İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı, 35210 Konak/İzmir

Kanun yararına bozma dilekçe örneği

26.05.2023
1.828
Kanun yararına bozma dilekçe örneği

Kanun yararına bozma, ceza yargılamasında kesinleşmiş kararların dahi belirli şartlar altında denetlenebilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Uygulamada birçok kişi, bir karar kesinleştiğinde artık değiştirilemeyeceğini düşünür. Oysa ceza muhakemesi sistemi, açık hukuka aykırılıkların tamamen görmezden gelinmemesi için bazı istisnai mekanizmalar öngörmüştür.

Ceza yargılamasında temel amaç yalnızca uyuşmazlığı sonuçlandırmak değil, aynı zamanda maddi gerçeğe ve hukuka uygun bir sonuca ulaşmaktır. Bu nedenle bazı durumlarda, kesinleşmiş kararlar dahi hukuk düzeni bakımından sorun yaratabilir. İşte bu noktada olağanüstü kanun yolları devreye girer.

Kanun yararına bozma, tarafların bireysel menfaatinden çok hukuk düzeninin korunmasına hizmet eden bir denetim yoludur. Amaç, açık hukuka aykırılık içeren kararların emsal teşkil ederek sistematik hatalara yol açmasını önlemektir.

Bu yönüyle kanun yararına bozma, klasik kanun yollarından farklıdır. İstinaf ve temyiz yolları tarafların başvurusu üzerine işlerken, burada kamu yararı ve hukuki denetim ön plandadır.

Uygulamada özellikle şu soru sıkça sorulur: “Dosya kesinleştiyse artık hiçbir şey yapılamaz mı?” Cevap her zaman mutlak bir hayır değildir. Eğer karar ciddi bir hukuka aykırılık içeriyorsa, kanun yararına bozma gündeme gelebilir.

Kanun Yararına Bozma Nedir?

Kanun yararına bozma, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinde düzenlenen olağanüstü bir kanun yoludur. Bu yol, kesinleşmiş hâkimlik veya mahkeme kararlarında bulunan hukuka aykırılıkların giderilmesini amaçlar.

Buradaki temel fark şudur: Bu yol doğrudan tarafların talebiyle işleyen bir başvuru yolu değildir. Sistem, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden işler. Dolayısıyla klasik bir temyiz mekanizması gibi düşünülmemelidir.

Kanun yararına bozma yolunda asıl hedef, bireysel menfaatten ziyade hukukun doğru uygulanmasını sağlamaktır. Yani burada “adalet duygusu” kadar “hukuk düzeninin korunması” ön plandadır.

Örneğin bir mahkeme açıkça görevsiz olduğu hâlde hüküm kurmuşsa, savunma hakkı ciddi biçimde kısıtlanmışsa veya kanunun açık hükmüne aykırı bir karar verilmişse, bu tür hukuka aykırılıklar kanun yararına bozma konusu olabilir.

Ancak her hukuka aykırılık bu yolu açmaz. Aykırılığın belirgin, ciddi ve hukuki denetimi gerektirecek nitelikte olması gerekir.

Bu nedenle kanun yararına bozma, istisnai ve teknik bir denetim mekanizmasıdır. Her dosyada başvurulabilecek bir yol olarak görülmemelidir.

Hangi Kararlar Kanun Yararına Bozmaya Konu Olabilir?

Kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için ilk ve en önemli şart, ortada kesinleşmiş bir karar bulunmasıdır. Kesinleşmemiş kararlar bakımından zaten istinaf ve temyiz gibi olağan kanun yolları açıktır. Bu nedenle kanun yararına bozma, olağan yolların kapandığı noktada gündeme gelir.

Kesinleşme kavramı burada kritik rol oynar. Bir kararın kesinleşmiş sayılabilmesi için kanunda öngörülen olağan başvuru yollarının tüketilmiş veya süresinde kullanılmamış olması gerekir.

Örneğin istinaf veya temyiz süresi kaçırıldığında karar kesinleşir. Aynı şekilde bazı kararlar kanun gereği doğrudan kesin nitelikte olabilir. İşte bu tür durumlarda kanun yararına bozma teorik olarak mümkün hale gelir.

Kanun Yararına Bozmaya Konu Olabilecek Karar Türleri

Kanun yararına bozma yalnızca mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı değildir. Hâkimlik ve mahkeme kararlarının geniş bir kısmı bu yolun konusu olabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler şunlardır:

  • Görevli olmayan mahkemenin verdiği hükümler
  • Yetkisiz mahkemede görülen davalar
  • Kanuna açıkça aykırı verilen beraat veya mahkûmiyet kararları
  • Savunma hakkı kısıtlanarak verilen hükümler
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında yapılan açık hatalar
  • İnfazı etkileyen hukuka aykırı kararlar

Bu örneklerin ortak noktası, hukuka aykırılığın ciddi ve belirgin olmasıdır. Basit yorum farkları veya takdir yetkisi kapsamında kalan hususlar genellikle bu yolun konusu yapılmaz.

İstinaf ve Temyizden Geçmeden Kesinleşen Kararlar

Uygulamada birçok dosya, tarafların kanun yollarına başvurmaması nedeniyle kesinleşmektedir. Özellikle kısa süreli hapis cezaları veya adli para cezalarında bu durum sık görülür.

Ancak sürenin kaçırılmış olması, karardaki hukuka aykırılığın tamamen denetimsiz kalacağı anlamına gelmez. Eğer karar hukuk düzenini ilgilendiren açık bir hata içeriyorsa, kanun yararına bozma gündeme gelebilir.

Bu yol, tarafın kendi ihmallerini telafi mekanizması değildir. Amaç bireysel hata düzeltmekten çok hukukun doğru uygulanmasını sağlamaktır.

Her Hukuka Aykırılık Kanun Yararına Bozma Sebebi midir?

Hayır. Her hukuka aykırılık bu yolun konusu olmaz. Aykırılığın belirgin ve ciddi olması gerekir.

Örneğin hâkimin delil takdirine ilişkin değerlendirmesi genellikle kanun yararına bozma sebebi sayılmaz. Çünkü bu alan yargısal takdir kapsamındadır.

Buna karşılık açık görev hatası, savunma hakkının kullandırılmaması veya kanunun emredici hükmüne aykırı kararlar daha güçlü bir zemin oluşturur.

Bu nedenle kanun yararına bozma, sıradan bir denetim yolu değil; hukuki sistemdeki bariz hataları düzeltmeye yönelik istisnai bir mekanizmadır.

Kesinleşmiş Karar Kavramının Önemi

Kesinleşmiş karar, hukuki güvenlik açısından önemlidir. Yargı kararlarının belirli bir noktada sona ermesi gerekir. Aksi halde hukuki istikrar sağlanamaz.

Kanun yararına bozma bu dengeyi tamamen bozmaz. Sadece ciddi hukuka aykırılıklar bakımından sınırlı bir denetim sağlar.

Bu yönüyle sistem, hem hukuki güvenliği hem de hukuka uygunluğu birlikte korumayı amaçlar.

Kanun Yararına Bozma Yoluna Kimler Başvurabilir?

Kanun yararına bozma kurumunun en çok yanlış anlaşılan yönlerinden biri, başvuru usulüdür. Bu yol klasik kanun yollarından farklıdır. Tarafların doğrudan Yargıtay’a başvurabildiği bir sistem değildir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesine göre bu süreç, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden işler. Yani sistem kamu otoriteleri aracılığıyla yürütülen bir hukuki denetim mekanizmasıdır.

Taraflar Doğrudan Başvurabilir mi?

Şüpheli, sanık, katılan veya müdafi doğrudan kanun yararına bozma yoluna başvuramaz. Bu önemli bir ayrımdır. Çünkü bu yol bireysel başvuru mekanizması olarak düzenlenmemiştir.

Ancak bu, tarafların hiçbir rolü olmadığı anlamına gelmez. Uygulamada avukatlar, Adalet Bakanlığı’na başvurarak dosyadaki hukuka aykırılıkların incelenmesini talep edebilir.

Bu başvuru bir “talep” niteliğindedir. Nihai değerlendirme Bakanlık tarafından yapılır.

Adalet Bakanlığı’nın Rolü

Adalet Bakanlığı, kesinleşmiş kararları hukuka uygunluk bakımından inceleyebilir. Eğer ciddi bir hukuka aykırılık görürse, dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderir.

Bu aşama filtre görevi görür. Her talep Yargıtay’a taşınmaz. Bakanlık, yalnızca hukuki denetimi gerekli gördüğü dosyaları iletir.

Dolayısıyla dilekçede hukuka aykırılığın net ve teknik biçimde ortaya konulması önemlidir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Süreci

Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca incelenir. Başsavcılık uygun görürse Yargıtay ilgili ceza dairesinden kanun yararına bozma talep eder.

Son değerlendirme Yargıtay ceza dairesine aittir. Yargıtay, hukuka aykırılığı yerinde görürse bozma kararı verebilir.

Bu süreç gösterir ki kanun yararına bozma çok katmanlı bir denetim mekanizmasıdır.

Kanun Yararına Bozma Süreci Nasıl İşler?

Süreç genel hatlarıyla şu şekilde ilerler:

  • Kesinleşmiş bir karar bulunur.
  • Hukuka aykırılık tespit edilir.
  • Adalet Bakanlığı’na başvuru yapılır.
  • Bakanlık inceleme yapar.
  • Uygun görülürse dosya Yargıtay’a gönderilir.
  • Yargıtay bozma verip vermemeye karar verir.

Bu süreç zaman alabilir. Çünkü olağanüstü kanun yolu niteliğindedir ve her dosyada işletilmez.

Avukatın Rolü ve Dilekçe Stratejisi

Kanun yararına bozma teknik bir alandır. Dilekçenin etkili olabilmesi için hukuka aykırılığın doğru kategorize edilmesi gerekir.

Başarılı dilekçelerde genellikle şu yapı görülür:

  • Kararın kısa özeti
  • Kesinleşme durumu
  • Açık hukuka aykırılığın gösterilmesi
  • CMK ve içtihat dayanakları
  • Hukuk düzeni açısından önem vurgusu

“Karar adil değil” şeklindeki anlatımlar yeterli olmaz. Teknik hukuka aykırılık ortaya konmalıdır.

Örneğin görevli olmayan mahkemenin hüküm kurması, savunma hakkının fiilen kullandırılmaması veya kanunun açık hükmüne rağmen yanlış yaptırım uygulanması güçlü argümanlar oluşturur.

Bu nedenle dilekçenin, temyiz dilekçesi gibi değil; hukuki denetim talebi gibi yazılması gerekir.

Doğru dosyada ve doğru gerekçelerle hazırlandığında kanun yararına bozma başvuruları etkili sonuç doğurabilir. Ancak her dosyada beklenti yaratmak doğru değildir.

Kanun Yararına Bozma Kararının Sonuçları

Kanun yararına bozma kararının sonuçları, klasik temyiz bozmasından farklıdır. Çünkü burada amaç tarafların bireysel menfaatinden çok hukuk düzeninin korunmasıdır. Bu nedenle bozmanın etkisi sınırlı olabilir.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Kanun yararına bozma her zaman sanık lehine doğrudan sonuç doğurmaz. Yargıtay, hukuka aykırılığı tespit ettiğinde bozma kararı verebilir; ancak bu bozma, hükmün tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir.

Sanık Lehine Sonuç Doğuran Haller

Eğer bozma kararı sanığın lehine bir hukuka aykırılığa dayanıyorsa, yeniden yargılama gündeme gelebilir. Özellikle yanlış yaptırım uygulanması, hukuka aykırı mahkûmiyet veya savunma hakkının ciddi biçimde kısıtlanması gibi durumlarda bu ihtimal güçlenir.

Örneğin görevli olmayan mahkemenin verdiği bir mahkûmiyet hükmü kanun yararına bozulduğunda, yeniden yargılama yolu açılabilir.

Aleyhe Sonuç Doğurur mu?

Kanun yararına bozma kural olarak sanık aleyhine sonuç doğurmaz. Çünkü bu yol, sanığın durumunu ağırlaştırmak için kullanılmaz. Amaç hukuki denetimdir, cezayı artırmak değildir.

Bu yönüyle sistem, hukuki güvenliği koruyan bir denge kurar.

Yeniden Yargılama Meselesi

Her bozma kararı otomatik olarak yeniden yargılama anlamına gelmez. Yargıtay kararının niteliği belirleyicidir. Bazı durumlarda bozma yalnızca hukuka aykırılığın tespitiyle sınırlı kalabilir.

Bu nedenle başvuru yapılırken beklentinin doğru kurulması önemlidir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Kanun yararına bozma başvurularında en sık yapılan hata, bu yolun temyiz gibi düşünülmesidir. Oysa burada delil tartışması değil, hukuka uygunluk denetimi yapılır.

Uygulamada sık görülen hatalar şunlardır:

  • Dilekçeyi temyiz dilekçesi gibi yazmak
  • Somut hukuka aykırılık göstermemek
  • Genel adalet ve hakkaniyet vurgusuyla yetinmek
  • Her dosyada bu yola başvurulabileceğini düşünmek
  • Gerçekçi olmayan beklenti oluşturmak

Başarılı başvurular genellikle dar, teknik ve net hukuka aykırılıklara odaklanır.

Kanun Yararına Bozma Neden İstisnai Bir Yoldur?

Ceza yargılamasında hukuki güvenlik esastır. Kararların belirli bir noktada kesinleşmesi gerekir. Aksi hâlde yargı sistemi sürekli belirsizlik üretir.

Kanun yararına bozma, bu güvenliği tamamen ortadan kaldırmaz. Sadece açık hukuka aykırılık içeren istisnai dosyalar için sınırlı bir denetim sağlar.

Bu nedenle her hukuki uyuşmazlıkta başvurulabilecek bir yol değildir. Ancak doğru dosyada, doğru gerekçeyle etkili olabilir.

Kanun yararına bozma, ceza muhakemesinde hukuka uygunluğun korunmasına hizmet eden önemli bir mekanizmadır. Bu yol sayesinde ciddi hukuka aykırılıklar tamamen denetimsiz kalmaz.

Ancak bu mekanizmanın olağanüstü niteliği unutulmamalıdır. Başvurular teknik, gerekçeli ve gerçekçi olmalıdır.

Uygulamada bu sürecin çoğu zaman profesyonel hukuki değerlendirme gerektirdiği görülmektedir. Çünkü hukuka aykırılığın doğru tanımlanması sonucu doğrudan etkiler.

ADALET BAKANLIĞI CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
Gönderilmek Üzere

ANKARA CUMHURİYET BASAVCILIĞINA
Gönderilmek Üzere
ANKARA 8. SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

                                                                 İNFAZIN DURDURULMASI TALEPLİDİR.

Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliği
Dosya No: 13.12.2019 tarih 2019/8595 D. İş 

Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği
Dosya No: 24.12.2019 tarih 2019/9751 D. İş 

KANUN YARARINA BOZMA
İSTEMİNDE BULUNAN    :
(Buraya itirazda bulunanın ismi) (TCKN: TC kimlik numarası)
(Buraya itirazda bulunanun adresi)

VEKİLİ                               : Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ

KONU                                : Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/??? D. İş sayılı dosyası ile bu kararı kesinleştiren Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin ??.??.2019 tarih ve 2019/???D. İş sayılı kararının kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulması ve yargılama sonuçlanıncaya kadar infazın durdurulması talebidir.
AÇIKLAMALAR                 : 

Tarım ve Orman Bakanlığı IX. Bölge Müdürlüğü Ankara Şube Müdürlüğü 09.10.2019 tarihli ve B.23.0.4.BLG.0.09.06.445/?? sayılı cezai işlem ile müvekkilin 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunun 14. maddesinin (I) bendinde yer alan hükmün ihlal edildiği gerekçesiyle aynı Kanun’un 28. maddesi (k) fıkrası uyarınca 15.604,00.-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar  verilmiştir.

Tarım ve Orman Bakanlığı IX. Bölge Müdürlüğü Ankara Şube Müdürlüğünce verilen işbu kararın iptali için tarafımızca yapılan başvurunun Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin ??.??.2019 tarih ve 2019/??D. İş sayılı kararıyla reddine kararı verilmiştir. Herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin verilen ret kararına karşı itiraz edilmiş, itiraz üzerine inceleme yapan Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği ??.2019 tarih ve 2019/??D. İş sayılı kararıyla yine hiçbir gerekçe göstermeksizin itirazın reddine karar vermiş ve karar bu haliyle kesinleşmiştir. Hukuka ve usule aykırı şekilde tesis edilmiş olan işbu kararın bozulması gerekmektedir. Şöyle ki;

1- Müvekkilin Pitbull ırkına mensup iki adet köpek sahibi olduğu, bu sebeple de 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14/(I) maddesine aykırı davrandığı iddia edilmektedir.

5199 sayılı Kanun’un yasaklar başlığı altında düzenlenen 14/(I) maddesinde; “Pitbull Terrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek” ifadesi yer almaktadır.

Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki; müvekkil iki adet köpeğe sahip olmakla beraber, bu köpeklerin cinsleri pitbull değildir. Müvekkilin sahip olduğu bu köpekler, henüz yavruyken sıcak bir yuvada yaşamalarını sağlamak adına sokaktan sahiplenmiş olduğu ve “sokak köpeği” olarak adlandırılan melez ırka sahip köpeklerdir.

Müvekkilin Pitbull ırkında iki adet köpeği olduğu iddiasıyla para cezası kesmiş olan Tarım ve Orman Bakanlığı IX. Bölge Müdürlüğü Ankara Şube Müdürlüğünün köpeklerin Pitbull ırkına haiz olduğu yönündeki görüşünü tam olarak hangi araştırma ve inceleme sonucunda elde etmiş olduğu muammadır. Kaldı ki bu tarz şüpheli durumlarda köpek ırklarının tespiti uzmanlık gerektirmektedir. Müvekkilin sokaktan sahiplenmiş olduğu bu iki köpeğin Pitbull ırkına mensup olduğu iddiasında olan İdarenin en azından alanında uzman kişilerce yaptırmış olduğu “Kinolog Raporu” ile işbu iddiasını ispatlaması gerekirdi. Ancak ne yazık ki İdarece, sadece görgü ve duyuma dayalı olarak ceza kesmekle yetinilmiş, hiçbir araştırma ve inceleme yapılmamış; köpeklere de el konulmamıştır.

2- İdarece, müvekkil hakkında hiçbir araştırma ve inceleme olmaksızın, salt soyut bir iddiadan ibaret olarak kesilen işbu para cezasına karşı itirazda bulunulmuş ve en azından yargı mercilerince gerekli araştırma ve incelemenin yapılması umuduyla konu Sulh Ceza Hakimliklerine intikal ettirilmiştir. İtirazımız üzerince inceleme yapan Ankara 8. Sulh Ceza Hakimli6ği 2019/??D. İş sayılı dosyasıyla; İdarenin savunmasını aldığını ve kararın hukuka uygun olduğunu gerekçe göstermiş, başvurunun reddine karar vermiştir.

İDARE TARAFINDAN VERİLMİŞ OLAN SAVUNMA DİLEKÇESİ TARAFIMIZA TEBLİĞ EDİLMEMİŞTİR. BUNUNLA BİRLİKTE KARARDA HİÇBİR GEREKÇE DE GÖSTERİLMEMİŞ, SALT İDARENİN İŞLEMİNİN HUKUKA UYGUN OLDUĞU BİLDİRMEKLE YETİNİLMİŞTİR.

Öyle ki her ne kadar kararın altında itiraz mercii (Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi) gösterilmiş olsa da, talebimizin hangi gerekçelerle reddedildiği kararda belirtilmediğinden, karara esaslı şekilde itiraz edebilme yolu da engellenmiştir.

Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğince verilen karara itirazımız üzerine inceleme yapan Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği ise yine hiçbir gerekçe gösterilmeden, itiraza konu kararda bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek talebin reddine karar vermiştir. Böylelikle usul ve yasaya aykırı olan işbu hüküm bu haliyle kesinleşmiştir.

3- Öte yandan hukuka aykırı şekilde verilmiş işbu karar, kanunun açık hükmüne de aykırılık teşkil etmektedir. Her ne kadar müvekkilin henüz yavruyken sahiplenmiş olduğu köpekler Pitbull cinsinde olmasa da, bir an için bu köpeklerin Pitbull ırkına mensup olduğu düşünülseydi dahi yine müvekkile kesilen para cezasında hiçbir hukuki isabet bulunmayacaktı. Nitekim 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14/(I) maddesinde Pitbull vb cinslerdeki köpeklerin sahiplenilmesi değil “SAHİPLENDİRİLMESİ” yasaklanmıştır.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 1. maddesinde de belirtildiği üzere; “Bu Kanunun amacı, hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.”

Yine 5199 sayılı Kanunun 4/d maddesinde; “Hiçbir maddî kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insanî ve vicdanî sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu Kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esastır.” denilerek sahipsiz hayvanların sahiplenilmesine da kanun metninde yer verilmiştir.

BÖYLELİKLE; AMACI HAYVANLARIN KORUNMASI VE RAHAT ŞEKİLDE YAŞAMALARININ SAĞLANMASI OLAN, SAHİPSİZ HAYVANLARIN BU AMAÇLA SAHİPLENİLMESİNİ DÜZENLEYENEN 5199 SAYILI KANUNA DAYANARAK; SALT BİR KÖPEĞİN SAHİPLENİLMİŞ OLDUĞU GEREKÇESİYLE PARA CEZASI KESİLMESİ KANUNUN AÇIK MADDESİNE AYKIRI OLDUĞU GİBİ KANUNUN AMACIYLA DA HİÇBİR ŞEKİLDE BAĞDAŞMAMAKTADIR.

5199 sayılı Kanunun 14. maddesinde bazı hayvanların “SAHİPLENDİRİLMESİ”nin yasaklanmış olması kanunun hayvanların korunması, hayvanların ticari amaçlara alet edilmesinin önlenmesi amacıyla ilgilidir. İşbu maddenin geniş yorumlanarak bu hayvanların “SAHİPLENİLMESİ” de yasaktır şeklinde işlem yapılması hayvanların korunmasına ve rahat şekilde yaşamalarının sağlanmasına aykırılık teşkil etmiştir.

4- Kanunun amacına göre yorumlanmasının yanı sıra, lafzi yorum yapılması halinde de yine İdarece kesilen para cezasının hukuka aykırı olduğu görülecektir. Nitekim Türk Dil Kurumu Sözlüğünde sahiplenmek; “bir şeye sahip çıkmak” olarak tanımlanırken sahiplendirme; “sahiplenme işini yaptırmak” şeklinde tanımlanmıştır.

5- Telafisi mümkün olmayan zararları engellemek için infazın tedbiren durdurulması gerekmektedir. Somut olayda açıkça kanuna aykırı şekilde para cezası kesilmiştir. Görülen yargılama neticesinde işbu hukuka aykırı kararın kaldırılacağı / bozulacağı kuvvetle muhtemeldir. Sulh Ceza Hakimliğince verilen karar kanuna açıkça aykırı olduğundan; telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşılaşmamak amacıyla müvekkil adına kesilmiş olan para cezasının infazının yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasını talep ediyoruz.

SONUÇ VE İSTEM    :  Yukarıda arz ve izah edildiği üzere, hukuka açıkça aykırı olan Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/??? D. İş sayılı kararının bozulması amacıyla KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİYLE YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA BAŞVURULMASINI, yargılama sonuçlanıncaya kadar İNFAZIN TEDBİREN DURDURULMASINI saygılarımızla talep ederiz.31.01.2020

 İstemde Bulunan (Buraya isim)
Vekili
Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ

(*e-İmzalıdır.)


Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki konular somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Ayrıca mevzuat ve yargı uygulamaları zaman içinde değişebilmektedir. Bu nedenle burada yer alan açıklamalar profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata başvurmanız önerilir.

5/5 - (1 vote)
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.
Whatsapp
Safsöz Hukuk Bürosu
Safsöz Hukuk Bürosu
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1