Çocukla kişisel ilişki, boşanma veya ayrılık sonrası en hassas hukuki konulardan biridir. Toplumda çoğu zaman “velayet kimdeyse çocuk ondadır” düşüncesi hâkimdir. Oysa hukuk sistemi, çocuğun anne ve babasıyla bağını mümkün olduğunca korumayı amaçlar.
Bu nedenle velayet bir ebeveyne verilse bile, diğer ebeveynin çocukla bağ kurma hakkı tamamen ortadan kalkmaz. Kanun, çocuğun her iki ebeveyniyle de ilişki kurmasının gelişimi açısından önemli olduğunu kabul eder.
Burada kritik nokta şudur: Kişisel ilişki yalnızca ebeveynin hakkı değildir. Aynı zamanda çocuğun da hakkıdır. Mahkemeler karar verirken yetişkinlerin çekişmesine değil, çocuğun yararına odaklanır.
Çocukla kişisel ilişki nedir?
Çocukla kişisel ilişki, velayet kendisinde olmayan ebeveynin çocukla belirli gün ve saatlerde görüşebilmesini ifade eder. Bu ilişki; görüşme, birlikte vakit geçirme, tatil dönemlerinde kalma ve iletişim kurma gibi farklı biçimlerde gerçekleşebilir.
Kişisel ilişki, çocuğun ebeveyniyle bağını sürdürmesini sağlar. Bu bağın kopması, çocuğun duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hukuk sistemi, ebeveyn–çocuk bağını korumayı hedefler.
Örnek: Velayet anneye verilmiş olsa bile baba belirli hafta sonlarında çocukla görüşebilir.
Örnek: Okul tatillerinde çocuk belirli sürelerle diğer ebeveynde kalabilir.
Bu düzenlemeler her aile için aynı değildir. Mahkeme, somut koşullara göre karar verir.
Hangi ebeveyn kişisel ilişki kurar?
Kural olarak kişisel ilişki hakkı, velayet kendisine verilmeyen ebeveyne tanınır. Ancak bu, velayet sahibi ebeveynin çocukla sınırsız yetkiye sahip olduğu anlamına gelmez.
Mahkeme kararlarında temel ilke, çocuğun her iki ebeveyniyle de bağını korumasıdır. Ebeveynler arasındaki sorunlar, çocuğun ebeveynlerinden birini tamamen kaybetmesine gerekçe yapılmaz.
Örnek: Anne ve baba arasında ciddi geçimsizlik olsa bile, bu durum çocuğun ebeveyniyle görüşmesini otomatik olarak engellemez.
Ortak velayet uygulamasında ise her iki ebeveyn de zaten velayet hakkına sahiptir. Bu durumda kişisel ilişki düzeni daha esnek biçimde kurulabilir.
Ayrıca çocuk evlilik içinde veya dışında doğmuş olabilir. Bu durum kişisel ilişki hakkını ortadan kaldırmaz. Soybağı kurulmuşsa ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı vardır.
Mahkeme çocukla kişisel ilişkiyi nasıl belirler?
Çocukla kişisel ilişki düzenlenirken mahkemenin pusulası tek bir kavramdır: çocuğun üstün yararı. Bu ilke; anne–babanın taleplerinden, kırgınlıklarından ve boşanmadaki kusur tartışmalarından daha önde gelir. Yargıtay da kişisel ilişki kurulurken esas alınacak ölçütün çocuğun üstün yararı olduğunu, anne-babanın yararının ise ancak bu sınırlar içinde dikkate alınabileceğini vurgular.
Anayasa Mahkemesi ise ebeveyn–çocuk bağının boşanma ile bitmediğini; kamu makamlarının aile ilişkilerinin sürdürülebilirliği için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu ve her somut olayda çocuğun üstün yararı ile ebeveynin aile hayatına saygı hakkı arasında adil bir denge kurulması gerektiğini açık biçimde ifade eder.
Mahkemenin baktığı ana başlıklar
Yaş ve gelişim dönemi en belirleyici faktörlerden biridir. Çok küçük yaştaki çocuklarda uzun ve sık yatılı düzenler her zaman uygun bulunmayabilir.
Örnek: 2 yaşındaki bir çocuk için “her hafta sonu” düzeni, hem çocuğun rutinini hem velayeti kullanan ebeveynin bakım düzenini zorlayabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu yaş grubunda her hafta sonu kişisel ilişki kurulmasının çocuğun üstün yararına uygun olmayabileceğine işaret eden kararlarıyla uygulamaya yön vermektedir.
Eğitim ve günlük yaşam düzeni dikkate alınır. Okul saati, kurs, sağlık kontrolleri, uyku düzeni gibi başlıklar “takvim”i doğrudan etkiler.
Tarafların yaşam koşulları önemlidir: şehirler arası mesafe, çalışma saatleri, ev ortamı, çocuğun güvenliği ve bakım kapasitesi gibi.
Çocuğun görüşü, idrak çağındaysa mutlaka önem kazanır. Yargıtay, idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınmasını ve bu görüşe gereken ağırlığın verilmesini; uluslararası metinlerle uyumlu şekilde vurgular.
Yalnız burada bir hassas çizgi var: Çocuğun beyanının yönlendirilmiş olup olmadığı da araştırılır. Bu nedenle mahkeme, sosyal inceleme raporları ve uzman değerlendirmeleriyle beyanın sağlıklı olup olmadığını test eder. Uygulamada bu mesele, özellikle çekişmenin yüksek olduğu dosyalarda belirginleşir.
Sosyal inceleme raporu ve uzman değerlendirmesi
Kişisel ilişki “kâğıt üzerindeki takvim” değildir; çocuğun psikolojisiyle uyumlu olmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir kararında, baba ile çocuk arasında kurulacak kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmayacağının, özellikle yatılı ilişki yönünden, gerektiğinde çocuk psikiyatrisi uzmanı tarafından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Örnek: Dosyada birden fazla sosyal inceleme raporu olsa bile, raporlar “yatılı kişisel ilişki çocuğa uygun mu?” sorusunu bilimsel ve yeterli şekilde yanıtlamıyorsa mahkeme/üst mahkeme ek inceleme isteyebilir.
Kişisel ilişki gün ve saatleri nasıl şekillenir?
Kişisel ilişki düzeni “tek tip” değildir. Mahkemeler, çocuğun yaşına ve somut koşullara göre farklı modeller kurar. Uygulamada en yaygın olanlar şunlardır:
Hafta sonu düzeni
Genellikle ayın belirli hafta sonları, cumartesi sabah başlayıp pazar akşam bitecek şekilde düzenlenir. Ancak her hafta sonu kişisel ilişki, bazı dosyalarda uygun bulunmayabilir.
Örnek: Velayet görevini fiilen yürüten ebeveyni “her hafta sonu eve bağlı” hale getiren düzenler, çocuğun rutinini de sarsabilir. Yargıtay içtihatlarında bu risk özellikle vurgulanır ve her hafta sonu yerine ayın belirli hafta sonlarının tercih edilmesi gerektiği yönünde bozma gerekçeleri görülür.
Bayram ve özel günler
Dini bayramlar, milli bayramlar, anneler/babalar günü gibi günler için ayrıca düzenleme yapılabilir. Burada amaç, çocuğun “önemli günleri” her iki ebeveynle de yaşayabilmesidir.
Örnek: Bayramın ilk iki günü bir ebeveynde, sonraki iki günü diğer ebeveynde olacak şekilde dönüşümlü plan yapılabilir.
Yarıyıl ve yaz tatili paylaşımı
Okulların kapalı olduğu dönemler, “blok” görüşmeler için daha elverişlidir. Özellikle şehirler arası mesafe varsa, hafta sonu yerine tatil dönemlerinde daha uzun ama daha seyrek görüşme planı yapılabilir.
Örnek: Yaz tatilinde 2–3 haftalık bir dönem, karşı ebeveyne bırakılabilir. Bu tür düzenler yapılırken çocuğun yaşı ve ayrılık toleransı ayrıca değerlendirilir.
Şehir/ülke farklıysa plan nasıl kurulur?
Mesafe arttıkça “sık görüşme” zorlaşır. Bu durumda daha uzun tatil blokları ve ara dönemlerde çevrim içi iletişim (görüntülü konuşma gibi) destekleyici bir araç olarak kullanılabilir.
Buradaki kritik nokta, düzenin kağıt üzerinde kalmamasıdır. Anayasa Mahkemesi, kişisel ilişki kararlarının fiilen uygulanabilmesi için kamu makamlarının etkili hareket etmesi gerektiğini; kararların infazında yaşanan aksaklıkların aile hayatına saygı hakkı bakımından sorun doğurabildiğini çeşitli kararlarında ortaya koymuştur.
Kişisel ilişki engellenirse ne olur?
Çocukla kişisel ilişki kâğıt üstünde kalıp fiilen kurulamıyorsa, hukuken “karar var ama uygulanmıyor” sorunu ortaya çıkar. Uygulamada en sık görülen senaryo, velayet kendisinde olan ebeveynin teslim saatinde çocuğu getirmemesi veya çeşitli gerekçelerle görüşmeyi sürekli aksatmasıdır.
Bu noktada bilinmesi gereken ilk şey şudur: Kişisel ilişki kararlarının uygulanması, uzun süre “icra” üzerinden yürütülen bir yöntemle anılıyordu. Yeni sistemde ise çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi özel bir usule bağlandı ve Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen teslim/ görüşme merkezleri üzerinden uygulanabilir hale getirildi.
Başvuru nereye yapılır?
Mahkeme kararı varsa, hak sahibi ebeveyn (veya avukatı) ilgili müdürlüğe başvurarak kararın yerine getirilmesini isteyebilir. Başvuruda çoğu zaman başvuru dilekçesi ve kişisel ilişki/velayet kararının sunulması yeterlidir; karar hükme dayanıyorsa kesinleşme kontrolü de gündeme gelebilir.
Örnek: Kararda “ayın 1. ve 3. hafta sonu” yazmasına rağmen çocuk her seferinde teslim edilmezse, hak sahibi ebeveyn müdürlüğe başvurup uygulamayı başlatabilir.
Teslim/ görüşme nerede yapılır?
Uygulamada görüşmeler ve teslim işlemleri, belirlenen çocuk görüşme merkezleri ve teslim mekânları üzerinden yürütülür. Bu merkezlerde güvenlik tedbirleri ve süreç kaydı gibi teknik önlemler de planlanır.
Örnek: Tarafların yüz yüze gelmesinin riskli olduğu dosyalarda, teslim ve iade işlemleri zaman aralığı ayarlanarak, taraflar karşı karşıya getirilmeden yapılabilir.
Gün-saat değişir mi?
Mahkeme kararında gün ve saat belirlenmişse, uygulamada teslim genellikle o gün ve saatte yapılır. Kişisel ilişki gün-saatinin “idari olarak” keyfi biçimde değiştirilmesi beklenen bir yöntem değildir; değişiklik gerekiyorsa dosyanın mahkeme boyutu gündeme gelir.
Örnek: Kararda “pazar 18.00 iade” yazarken sürekli “pazartesi sabah bırakırım” denmesi, kararın uygulanmasını fiilen sabote eder. Bu durumda sistem, emre aykırılığı tespit edip bir sonraki adıma geçebilir.
İlk aykırılıkta ne olur?
Uygulamada amaç, cezalandırmadan önce çocuğun zarar görmesini önleyecek bir düzen kurmaktır. Bu nedenle ilk aykırılıklarda danışmanlık tedbiri gibi önlemler devreye girebilir. Müdürlük, teslim emrine ilk aykırılıkta aile mahkemesinden yükümlü hakkında danışmanlık tedbiri talep edebilir.
Örnek: Çocuk her görüşme gününde “gitmek istemiyorum” diyorsa, bunun gerçek bir kaygı mı yoksa yönlendirme mi olduğu uzmanlarca değerlendirilebilir; gerekirse danışmanlık tedbiriyle süreç stabilize edilir.
Israrla engellenirse yaptırım var mı?
Evet. Kişisel ilişki kararının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edilmesi veya emrin yerine getirilmesinin engellenmesi hâlinde, şikâyet üzerine disiplin hapsi gündeme gelebilir. Bu sistem, “çocuk teslimi” ile “çocukla kişisel ilişki” arasında yaptırım süresi bakımından da ayrım yapar.
Doktrinde de açıklandığı üzere; çocukla kişisel ilişki bakımından teslim emrine aykırılık veya engelleme hâlinde, “bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine” üç günden on güne kadar disiplin hapsi öngörülür.
Örnek: Karar var, merkez belirli, saat belirli. Buna rağmen yükümlü ebeveyn çocuğu getirmiyor ve “bugün de yok” diyerek görüşmeyi engelliyorsa; tutanak ve süreç kayıtlarıyla birlikte şikâyet mekanizması çalıştırılabilir.
Önemli ayrıntı: Yaptırım mekanizması bakımından, yalnız “başvuru yapmak” her zaman tek başına yeterli görülmeyebilir; mevzuatta teslim emrine aykırılık şartı vurgulanır.
Masraflar kime yüklenir?
Sürecin işlemesi için yapılan masrafların (avukatlık ücreti hariç) Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığı; teslim mekânlarının oluşturulması ve güvenliği gibi alanlarda kamu kurumlarının da destek yükümlülüğü bulunduğu belirtilir.
Kamu makamları “etkili” hareket etmezse ne olur?
Kişisel ilişki kararı olmasına rağmen uzun süre fiilen ilişki kurulamaz ve caydırıcı/etkili önlemler alınmazsa, bu durum yalnız aile hukuku sorunu olarak kalmayabilir. Anayasa Mahkemesi, mahkeme kararlarına rağmen kişisel ilişkinin tesis edilememesi ve bu konuda caydırıcı önlemler alınmaması iddiasını aile hayatına saygı hakkı çerçevesinde inceleyip ihlal sonucuna varabildiğini gösteren bir karara sahiptir.
Çocuğun görüşmeye gitmek istememesi durumu
Çocukla kişisel ilişki dosyalarında en hassas başlıklardan biri, çocuğun görüşmeye gitmek istemediğini söylemesidir. Uygulamada bu beyan, tek başına belirleyici kabul edilmez. Mahkeme, çocuğun yaşı, olgunluğu ve bu isteğin arka planını birlikte değerlendirir.
Temel yaklaşım şudur: Çocuğun beyanı önemlidir; ancak bu beyanın özgür iradeye mi yoksa yönlendirmeye mi dayandığı araştırılır.
Yaş ve idrak düzeyi
Çocuğun yaşı ve psikososyal gelişimi, beyanının ağırlığını etkiler. İdrak çağındaki çocukların görüşleri dikkate alınır; fakat tek başına sonucu belirlemez.
Örnek: 5 yaşındaki bir çocuğun “gitmek istemiyorum” demesi çoğu zaman bağlanma, rutin değişikliği veya anlık duygularla ilgili olabilir.
Örnek: 13–14 yaşındaki bir çocuğun gerekçeli ve tutarlı beyanı ise daha ciddi biçimde değerlendirilir.
Yargıtay uygulamasında, idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması gerektiği; ancak bu görüşün çocuğun üstün yararıyla birlikte tartılması gerektiği vurgulanır.
Yönlendirme (manipülasyon) ihtimali
Çekişmeli boşanmalarda ebeveynlerden birinin çocuğu bilinçli ya da bilinçsiz şekilde yönlendirmesi görülebilir. Bu durum, kişisel ilişki düzenini zedeler.
Örnek: “Baban seni sevmiyor”, “Annen yüzünden ayrıldık” gibi söylemler çocuğun algısını etkileyebilir.
Örnek: Görüşme günü özellikle cazip etkinlikler planlayarak çocuğu gitmekten vazgeçirmek de dolaylı yönlendirme sayılabilir.
Mahkemeler bu tür ihtimallerde sosyal inceleme raporları ve uzman görüşlerinden yararlanır.
Kişisel ilişki sınırlandırılabilir mi?
Evet. Kişisel ilişki mutlak bir hak değildir. Çocuğun güvenliği ve psikolojik sağlığı risk altındaysa sınırlandırma veya geçici kaldırma gündeme gelebilir.
Şiddet ve istismar iddiaları
Fiziksel, duygusal veya cinsel istismar iddiaları ciddiyetle incelenir. Bu tür iddialar varsa mahkeme, öncelikle çocuğun güvenliğini sağlar.
Örnek: Şiddet iddiası bulunan dosyalarda kişisel ilişki geçici olarak durdurulabilir veya refakatli hale getirilebilir.
Örnek: Devam eden ceza soruşturması, kişisel ilişki düzenini etkileyebilir.
Bağımlılık ve riskli yaşam tarzı
Alkol veya madde bağımlılığı, çocuğun güvenliği açısından risk oluşturuyorsa kişisel ilişki daraltılabilir.
Örnek: Görüşme sırasında çocuğun güvenliğini sağlayamayacak durumda olan ebeveyn için sınırlama getirilebilir.
Refakatli görüşme nedir?
Refakatli görüşme, ebeveyn–çocuk temasının bir uzman veya görevli gözetiminde gerçekleşmesidir. Bu yöntem, bağın tamamen kopmasını önlerken çocuğun güvenliğini korumayı amaçlar.
Örnek: Psikolog eşliğinde belirli sürelerle yapılan görüşmeler, riskli durumlarda tercih edilebilir.
Refakatli görüşme kalıcı bir model olmak zorunda değildir. Şartlar düzelirse mahkeme düzeni değiştirebilir.
Geçici yasak mümkün mü?
Eğer çocuğun güvenliği açısından ciddi risk varsa, mahkeme kişisel ilişkiyi geçici olarak kaldırabilir. Bu karar genellikle geçici niteliktedir ve somut gelişmelere göre yeniden değerlendirilir.
Örnek: Çocuğun travma yaşadığına dair güçlü uzman raporları bulunuyorsa, geçici durdurma kararı verilebilir.
Buradaki amaç ebeveyni cezalandırmak değil; çocuğu korumaktır.
Yurt dışında yaşayan ebeveynle çocukla kişisel ilişki
Çocukla kişisel ilişki düzeni, ebeveynlerden birinin farklı şehirde veya yurt dışında yaşaması halinde daha farklı planlanır. Mesafe arttıkça “sık görüşme” modeli yerine “daha seyrek ama daha uzun süreli” görüşmeler tercih edilir.
Mahkemeler burada çocuğun eğitim düzenini, seyahat yükünü ve yaşını birlikte değerlendirir. Amaç, çocuğu sürekli yolculuk yorgunluğuna sokmadan ebeveyn bağı kurmaktır.
Örnek: Yurt dışında yaşayan ebeveyn için her ay görüşme yerine yaz tatilinde 3–4 haftalık bir dönem planlanabilir.
Örnek: Sömestr tatilinin yarısı bir ebeveynde, yarısı diğer ebeveynde geçecek şekilde düzen kurulabilir.
Bu tür dosyalarda pasaport işlemleri, seyahat izinleri ve teslim noktaları ayrıca planlanır.
Online görüşmeler mümkün mü?
Günümüzde mahkemeler, teknolojiyi destekleyici bir araç olarak görür. Görüntülü konuşma ve düzenli telefon görüşmeleri, fiziksel temasın yerine geçmez; ancak bağı canlı tutar.
Örnek: Haftada iki gün görüntülü konuşma, fiziksel görüşmeler arasındaki süreyi dengeleyebilir.
Online iletişim, özellikle mesafenin fazla olduğu dosyalarda tamamlayıcı bir yöntemdir.
Kişisel ilişki düzeni değiştirilebilir mi?
Evet. Kişisel ilişki kararları kesin ve değişmez değildir. Çocuğun yaşı büyüdükçe, okul düzeni değiştikçe veya ebeveynlerin koşulları farklılaştıkça yeni bir düzen gerekebilir.
Bu durumda kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davası açılabilir.
Örnek: 4 yaşındayken kısa süreli görüşmeler uygunken, 10 yaşına gelen çocuk için daha uzun süreli programlar kurulabilir.
Örnek: Ebeveynin başka şehre taşınması, mevcut düzeni fiilen uygulanamaz hale getirebilir.
Mahkeme her zaman güncel koşullara bakar.
Çocuğun üstün yararı her şeyin önündedir
Kişisel ilişki davalarında nihai ölçüt, ebeveynlerin talepleri değil çocuğun yararıdır. Mahkeme; kimin daha haklı olduğuna değil, hangi düzenin çocuğa daha iyi geleceğine bakar.
Bu nedenle ebeveynler arasındaki kırgınlıklar, kişisel ilişki düzenine taşınmamalıdır. Çocuğun ebeveynlerinden biriyle bağını koparmak, uzun vadede çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Sağlıklı bir kişisel ilişki düzeni, çocuğun her iki ebeveyniyle de güvenli ve istikrarlı bağ kurmasına yardımcı olur. Hukukun hedefi de tam olarak budur.
Av. Gizem ARAL SAFSÖZ
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, somut davalar için bir ceza avukatından profesyonel destek alınmalıdır.