İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı (Hilton Yanı) K: 2, D: 201 Çankaya - Konak / İzmir
tr

Cumhurbaşkanına hakaret Suçları / Davaları – İzmir Avukat

28.02.2021
219

Cumhurbaşkanına Hakaret Davaları

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmının Üçüncü Bölümünde yer alan TCK m. 299, Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlardan sayılmaktadır. Madde üç bentten oluşur, kısaca göz atmak gerekirse:

TCK m. 299/1:  Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Maddenin ilk bendi, suçun basit halini tanımlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına herhangi bir şekilde hakaret eden kişinin 1 yıldan 4 yıla kadar cezalandırılması öngörülmüştür. Suçun mağduru sadece cumhurbaşkanının kendisidir. Bununla birlikte suçun soruşturulmasına geçilmesi için mağdurun şikayeti aranmayacak, herhangi bir şekilde suçun öğrenilmesi yeterli olacaktır.

TCK m. 299/2: Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

Türk Ceza Kanununa göre alenen işleme kavramı, suçun yakın çevreden fazlasının görebileceği / duyabileceği yerlerde işlenmesi anlamına gelmektedir. Örnek vermek gerekirse, çekirdek ailesiyle birlikteyken cumhurbaşkanına hakaret eden kişi TCK m. 299/1 kapsamında yargılanacakken, kamuya açık alanda çok sayıda insanın duyabileceği şekilde suçu işleyen kişi ise TCK m. 299/2 kapsamında yargılanacak; verilecek ceza altıda bir oranında artırılacaktır. Sosyal medya üzerinden işlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçları da TCK m. 299/2 kapsamında değerlendirilir. Bu hususa aşağıda daha detaylı değineceğiz.

TCK m. 299/3: Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

Maddeyi değerlendirirken suçun şikayete tabi olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Suçun işlendiğini herhangi bir şekilde öğrenen Savcılık, soruşturmasını tamamladıktan sonra dava açılması için Adalet Bakanlığına başvurur. Adalet Bakanlığı bürokratlarınca izin verilmesi halinde ise şüpheli hakkında kamu davası açılır. Yine dikkat edilmesi gereken bir husus daha, iznin soruşturma evresi için değil kovuşturma evresi için gerekli olduğudur. Bir başka deyişle, şüphelinin ifadesinin alınması / gözaltına alınması gibi soruşturmaya evresinin tüm işlemleri yapılıp fezleke ortaya çıktıktan sonra Adalet Bakanlığından izin istenir. Bakanlık izin vermemesi halinde ise dava açılmasına yer olmadığı kararı verilir ve dosya işlemden kaldırılır.

Sosyal Medya Üzerinden Cumhurbaşkanına Hakaret

Sosyal medya üzerinden hakaret konusunu özel olarak ele almakta yarar görüyorum. Zira suça konu eylemler en çok Facebook, Twitter ve İnstagram gibi sosyal medya platformları üzerinden ortaya çıkmaktadır.

Öncelikle, suçun sosyal medya üzerinden  işlenmesi halinde paylaşım yapılan hesabın halka açık olup olmadığı gözetilmeksizin TCK m. 299/2 uygulanır. Yani bir başka deyişle, hesabın “gizli” hesap olması aleniyeti engellemeyecektir.

Bir başka önemli husus, suçun oluşması için içeriğin bizzat yargılanan kişi tarafından düzenlenmesi gerekmemektedir. Hakaret içeren paylaşımın retweet edilmesi ya da kendi hesabından paylaşılması suçun oluşumu için yeterlidir. Paylaşımı düzenleyen kişinin tespit edilip edilememesi de durumu değiştirmez, paylaşan kişilerin tespiti halinde soruşturma başlatılır.

Yine dikkat edilmesi gereken husus, bir başkası tarafından paylaşılan ve Cumhurbaşkanına hakaret içeren paylaşımın altında yorum olarak paylaşımı onaylayan / destekleyen yazılar da suçun oluşumu için yeterlidir. Bu hususun hukuken kabulü tarafımızca mümkün olmasa da uygulamayı doğru aktarmak mesleğimizin etiğinden doğmaktadır.

Cumhurbaşkanına Hakaret Davalarında Savunma ve Avukat Seçimi

Gerek yargılanan kişilerin gerek müdafi avukatların dikkat etmesi gereken ilk nokta, yapılan paylaşımın ya da söylenen sözün hakaret mi yoksa eleştiri mi olduğu ayrımını yapmak olmalıdır. Yargılanan kişilerin de avukat seçimlerinde bu hususun gözetilmesi, kanun maddesini eleştirmek yerine enerjisini sanığın hukuki durumunu nitelendirmeye ayıran avukatlarla çalışması lehine olacaktır. Zira maddenin Anayasaya uygunluğunun tartışılmasının ne yazık ki yargılanan kişiye katkısı olmamaktadır.

Kaldı ki, yine hakaret suçlarında dikkat edilmesi gereken “kamuya mal olmuş kişi” kavramının uygulamada Cumhurbaşkanına hakaret suçlarında dikkate alınmamasıdır. Yani basit hakaret suçlarında, kamuya mal olmuş (siyasetçiler, ünlüler, sporcular, femonenler vs.) kişilerin çok daha ağır eleştirileri kabul edilebilir görmesi beklenirken, Cumhurbaşkanına hakaret suçunda bu husus görmezden gelinmekte, basit hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu kanaatine varılması halinde soruşturma başlatılmaktadır. Dolayısıyla bu suç özelinde basit hakaretin koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi sanığın durumu için faydalı olan unsurdur.

Adli hayatımızın hiçbir döneminde Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanan bu kadar sayıda insan olmamıştır. AİHM ve benzeri uluslararası mahkemelerin her fırsatta değindiği eleştiri hakkının kutsallığı kavramının unutulmaması dileğimizle.

Av. Ramazan Sertan Safsöz

 

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki sorularınız için Bizi Arayabilirsiniz: