veya araç ilanı verilmesi ve mağdurdan kaparo talep edilmesi TCK 158/1-f kapsamında sık karşılaşılan olaylardır.

Sosyal medya hesabının gerçek kişiye ait olması da hesabın sahibi tarafından kullanıldığını kanıtlamaz. Hesap ele geçirilmiş, başkasına kullandırılmış veya farklı cihazlardan yönetilmiş olabilir. Platform kayıtları, IP verileri, oturum bilgileri ve cihaz incelemeleri hesabın fiili kullanıcısının belirlenmesinde önem taşır.

Sahte İnternet Siteleri ve Oltalama

Banka, e-ticaret platformu, kargo şirketi veya kamu kurumu görünümünde hazırlanan sahte internet sayfaları aracılığıyla kullanıcı bilgileri ya da ödeme bilgileri elde edilebilir. Oltalama olarak bilinen yöntemlerde mağdur gerçek bir hizmet sağlayıcıyla işlem yaptığı kanaatine sokulur.

Kullanıcı bilgisinin hileyle elde edilmiş olması ile bu bilginin daha sonra nasıl kullanıldığı ayrı değerlendirilmelidir. Mağdur ödeme işlemini kendisi gerçekleştiriyorsa dolandırıcılık yapısı güçlenirken, fail ele geçirilen bilgilerle mağdurun iradesi dışında hesaptan para çıkarıyorsa tasarruf hareketinin kim tarafından gerçekleştirildiği suç vasfı bakımından belirleyici hale gelir.

Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması

Paranın Banka Hesabına Gönderilmesi Tek Başına Yeterli Değildir

TCK 158/1-f bakımından en sık karşılaşılan hatalardan biri, dolandırıcılık sonucu elde edilen paranın banka hesabına gönderilmesini doğrudan bankanın suçta araç olarak kullanılması şeklinde değerlendirmektir.

Bankanın yalnızca suç sonucunda elde edilen paranın teslim edildiği kanal olması ile hile mekanizmasının gerçekleştirilmesinde banka veya kredi kurumunun maddi imkanlarından yararlanılması aynı değildir. Para, suç tamamlandıktan sonra sıradan bir havale işlemiyle hesaba gönderilmiş olabilir.

Bankanın araç olarak kullanıldığının kabulünde bankacılık faaliyetinin mağdurun aldatılmasında veya hileli işlemin gerçekleştirilmesinde taşıdığı işlev değerlendirilmelidir. Yalnızca IBAN verilmesi ve mağdurun bu hesaba ödeme yapması, olayın diğer özelliklerinden bağımsız olarak nitelikli halin oluştuğunu göstermemelidir.

Bankanın Suç Mekanizmasının Parçası Olması

Banka belgelerinin, ödeme sistemlerinin, bankacılık hizmetlerinin veya kurum güvenilirliğinin hileli düzenin parçası haline getirildiği olaylarda TCK 158/1-f daha doğrudan uygulanabilir. Failin bankacılık altyapısını mağdurun yanlış kanaatini oluşturmak veya devam ettirmek amacıyla kullanması önem taşır.

Kişinin kendisini banka çalışanı olarak tanıtması ise ayrıca TCK 158/1-l kapsamında düzenlenmiştir. Failin aynı olayda bilişim sistemlerini kullanması ve kendisini banka çalışanı olarak tanıtması halinde birden fazla nitelikli hal gerçekleşebilir. Tek fiil nedeniyle birden fazla bağımsız ceza verilmesi yerine uygulanacak nitelikli haller cezanın belirlenmesinde birlikte değerlendirilir.

Mağdurun Kendi İradesiyle Para Göndermediği Olaylar

TCK 158/1-f soruşturmalarında mağdurun parasının nasıl failin hakimiyetine geçtiği açık biçimde belirlenmelidir. Dolandırıcılıkta mağdur veya aldatılan kişi hile nedeniyle malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunur.

Fail mağduru aldatarak para göndermesini sağlıyorsa mağdurun iradi tasarrufu vardır. Buna karşılık fail mağdurun banka hesabına izinsiz erişerek onun bilgisi dışında transfer gerçekleştiriyorsa mağdurun iradesiyle yapılan bir malvarlığı tasarrufu bulunmayabilir.

Özellikle SMS doğrulama kodu, tek kullanımlık parola veya mobil bankacılık onayı bulunan olaylarda yalnızca kodun kim tarafından girildiğine değil, mağdurun hangi işlemi onayladığını bilip bilmediğine de bakılmalıdır. Mağdur kendisine gelen kodu hile nedeniyle vermiş ancak para transferini fail gerçekleştirmiş olabilir.

Bu ayrım yalnız suç adını değil, iştirak biçimini ve görevli soruşturma birimlerini de etkileyebilir. Teknik işlem geçmişinin bankadan temin edilmesi ve cihaz kayıtlarıyla karşılaştırılması gerekir.

TCK 158/1-f Suçunda Fail, Mağdur ve Haksız Yarar

TCK 158/1-f herkes tarafından işlenebilen bir suçtur. Failin özel bir mesleki veya hukuki sıfata sahip olması gerekmez. Birden fazla kişinin birlikte hareket ettiği olaylarda her kişinin suç planındaki rolü ayrıca belirlenmelidir.

Hileyi gerçekleştiren kişi ile haksız yararı fiilen alan kişi aynı olmak zorunda değildir. Fail, kendisi yerine üçüncü kişi lehine yarar sağlayabilir. Bununla birlikte üçüncü kişinin hesabına para gelmesi, o kişinin suç planına iştirak ettiğini kendiliğinden göstermez.

Mağdurun belirlenmesinde de para transferinin yapıldığı hesap tek ölçüt değildir. Dolandırıcılık nedeniyle malvarlığı eksilen kişi, aldatılan kişi ve bankacılık sistemindeki hesap sahibi olayın özelliklerine göre farklı kişiler olabilir.

Banka Hesabı Sahibinin Ceza Sorumluluğu

Hesaba Para Gelmesi Tek Başına İştiraki Kanıtlamaz

İnternet dolandırıcılığı soruşturmalarında ilk tespit çoğu kez mağdurun parayı gönderdiği IBAN üzerinden yapılır. Hesabın kimin adına kayıtlı olduğu kolayca belirlenebilir, fakat hesap sahipliği ile dolandırıcılık kastı aynı mesele değildir.

Hesap sahibinin hesabını hangi amaçla verdiği, banka kartını veya mobil bankacılık bilgilerini başkasına teslim edip etmediği, para hareketlerinden haberdar olup olmadığı, komisyon aldığı, transferlerin devamını yönettiği veya mağdurla temas kurduğu araştırılmalıdır.

Hesabına para gelen kişinin daha sonra parayı nakit çekmesi önemli bir veri olabilir. Bununla birlikte çekim işleminin kimin talimatıyla yapıldığı, paranın kime teslim edildiği, kişinin önceden suç planını bilip bilmediği ve sağladığı katkının kapsamı belirlenmeden iştirak biçimi kurulamaz.

Banka hesabının başkasına kullandırılmasının ceza sorumluluğuna etkisi Banka Hesabı Kiralama ve Hukuki Sorumluluk başlıklı yayınımızda ayrıca açıklanmaktadır.

TCK m. 158/4 ve Hesap Kullandırmaya Özgü İndirim

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m. 158/4, dolandırıcılık suçuna iştirak bakımından yeni ve özel bir düzenleme getirmiştir. İştirakin, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalması halinde ceza yarı oranında indirilir.

Düzenleme hesabını kullandıran kişiye cezasızlık sağlamaz. Kişinin suçtan sorumlu tutulmasını gerektiren iştirak iradesinin bulunduğu kabul edildiğinde, katkısı yalnız kanunda tanımlanan hesap veya araç verme fiiliyle sınırlıysa cezanın yarıya indirilmesi öngörülmektedir.

Mağdurlarla görüşen, sahte ilan oluşturan, parayı doğrudan yöneten, transfer emirlerini veren veya dolandırıcılık planının başka aşamalarına katılan kişinin katkısı yalnız hesap kullandırmaktan ibaret değildir. TCK m. 158/4’ün uygulanıp uygulanamayacağı kişinin bütün eylemleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Fıkra sanık lehine sonuç doğurabileceği için suç tarihi daha eski olan ve henüz kesinleşmemiş davalarda lehe kanun hükümleri ayrıca incelenmelidir. Kanunun geçiş hükümleri, kanun yolu ve infaz aşamasındaki belirli dosyalar bakımından da özel düzenlemeler içermektedir.

TCK 158/1-f Suçunun Cezası

TCK m. 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık için üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Ancak maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır. Adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Hukuki durum Ceza sonucu
TCK 158/1-f temel hali 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası
Adli para cezasının asgari miktarı Suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz
Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi Verilecek ceza yarı oranında artırılır
Suç örgütünün faaliyeti kapsamında işlenmesi Verilecek ceza bir kat artırılır
TCK 158/4 kapsamındaki sınırlı iştirak Verilecek ceza yarı oranında indirilir

Temel cezanın belirlenmesinden sonra teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, etkin pişmanlık ve diğer bireyselleştirme hükümleri kanundaki sıralamaya göre uygulanır.

Etkin Pişmanlık ve Zararın Giderilmesi

Dolandırıcılık suçunda TCK m. 168 kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Fail, azmettiren veya yardım eden kişinin mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi, işlemin gerçekleştirildiği aşamaya göre cezada indirim sağlayabilir.

Zararın kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmesi ile kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce giderilmesi aynı indirim oranına tabi değildir. Kısmi geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.

Ödeme yapılması suçun hiç oluşmadığı anlamına gelmez. Hile, mağdurun tasarrufu ve haksız yarar daha önce gerçekleşmişse sonraki ödeme ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmak yerine kanuni indirim nedeni oluşturabilir.

Birden Fazla Mağdur ve Zincirleme Suç

Aynı sahte ilan veya sosyal medya hesabı kullanılarak farklı kişilerin dolandırılması, suç sayısının belirlenmesinde mağdur sayısının dikkate alınmasını gerektirir. Tek ilan verilmiş olması bütün mağdurlara yönelik eylemlerin tek suç sayılması için yeterli değildir.

Aynı mağdura aynı suç işleme kararı kapsamında farklı tarihlerde birden fazla hileli işlem yapılması ise zincirleme suç hükümlerini gündeme getirebilir. Eylemlerin zamanı, hile yöntemi, mağdur sayısı ve failin suç işleme kararı birlikte değerlendirilmelidir.

TCK 158/1-f Dosyalarında Dijital Deliller

IP ve Oturum Kayıtları

İlan sitesi, sosyal medya hesabı, e-posta hizmeti ve internet bankacılığı oturumlarına ilişkin IP kayıtları sanıkla dijital işlem arasındaki bağlantının araştırılmasında kullanılır. Ancak IP adresi doğrudan gerçek kişi kimliği anlamına gelmez.

Dinamik IP kullanımında tarih ve saat bilgilerinin doğru olması, CGNAT altyapısında ise kaynak port verisinin bulunması gerekebilir. Ortak kablosuz ağ, işyeri bağlantısı, VPN veya uzaktan erişim ihtimalleri de değerlendirilmelidir.

IP kayıtlarının teknik sınırları hakkında IP Adresi ve İnternet Trafik Verilerinin Ceza Sorumluluğundaki Rolü başlıklı yayınımız incelenebilir.

Telefon ve Bilgisayar İncelemeleri

Şüphelinin telefonunda sahte ilan görselleri, mağdur listeleri, banka hesap bilgileri, doğrulama mesajları veya suç tarihleriyle uyumlu yazışmalar bulunması suç bağlantısını güçlendirebilir. Buna karşılık bir görselin cihazda bulunması onun sanık tarafından oluşturulduğunu tek başına göstermez.

Dosyanın oluşturulma tarihi, bulunduğu klasör, uygulamayla ilişkisi, indirilme veya gönderilme bilgileri ve silinmiş verinin hangi yöntemle kurtarıldığı incelenmelidir. Adli bilişim raporunun sonuç kısmından önce kaynak verinin nasıl elde edildiği denetlenmelidir.

Dijital inceleme raporlarının teknik denetimine ilişkin açıklamalar Dijital Materyal İncelemelerinde Bilirkişi Raporlarına İtiraz başlıklı yayınımızda yer almaktadır.

Bankacılık ve Elektronik Mali Kayıtlar

Banka hesabının kime ait olduğu tek başına yeterli değildir. İnternet veya mobil bankacılık oturumlarının IP adresleri, cihaz bilgileri, işlem saatleri, doğrulama yöntemleri ve transfer talimatları hesabın fiilen kim tarafından kullanıldığının belirlenmesine yardımcı olabilir.

Banka hareketlerinin ceza sorumluluğundaki ispat gücü, transferin ekonomik nedeni ve diğer delillerle ilişkisine bağlıdır. Bir para hareketinin görülmesi, işlemin suç amacıyla gerçekleştirildiğini kendiliğinden kanıtlamaz. Konuya ilişkin daha geniş değerlendirme Elektronik Mali Verilerin Ceza Davalarındaki Delil Niteliği başlıklı yayınımızda bulunmaktadır.

ATM ve Kamera Kayıtları

Suçtan elde edilen paranın ATM’den çekildiği olaylarda kamera kaydı, işlem saatiyle eşleştirildiğinde parayı fiziken alan kişinin belirlenmesini sağlayabilir. Kartın hesap sahibi tarafından başka kişiye verilmesi, QR kodla para çekilmesi veya farklı banka kanallarının kullanılması ayrı ayrı araştırılmalıdır.

Kamera kaydının bulunması da tek başına dolandırıcılığa iştirak iradesini kanıtlamaz. Kişinin paranın kaynağını bilip bilmediği ve işlem zincirindeki rolü diğer delillerle birlikte belirlenmelidir.

Para Transfer Zincirinin Değerlendirilmesi

Nitelikli dolandırıcılık dosyalarında para çoğu kez mağdurun gönderdiği ilk hesapta kalmaz. Dakikalar veya saniyeler içinde başka banka hesaplarına, elektronik para kuruluşlarına ya da kripto varlık platformlarına aktarılabilir.

İlk alıcı hesap, ara hesap, nihai hesap ve nakit çekim aşamalarının zaman sırasına göre çıkarılması suç organizasyonunun yapısını gösterebilir. Buna karşılık para transfer zincirinde yer almak ile dolandırıcılık kastıyla hareket etmek aynı kavram değildir.

Her hesap sahibinin hesaba neden dahil olduğu, hesabın kim tarafından kullanıldığı, transfer talimatını kimin verdiği, kişinin para üzerinde tasarrufta bulunup bulunmadığı ve herhangi bir menfaat elde edip etmediği bireysel olarak incelenmelidir.

CMK m. 128/A Kapsamında Hesabın Askıya Alınması ve El Koyma

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren CMK m. 128/A, TCK 158/1-f ve 158/1-l suçları bakımından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplara ilişkin özel bir koruma tedbiri düzenlemiştir.

Suçun işlendiği konusunda makul şüphe bulunması halinde, suçta kullanılan hesaba ilgili mali kurum tarafından kırk sekiz saate kadar askıya alma işlemi uygulanabilir. Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Hesap sahibine de bildirim yapılması gerekir.

Hesap sahibi askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Cumhuriyet savcısının başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar vermesi gerekir.

Askıya alma tamamlanmadan suç konusu menfaatin başka bir mali kuruma aktarıldığı belirlenirse yeni kurumun da tedbir uygulayabilmesi için bilgi gecikmeden aktarılır. Düzenleme, hızlı para transferleriyle suç gelirinin izinin kaybettirilmesini önlemeyi amaçlayan zincirleme bir bildirim mekanizması kurmaktadır.

Hesabın askıya alınması ile hesaptaki menfaate el konulması aynı işlem değildir. Askıya alınan hesaptaki suç konusu menfaate hakim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan halde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle el konulabilir. Hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma yirmi dört saat içinde hakim onayına sunulur ve hakim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa tedbir kendiliğinden kalkar.

CMK m. 128/A uyarınca hesabın tedbir altına alınması, hesap sahibinin TCK 158/1-f suçuna iştirak ettiğini kanıtlamaz. Koruma tedbirinin uygulanması için aranan şüphe düzeyi ile mahkumiyet için gereken ispat standardı farklıdır.

TCK 158/1-f Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli Mahkeme 25 Aralık 2025 Tarihinde Değişti

7571 sayılı Kanunla 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda nitelikli dolandırıcılık suçu ağır ceza mahkemelerinin özel görev listesinden çıkarılmıştır. Değişiklik 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu tarihten sonra açılan TCK m. 158 kapsamındaki davalar, başka bir ağır ceza görev nedeni bulunmadıkça asliye ceza mahkemesinde görülmektedir. Eski yayınlarda TCK 158/1-f bakımından ağır ceza mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin bilgiler güncel değildir.

Değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan davalar için özel geçiş hükmü kabul edilmiştir. Yalnızca görev kuralı değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez ve mevcut davalara önceki görev kurallarına göre kesin hükme kadar devam edilir.

Yetkili Mahkeme

Yer bakımından yetki belirlenirken suçun işlendiği yer esas alınır. İnternet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerinde hileli davranışın gerçekleştirildiği yer, mağdurun malvarlığı tasarrufunda bulunduğu yer ve haksız yararın elde edildiği yer arasında bağlantı kurulabilir.

Farklı şehirlerde birden fazla mağdurun bulunması veya birbirleriyle bağlantılı sanıkların farklı yerlerde hareket etmesi halinde bağlantı ve birleştirme hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Şikayet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı

TCK 158/1-f resen soruşturulan bir suçtur. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez. Nitelikli dolandırıcılık uzlaştırma kapsamında da değildir.

Dava zamanaşımı hesabı suç tarihi, suçun tamamlandığı an, varsa zincirleme suç hükümleri ve zamanaşımını kesen veya durduran nedenler dikkate alınarak yapılmalıdır. Birden fazla mağdurun ve farklı tarihlerde gerçekleştirilen işlemlerin bulunduğu dosyalarda her eylemin zaman bakımından konumu ayrı değerlendirilmelidir.

TCK 158/1-f Dosyasında İncelenmesi Gereken Hususlar

Hileli davranış
Mağdurun hangi söz, belge, internet sayfası, ilan veya elektronik işlem nedeniyle aldatıldığı somutlaştırılmalıdır.

Mağdurun tasarrufu
Parayı mağdurun kendi iradesiyle mi gönderdiği, yoksa banka hesabından transferin fail tarafından mı gerçekleştirildiği belirlenmelidir.

Bilişim sisteminin işlevi
İnternet veya dijital platformun hilenin gerçekleştirilmesinde araç mı olduğu, yoksa yalnızca taraflar arasındaki iletişimi mi sağladığı incelenmelidir.

Bankanın işlevi
Banka veya kredi kurumunun hile mekanizmasının parçası mı olduğu, yoksa yalnızca suçtan elde edilen paranın transfer edildiği kanal mı olduğu belirlenmelidir.

Hesap sahibinin konumu
Hesabın hukuki sahibi ile fiili kullanıcısının aynı kişi olup olmadığı ve hesap sahibinin suç planına ilişkin bilgisini gösteren deliller araştırılmalıdır.

Dijital kayıtlar
IP, cihaz, oturum, mesaj, sosyal medya ve bankacılık verileri aynı zaman çizelgesi üzerinde karşılaştırılmalıdır.

Para hareketleri
Mağdur hesabından başlayan transferin ilk alıcıdan nihai noktaya kadar nasıl ilerlediği belirlenmeli, her kişinin para üzerindeki tasarrufu ayrı incelenmelidir.

İştirak biçimi
Sanığın yalnızca hesap veya ödeme aracı mı sağladığı, yoksa mağdurla iletişim, para çekme, transfer yönetimi veya hilenin oluşturulması gibi başka eylemlere de katılıp katılmadığı belirlenmelidir.

TCK m. 158/4
Katkısı yalnızca hesap veya ödeme aracı sağlamakla sınırlı olan sanık bakımından 31 Temmuz 2026 tarihli düzenlemenin uygulanma koşulları incelenmelidir.

Etkin pişmanlık
Mağdur zararının tamamen veya kısmen giderilip giderilmediği ve ödemenin hangi aşamada yapıldığı tespit edilmelidir.

Koruma tedbirleri
CMK m. 128/A kapsamında hesap askıya alma veya el koyma uygulanmışsa kanuni süreler, hakim onayı ve tedbirin kapsamı kontrol edilmelidir.

Görev ve yetki
Davanın 25 Aralık 2025 tarihindeki görev değişikliği ve geçiş hükümleri gözetilerek doğru mahkemede yürütülüp yürütülmediği belirlenmelidir.

Temel Mevzuat ve Güncellik Bilgisi

TCK 158/1-f kapsamındaki soruşturma ve davaların değerlendirilmesinde başta 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun dolandırıcılık, iştirak, zincirleme suç ve etkin pişmanlığa ilişkin hükümleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun delil ve koruma tedbirlerine ilişkin hükümleri uygulanır. Görevli mahkeme bakımından 5235 sayılı Kanun, banka ve ödeme hesaplarına yönelik tedbirler bakımından CMK m. 128/A ayrıca önem taşır.

Son mevzuat kontrol tarihi 20 Eylül 2026’dır. 7571 sayılı Kanunla 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren görev değişikliği ve CMK m. 128/A düzenlemesi ile 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026 tarihinde TCK m. 158’e eklenen dördüncü fıkra metinde gözetilmiştir.

Kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Av. Ramazan Sertan Safsöz Profil Fotoğrafı.
Yazar
Kurucu Avukat
Teknik mahiyeti güçlü uyuşmazlıklarda ceza hukuku ile bilişim hukuku kesişiminde yürüttüğü çalışmalarıyla tanınmaktadır. Özellikle dijital delillerin belirleyici olduğu soruşturma ve kovuşturmalarda, elektronik cihaz incelemeleri, iletişim verileri ve sayısal / mali kayıtlar etrafında şekillenen hukuki uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çerçevede, teknik inceleme ile hukuki değerlendirmeyi aynı düzlemde ele alan ve yerleşik kabullerin ötesine geçen savunma yaklaşımları geliştirmektedir
Yasal Uyarı
Bu makaledeki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle, hukuki durumunuza uygun değerlendirme için profesyonel destek alınması gerekir.

5/5 - (16 votes)

Puanınız

3 Yorum

  1. yardım lazım
    ramazan bey her gün ifadeye çağrılıyorum gerçekten yardıma ihtiyacım var bi inceleyin dosyalarımı
    Yanıtla

    Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanacaktır.

    1. Ceza avukatı
      Harika bir anlatım olmuş hiçbir detayı gözden kaçırmamışsınız. Hem ilgili vatandaslar hem de mesleğe yeni başlamış avukatlar için çok yarar sağlayacaktır.
      Yanıtla

      Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanacaktır.

      1. Avukat
        İlginiz ve değerlendirmeniz için teşekkürler Metin Bey :)
        Yanıtla

        Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanacaktır.

      Yorum Yapın

      Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanacaktır.

      Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.0 505 949 36 27