İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı (Hilton Yanı) K: 2, D: 201 Çankaya - Konak / İzmir
tr

Mahkeme Kararını Yerine Getirmeyen Memurun Sorumluluğu Nedir?

29.02.2020
236

Kamuda çalışan görevliler verilen mahkeme kararını yerine getirmekle yükümlüdür hükmüne göre, mahkeme kararını yerine getirmeyen memurun sorumluluğu nedir? Adaletin ve hukukun gereği olan mahkeme kararları, somut ve uygulanması zorunlu yaptırımlardır. Anayasa mahkemesince belirtilen koşullar arasında hukuk devleti ilkesi ve hukuka bağlı idare anlayışı nedeniyle, tüm kamu görevlileri bu koşula riayet etmek durumundadır.

Emsal Dava

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. maddesinin 4. fıkrası itibari ile “kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir” ibaresinde, Anayasa’ya aykırılık bulunduğu gerekçesine dayanarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.

Emsal Dava Sonucu

Anayasa mahkemesi tarafından incelenmiş ve iptal isteminin reddine karar verilmiştir. Yüksek mahkeme tarafından verilen reddin gerekçesi ise resmî gazetede yayımlanmıştır.

Emsal Gerekçeli Karar

Gerekçeli kararda iptali istenen hüküm ile idare ve mahkeme kararına kasıtlı suretle uymayan kamu görevlilerinin de sorumluluğu kabul ettiği vurgulanmıştır.

Gerekçeli karara göre;

Düzenleme ile kamu görevlilerinin mahkeme kararlarını uygulamama hususunda seçim hakkının olmadığı belirtilmiştir. Mahkeme kararlarını bilinçli ve kasten yerine getirmeyen kamu görevlileri suç işlemiş sayılmaktadır.

Bu durumda Anayasa’nın 138. maddesi 4. fıkrası uyarınca belirtilen kamu görevlilerinin mahkeme kararlarına karşı seçim hakkının olmadığı hususu Anayasa’nın 129. maddesinin 5. fıkrası kapsamındaki bu düzenlemede aykırılık oluşturmamaktadır.

İptali istenen fıkranın mahkeme kararlarını 30 gün içerisinde kasten yerine getirmeyen kamu görevlilerine karşın ilgilinin idareye ya da kararı kasıtlı olarak yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine tazminat davası açılabileceği öngörülmüştür.

1982 Anayasası ve Mahkeme Kararları Uygulamanın Önemi

1982 Anayasasının 2. maddesi uyarınca; Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.

Hukuk devleti olmanın gereği;

  • Vatandaşının hak ve özgürlüklerini teminat altına alır.
  • Bütün eylemlerinde ve işlemlerinde hukuka uygun olarak karar verir.
  • Bireyler herhangi bir haksızlık karşısında şikayet hakkına sahiptir.
  • Bireylerin hakkını bağımsız yargı organlarınca korur.
  • Mahkeme kararları; bireylerin yaşadığı haksızlıkların giderilmesi ve adalete olan inancını kaybetmemesi adına önem teşkil etmektedir.
  • Mahkeme kararlarına uymama eylemi, bireylerin haklarına ulaşamaması demektir.

Hukukun gereği olarak, mahkeme kararlarına uymamak bu nedenle ayrı bir suç kapsamında değerlendirilmektedir. Bu düzenleme ile bireylerin hakları anayasal teminat altına alınmıştır.

Mahkeme Kararlarına Uyulmaması Sonucu Dava Nerede Görülür?

1982 Anayasası 138 maddesinin son fıkrasında yer alan “yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” ibaresi ile düzenlenmiştir.

İdare ya da kamu görevlilerinin, mahkeme kararlarını eleştirmeye, tartışma konusu yapmaya, kararları yerine getirmemeye ilişkin bir hakkı olmadığı gibi bu kararları uygulamak zorunludur. Bu kararların herhangi bir sebeple, kasti olarak yerine getirilmemesi sonucu, söz konusu olan suç niteliği Asliye Ceza Mahkemesi huzurunda görülerek karara bağlanır.

Kamu Görevlilerinin Mahkeme Kararı ile Bağlılığı

Kamu görevlileri bağlı oldukları kurum gereği ve devlet memuru olmalarının verdiği bağlayıcılık ile mahkeme kararlarını yok sayamaz. Mahkeme kararları kesin ve bağlayıcıdır. Tüm mahkeme kararlarında olduğu gibi uyulması zorunlu aksi yönde davranılması halinde suç kapsamındadır.

İdarenin ve kamu görevlilerinin bu konuda hassas davranmaları ve üzerlerine düşen hukuki görevi yerine getirmeleri zorunludur. Hiçbir seçimlik hakkı bulunmayan, değiştirilmeyen ve emsal karardan anlaşılacağı üzere Anayasa’ya aykırılık teşkil etmeyen bir kanun maddesidir. Mahkeme kararlarının 30 günlük verilen sürede yerine getirilmemesi idare ve kamu görevlisi tazminata mahkûm edilir. Tazminat ve cezai yaptırımlar kamu görevlileri için olumsuz bir durumdur.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki sorularınız için Bizi Arayabilirsiniz: