İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı, 35210 Konak/İzmir

Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

26.05.2023
5.610
Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Bir dava açıldığında mahkemenin önüne gelen ilk belge dava dilekçesidir. Hakim, dosyayı ilk kez dava dilekçesi üzerinden tanır; tarafları, iddiaları ve uyuşmazlığın çerçevesini bu metin üzerinden değerlendirir. Bu nedenle dava dilekçesi yalnızca bir başvuru formu değil, davanın temelini oluşturan hukuki metindir.

Uygulamada birçok kişi dava dilekçesini basit bir anlatım metni olarak görür. Oysa eksik, hatalı veya özensiz hazırlanan bir dava dilekçesi telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir. Yanlış mahkemede dava açılması, talep sonucunun belirsiz bırakılması veya vakıaların yeterince açıklanmaması gibi hatalar, davanın usulden reddine kadar varan sonuçlar doğurabilir.

Dava dilekçesi, tarafların mahkemeye ne talep ettiğini ve bu talebin hangi olaylara dayandığını açıkça ortaya koyar. Aynı zamanda yargılamanın sınırlarını belirler. Hakim, kural olarak tarafların ileri sürdüğü vakıalar ve taleplerle bağlıdır. Bu yüzden dilekçede yer almayan bir iddianın sonradan ileri sürülmesi her zaman mümkün olmayabilir.

Özellikle hak arama özgürlüğünün etkin kullanılabilmesi için dava dilekçesinin doğru hazırlanması büyük önem taşır. Hukuk yargılamasında şekil kuralları, sanıldığından daha belirleyicidir. Usule uygun hazırlanmayan bir dilekçe, haklı bir davanın dahi zayıflamasına neden olabilir.

Dava dilekçesi hazırlanırken dikkat edilmesi gereken hususlar adım adım ele almayı amaçlıyoruz. Dava dilekçesinin zorunlu unsurlarından yazım tekniğine, sık yapılan hatalardan örnek dilekçelere kadar pek çok konu açıklanacaktır. Amaç, dava açmayı düşünen kişilere yol gösterici ve güvenilir bir rehber sunmaktır.

Dava Dilekçesi Nedir?

Dava dilekçesi, hukuk yargılamasında davayı başlatan resmi belgedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, bu düzenlemeyle dava açma sürecini belirli bir sistematiğe bağlamıştır.

Bir uyuşmazlık mahkeme önüne taşındığında süreç dava dilekçesiyle başlar. Dilekçe mahkemeye sunulduğu anda dava açılmış sayılır ve yargılama süreci resmen başlar. Bu yönüyle dava dilekçesi, yargılamanın başlangıç noktasıdır.

Dava dilekçesi yalnızca “şikayet” veya “anlatım” metni değildir. Hukuki bir iddia ortaya koyar. Davacı, hangi hakkının ihlal edildiğini, bu ihlalin hangi olaylara dayandığını ve mahkemeden ne talep ettiğini dilekçe ile açıklar. Mahkeme de incelemesini bu çerçevede yürütür.

Usul hukuku bakımından dava dilekçesi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sınırlarını çizen bir belgedir. Hangi vakıaların tartışılacağı, hangi taleplerin değerlendirileceği büyük ölçüde dilekçe içeriğine bağlıdır. Bu nedenle dilekçenin gelişigüzel hazırlanması ciddi riskler doğurur.

Kanunda dava dilekçesi için öngörülen unsurların amacı şekilcilik değildir. Amaç, yargılamanın düzenli ve adil yürütülmesini sağlamaktır. Hakim, tarafların ne istediğini ve hangi sebeplere dayandığını net biçimde anlayabilmelidir. Dava dilekçesi bu iletişimi sağlayan temel araçtır.

Dava Dilekçesi Hangi Durumlarda Verilir?

Dava dilekçesi, bir hakkın ihlal edildiği veya ihlal edilme tehlikesinin bulunduğu durumlarda mahkemeye başvurmak için kullanılır. Her hukuki uyuşmazlık dava konusu yapılmaz; ancak taraflar arasında çözülemeyen ve hukuki koruma gerektiren durumlarda dava dilekçesi ile yargı yoluna gidilir.

Uygulamada dava dilekçesi en sık şu alanlarda karşımıza çıkar:

  • Alacak davaları: Ödenmeyen borçlar, sözleşmeden doğan alacaklar, ticari alacaklar
  • Tazminat davaları: Trafik kazaları, haksız fiiller, sözleşmeye aykırılıklar
  • Aile hukuku davaları: Boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı
  • İş davaları: Kıdem tazminatı, fazla mesai, işe iade davaları
  • Miras davaları: Ortaklığın giderilmesi, miras payı uyuşmazlıkları
  • Tüketici davaları: Ayıplı mal ve hizmetlerden doğan uyuşmazlıklar

Bu örnekler çoğaltılabilir. Temel ilke şudur: Kişi, hukuk düzeni tarafından korunan bir hakkının ihlal edildiğini düşünüyorsa dava açabilir. Dava dilekçesi bu talebin mahkemeye iletilme aracıdır.

İdari yargıda ve ceza yargısında kullanılan dilekçeler farklı usullere tabi olsa da, hukuk yargılamasındaki dava dilekçesi HMK sistematiğine göre hazırlanır. Bu nedenle hangi yargı koluna başvurulduğu önem taşır.

Dava Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Dava dilekçesi hazırlanmadan önce bazı temel konuların netleştirilmesi gerekir. Aksi halde doğru hazırlanmış bir dilekçe bile usulden sorun yaşayabilir. Uygulamada yapılan hataların önemli bir kısmı dava açılmadan önceki hazırlık aşamasında ortaya çıkar.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Her dava her mahkemede açılamaz. Öncelikle görevli mahkeme doğru belirlenmelidir. Örneğin iş davaları iş mahkemesinde, aile hukukundan doğan davalar aile mahkemesinde görülür. Yanlış görevli mahkemede açılan dava zaman ve masraf kaybına yol açabilir.

Yetki ise davanın hangi yer mahkemesinde açılacağını belirler. Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir; ancak sözleşmeden doğan davalarda veya tüketici davalarında farklı yetki kuralları uygulanabilir.

Zorunlu Arabuluculuk Şartı

Günümüzde birçok dava türünde arabuluculuk dava şartı haline gelmiştir. İş davaları, ticari davalar ve tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir kısmında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

Arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılan davalar, mahkeme tarafından usulden reddedilir. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlamadan önce arabuluculuk gerekip gerekmediği mutlaka araştırılmalıdır.

Harç ve Gider Avansı

Dava açarken belirli harç ve masraflar yatırılır. Bunlar başvurma harcı, peşin harç ve gider avansı gibi kalemlerden oluşur. Gider avansı yatırılmadığında dava süreci ilerleyemez.

Harç miktarı davanın türüne ve değerine göre değişir. Özellikle tazminat ve alacak davalarında dava değeri doğru belirlenmelidir.

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Her hak süresiz değildir. Kanun, bazı talepler için zamanaşımı veya hak düşürücü süreler öngörür. Süresi içinde açılmayan davalar dinlenmez.

Örneğin işçilik alacaklarında, kira alacaklarında veya tazminat taleplerinde farklı zamanaşımı süreleri vardır. Bu sürelerin kaçırılması halinde haklı bir talep dahi reddedilebilir.

Bu nedenle dava dilekçesi hazırlamadan önce sürelere ilişkin hukuki durum mutlaka değerlendirilmelidir.

Dava Dilekçesinin Zorunlu Unsurları (HMK m.119)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesi, dava dilekçesinde bulunması gereken unsurları ayrıntılı biçimde düzenler. Bu düzenleme yalnızca şekil şartı değildir; yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlayan temel çerçevedir. Mahkeme, davayı ilk olarak bu unsurlar üzerinden değerlendirir.

Kanunda sayılan unsurların eksik olması halinde mahkeme davacıya süre verir. Ancak eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilebilir. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken kanuni çerçeve titizlikle gözetilmelidir.

1) Mahkemenin Adı

Dilekçenin en üst kısmında davanın açılacağı mahkeme açıkça belirtilmelidir. Örneğin:

“İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne”

Mahkeme adının yanlış yazılması, dilekçenin farklı bir mahkemeye gönderilmesine veya görev tartışmasına yol açabilir. Özellikle iş, aile ve tüketici davalarında görevli mahkemenin doğru belirlenmesi kritik önemdedir.

Örnek hata: İşçilik alacağı için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açılması.
Sonuç: Dosya görevsizlik kararıyla iş mahkemesine gönderilir ve süreç uzar.

2) Taraf Bilgileri

Davacı ve davalının adı, soyadı ve adres bilgileri eksiksiz yazılmalıdır. Tüzel kişilerde unvan, vergi numarası ve merkez adresi belirtilir.

Bu bölüm basit görünse de uygulamada ciddi sorunlara yol açar. Yanlış veya eksik adres bilgisi tebligatın yapılamamasına ve davanın sürüncemede kalmasına neden olur.

Örnek:
“Ahmet Yılmaz, İstanbul” yerine
“Ahmet Yılmaz – T.C. No – Açık adres” yazılması gerekir.

3) Davanın Konusu ve Değeri

Davanın konusu, mahkemeden talep edilen hukuki korumadır. Örneğin alacak davası, tazminat davası, tapu iptal ve tescil davası gibi.

Dava değeri özellikle parasal taleplerde büyük önem taşır. Harç hesapları bu değere göre yapılır. Yanlış dava değeri eksik harç yatırılmasına ve usul sorunlarına yol açabilir.

Örnek:
50.000 TL alacak talep edilirken dava değerinin 5.000 TL gösterilmesi harç eksikliğine neden olur.

4) Vakıaların Özeti

Bu bölüm dilekçenin omurgasıdır. Davaya dayanak olaylar açık, kronolojik ve anlaşılır biçimde anlatılmalıdır. Hakim dosyayı ilk kez bu anlatım üzerinden tanır.

Vakıa anlatımında gereksiz duygusal ifadelerden kaçınılmalı, olayın hukuki açıdan önemli kısımlarına odaklanılmalıdır.

Zayıf anlatım örneği:
“Davalı beni çok mağdur etti ve paramı vermedi.”

Doğru anlatım örneği:
“Taraflar arasında 12.03.2024 tarihinde yapılan sözleşme uyarınca davalı 100.000 TL bedeli 01.06.2024 tarihinde ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu ödeme yapılmamıştır.”

İkinci anlatım, hakimin olayı net anlamasını sağlar.

5) Hukuki Sebepler

Davacı talebinin dayandığı hukuki sebepleri belirtir. Ancak burada önemli bir ilke vardır: vakıaları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak hakime aittir.

Bu nedenle hukuki sebepler eksik yazılmış olsa bile dava sırf bu yüzden reddedilmez. Yine de dilekçede genel hukuki çerçevenin belirtilmesi faydalıdır.

6) Deliller

İddiaları destekleyen deliller dilekçede gösterilmelidir. Belgeler, tanıklar, bilirkişi incelemesi ve keşif gibi deliller açıkça belirtilir.

Örnek delil gösterimi:

  • 12.03.2024 tarihli sözleşme
  • Banka dekontları
  • Tanık beyanları
  • WhatsApp yazışmaları

Delil göstermeden açılan davalar ispat bakımından zayıf kalır.

7) Talep Sonucu

Talep sonucu dilekçenin en kritik bölümüdür. Mahkemeden ne istendiği net biçimde yazılmalıdır.

Belirsiz talep örneği:
“Gereğinin yapılmasını arz ederim.”

Doğru talep örneği:
“50.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederim.”

Hakim, talep sonucu ile bağlıdır. Bu nedenle açık ve net ifade şarttır.

8) İmza

Dava dilekçesi davacı veya vekili tarafından imzalanmalıdır. İmzasız dilekçeler geçersizdir. UYAP üzerinden açılan davalarda elektronik imza bu şartı karşılar.

Dava Dilekçesi Nasıl Yazılmalıdır?

İyi bir dava dilekçesi yalnızca hukuki bilgiye değil, anlatım tekniğine de dayanır. Hakim yüzlerce dosya arasında açık ve sistematik dilekçeleri daha kolay değerlendirir.

Açık ve Sade Dil

Karmaşık cümleler yerine anlaşılır bir dil tercih edilmelidir. Amaç hakimi etkilemek değil, uyuşmazlığı net anlatmaktır.

Kronolojik Anlatım

Olaylar zaman sırasına göre aktarılmalıdır. Bu yöntem hakimin dosyayı zihninde canlandırmasını kolaylaştırır.

Duygusal Söylemden Kaçınma

Dava dilekçesi bir serzeniş metni değildir. Duygusal ifadeler hukuki değer taşımaz.

Somutlaştırma

Her iddia mümkün olduğunca tarih, yer ve belge ile desteklenmelidir.

Sistematik Yapı

Başlıklı, düzenli ve okunabilir dilekçeler her zaman avantaj sağlar.

İyi Bir Dava Dilekçesinin Özellikleri

Her dava dilekçesi davayı açar; ancak her dilekçe davayı güçlü başlatmaz. İyi hazırlanmış bir dava dilekçesi, hakimin uyuşmazlığı kısa sürede anlamasını sağlar ve davacının iddialarını sistematik biçimde ortaya koyar.

İyi bir dava dilekçesinin öne çıkan özellikleri şunlardır:

  • Netlik: Talep ve vakıalar açık biçimde ifade edilir.
  • Tutarlılık: Olay anlatımı ile talep sonucu birbiriyle uyumludur.
  • Delille destek: İddialar somut delillere dayanır.
  • Sistematik yapı: Başlıklar ve paragraflar düzenlidir.
  • Okunabilirlik: Uzun ve karmaşık cümlelerden kaçınılır.

Hakimler, açık ve düzenli dilekçeler sayesinde dosyayı daha hızlı kavrar. Bu durum dolaylı olarak davanın etkin yürütülmesine katkı sağlar.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Dava dilekçelerinde yapılan hatalar çoğu zaman telafisi güç sonuçlar doğurur. En yaygın hatalar şunlardır:

  • Yanlış mahkemede dava açmak
  • Talep sonucunu belirsiz bırakmak
  • Dava değerini yanlış göstermek
  • Delil belirtmemek
  • Kopyala-yapıştır dilekçe kullanmak
  • Olayları dağınık anlatmak

Özellikle internetten bulunan standart dilekçelerin somut olaya uyarlanmadan kullanılması ciddi riskler içerir. Her dava kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Dava Dilekçesi Örneği (Öğretici Örnek)

İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI : Ahmet Yılmaz – Adres

DAVALI : Mehmet Kaya – Adres

KONU : Alacak talebine ilişkindir.

AÇIKLAMALAR :

1- Davacı ile davalı arasında 12.03.2024 tarihinde borç sözleşmesi yapılmıştır.

2- Davalı bu sözleşme uyarınca 50.000 TL ödemeyi taahhüt etmiş, ancak ödeme yapılmamıştır.

3- Davalıya ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen borç ödenmemiştir.

DELİLLER :
Sözleşme, banka kayıtları, ihtarname.

SONUÇ VE TALEP :
50.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ederim.

Tarih
İmza

Bu dilekçe yalnızca örnektir ve öğretici amaçlıdır. Gerçek davalarda dilekçe içeriği somut olaya göre değişir.

Dava Dilekçesinin Sonradan Düzeltilmesi Mümkün mü?

Dava açıldıktan sonra bazı düzeltmeler yapılabilir. Bunların başında ıslah gelir. Islah, tarafların usule ilişkin işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanır.

Örneğin dava değeri artırılabilir, talep sonucu değiştirilebilir veya maddi hatalar düzeltilebilir. Ancak ıslahın da sınırları vardır ve her aşamada mümkün değildir.

Ayrıca dilekçeler teatisi aşamasında ek delil sunmak veya açıklama yapmak mümkündür. Yine de baştan doğru hazırlanmış bir dilekçe her zaman avantaj sağlar.

Dava Dilekçesi ile Savunma Dilekçesi Arasındaki Fark

Dava dilekçesi davacı tarafından hazırlanır ve iddiaları içerir. Savunma dilekçesi ise davalının cevaplarını ve itirazlarını ortaya koyar. Süreler ve usul kuralları bakımından iki dilekçe farklı rejimlere tabidir.

Dava dilekçesi yargılamayı başlatırken, savunma dilekçesi uyuşmazlığın karşı tarafça nasıl değerlendirildiğini gösterir.

Dava açmak teknik bir süreçtir. Usul hataları, haklı bir davayı dahi zayıflatabilir. Profesyonel destek, hem hak kaybı riskini azaltır hem de sürecin doğru yönetilmesini sağlar.

Avukatlar yalnızca dilekçe yazmaz; dava stratejisini kurar, delil planlaması yapar ve yargılama sürecini takip eder.

Hak Arama Sürecinde Dava Dilekçesinin Rolü

Dava dilekçesi, hak arama özgürlüğünün en somut araçlarından biridir. Doğru hazırlanmış bir dilekçe, uyuşmazlığın sağlıklı değerlendirilmesini sağlar ve yargılamanın temelini oluşturur.

Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken özenli davranmak, hukuki sürecin en başında güçlü bir zemin oluşturmak anlamına gelir.

Av. Ramazan Sertan Safsöz

5/5 - (1 vote)
Ziyaretçi Yorumları - 1 YORUM
  1. Berkay dedi ki:

    Soyadımi değiştirmek istiyorum

Bir Yorum Yazın

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.
Whatsapp
Safsöz Hukuk Bürosu
Safsöz Hukuk Bürosu
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1