Hukuk sisteminde verilen her mahkeme kararı kesin ve hatasız kabul edilmez. Yargılama sürecinde maddi hatalar, hukuka aykırılıklar veya usul yanlışları ortaya çıkabilir. İşte temyiz kurumu, bu hataların üst yargı mercii tarafından denetlenmesini sağlayan en önemli kanun yollarından biridir.
Temyiz, bireylerin adil yargılanma hakkının ve hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Mahkeme kararlarının bir üst denetime tabi tutulması, hukuk güvenliğini güçlendirir ve yargılamada birlik sağlar. Özellikle ağır sonuçlar doğuran ceza davalarında ve yüksek meblağlı hukuk davalarında temyiz, hayati bir güvence niteliği taşır.
Uygulamada birçok kişi istinaf ve temyiz kavramlarını karıştırır. Oysa bu iki kanun yolu farklı işlevlere sahiptir. İstinaf hem maddi vakıa hem hukuk denetimi yaparken, temyiz esas olarak hukuka uygunluk denetimi gerçekleştirir. Bu yönüyle temyiz, daha teknik ve sınırlı bir inceleme alanına sahiptir.
Temyiz sürecinde yapılan hatalar çoğu zaman telafi edilemez hak kayıplarına yol açar. Sürelerin kaçırılması, yanlış dilekçe hazırlanması veya temyize kapalı bir kararın temyiz edilmesi başvurunun reddine neden olabilir. Bu nedenle temyiz sürecinin dikkatle yürütülmesi gerekir.
Temyiz Nedir?
Temyiz, bir mahkeme kararının hukuka uygun olup olmadığının yüksek mahkeme tarafından denetlenmesini sağlayan kanun yoludur. Türk hukuk sisteminde temyiz incelemesini kural olarak Yargıtay yapar. İdari yargıda ise bu görev Danıştay tarafından yerine getirilir.
Temyiz incelemesi, maddi olayların yeniden değerlendirilmesi anlamına gelmez. Yargıtay, dosyadaki delilleri baştan tartışmaz. İnceleme, kararın hukuka uygun verilip verilmediği üzerinde yoğunlaşır. Yani hâkimin kanunu doğru uygulayıp uygulamadığı denetlenir.
Bu yönüyle temyiz, ikinci bir yargılama değildir. Hukuki denetim mekanizmasıdır. Amaç davayı baştan görmek değil, hukuka aykırılık olup olmadığını tespit etmektir.
Temyizin Hukuki Niteliği
Temyiz bir olağan kanun yoludur. Kanunda açıkça düzenlenmiştir ve belirli şartlara bağlıdır. Her karar temyiz edilemez. Kanun koyucu bazı kararları kesin kabul etmiş ve temyiz yolunu kapatmıştır.
Temyizin temel işlevi, ülke genelinde hukuk uygulamasında birlik sağlamaktır. Yargıtay içtihatları bu nedenle büyük önem taşır. Yerel mahkemeler ve bölge adliye mahkemeleri, karar verirken Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarını dikkate alır.
Temyiz aynı zamanda yargılamada denge unsurudur. İlk derece ve istinaf mahkemelerinin kararları, üst denetime tabi tutulur. Böylece hukuka aykırı kararların düzeltilmesi mümkün olur.
Hangi Kararlar Temyiz Edilebilir?
Temyiz yoluna başvurulabilmesi için ortada temyize açık bir karar bulunmalıdır. Kanun, hangi kararların temyiz edilebileceğini ve hangilerinin kesin olduğunu açıkça düzenlemiştir.
Genel kural, istinaf incelemesinden geçmiş ve kesin nitelikte olmayan kararların temyize götürülebilmesidir. Ancak her yargı kolunda farklı düzenlemeler vardır. Ceza, hukuk ve idari yargıda temyiz sınırları değişiklik gösterir.
Bu ayrımların bilinmemesi, yanlış kanun yoluna başvurulmasına neden olabilir. Örneğin temyize kapalı bir kararın temyiz edilmesi zaman kaybı yaratır ve başvurunun reddiyle sonuçlanır.
Ceza Yargılamasında Temyiz
Ceza yargılamasında temyiz, kural olarak bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin verdiği kararlara karşı mümkündür. Ancak bazı kararlar kanunen kesin kabul edilir.
Özellikle düşük ceza miktarları içeren bazı hükümler temyize kapalıdır. Buna karşılık ağır hapis cezaları ve önemli hak kayıpları doğuran kararlar temyize açıktır.
Ceza davalarında temyiz, sanık açısından büyük önem taşır. Özgürlüğü doğrudan etkileyen kararların üst denetimden geçmesi adil yargılanma ilkesinin gereğidir.
Hukuk Yargılamasında Temyiz
Hukuk yargılamasında temyiz, bölge adliye mahkemelerinin verdiği kararların Yargıtay denetimine götürülmesini sağlayan kanun yoludur. Ancak her hukuk davası temyize açık değildir. Kanun koyucu, belirli parasal sınırların altında kalan uyuşmazlıklarda temyiz yolunu kapatmıştır.
Bu parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir. Amaç, Yargıtay’ın iş yükünü dengelemek ve daha çok hukuki önem taşıyan uyuşmazlıkların temyiz incelemesine konu olmasını sağlamaktır.
Örneğin düşük miktarlı alacak davalarında, istinaf mahkemesinin verdiği karar kesin olabilir. Buna karşılık yüksek meblağlı ticari davalar, tazminat davaları veya mülkiyet hakkını doğrudan etkileyen uyuşmazlıklar çoğunlukla temyize açıktır.
Hukuk davalarında temyiz, özellikle sözleşme yorumları, mülkiyet uyuşmazlıkları, miras paylaşımı ve ticari davalarda önem taşır. Çünkü bu alanlarda hukuki yorum farkları ciddi sonuçlar doğurabilir.
İdari Yargıda Temyiz
İdari yargıda temyiz incelemesi Danıştay tarafından yapılır. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı önce istinaf yoluna, ardından belirli şartlar varsa temyiz yoluna başvurulur.
İdari yargıda da her karar temyize açık değildir. Kanun, bazı uyuşmazlıklarda istinaf kararını kesin kabul eder. Özellikle düşük tutarlı vergi uyuşmazlıklarında bu durum görülür.
Buna karşılık kamu görevinden çıkarma, büyük idari yaptırımlar veya yüksek meblağlı vergi uyuşmazlıkları temyize konu olabilir. Bu davalar bireylerin ekonomik ve mesleki hayatını doğrudan etkiler.
Temyiz Başvuru Şartları Nelerdir?
Temyiz başvurusu yapılabilmesi için kanunda belirtilen şartların birlikte sağlanması gerekir. Bu şartlardan biri eksikse başvuru reddedilebilir.
Taraf Sıfatı
Temyiz başvurusu yalnızca davanın tarafları tarafından yapılabilir. Davada taraf olmayan kişilerin temyiz hakkı yoktur. Ancak bazı istisnai durumlarda fer’i müdahiller de temyize başvurabilir.
Hukuki Yarar
Temyiz başvurusu yapabilmek için hukuki yarar bulunmalıdır. Karardan zarar görmeyen veya lehine karar verilen tarafın temyiz hakkı yoktur. Yargıtay, hukuki yarar şartını titizlikle inceler.
Süre Şartı
Temyiz, belirli süreler içinde yapılmalıdır. Süreler hak düşürücü niteliktedir. Süresi geçen başvurular incelenmeden reddedilir. Bu nedenle kararın tebliğ tarihi dikkatle takip edilmelidir.
Usule Uygun Dilekçe
Temyiz başvurusu dilekçeyle yapılır. Dilekçede hangi kararın temyiz edildiği ve hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu açıkça belirtilmelidir. Gerekçesiz dilekçeler çoğu zaman etkisiz kalır.
Harç ve Masraflar
Hukuk davalarında temyiz harç ve giderlerinin yatırılması gerekir. Eksik harç yatırılması hâlinde süre verilir; tamamlanmazsa başvuru reddedilir.
Temyiz Süreleri
Temyiz süreleri yargı koluna göre değişir. Ancak genel ilke, sürenin kararın tebliğiyle başlamasıdır.
Ceza yargılamasında temyiz süresi kural olarak 15 gündür. Hukuk yargılamasında ise genellikle 2 haftalık süre öngörülür. İdari yargıda da benzer süreler uygulanır.
Sürenin başlangıcı çoğu zaman tebliğ tarihidir. Tebligatın usulsüz yapılması süre hesabını etkileyebilir. Bu nedenle tebligat işlemleri dikkatle incelenmelidir.
Sürenin kaçırılması temyiz hakkını ortadan kaldırır. Sonradan telafi mümkün değildir. Uygulamada en sık hak kaybı nedeni süre hatalarıdır.
Temyiz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Temyiz sürecinde en kritik aşamalardan biri dilekçenin doğru hazırlanmasıdır. Temyiz dilekçesi, başvurunun temelini oluşturur ve Yargıtay incelemesi büyük ölçüde bu dilekçede ileri sürülen hukuka aykırılık sebepleri üzerinden yapılır.
Dilekçede öncelikle hangi kararın temyiz edildiği açıkça belirtilmelidir. Kararın tarih ve sayısının doğru yazılması önem taşır. Ardından kararın hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu somut biçimde gösterilmelidir.
Genel ifadeler içeren dilekçeler çoğu zaman etkili olmaz. “Karar hukuka aykırıdır” şeklindeki soyut ifadeler yerine hangi kanun hükmünün yanlış uygulandığı veya hangi usul kuralının ihlal edildiği belirtilmelidir.
Temyiz dilekçesinde sık yapılan hatalardan biri de maddi vakıaların yeniden tartışılmasıdır. Oysa temyiz, hukuka uygunluk denetimidir. Delillerin yeniden değerlendirilmesi Yargıtay’ın görevi değildir.
Yargıtay İncelemesi Nasıl Yapılır?
Temyiz başvurusu yapıldıktan sonra dosya Yargıtay’a gönderilir. İnceleme çoğunlukla dosya üzerinden yapılır. Duruşmalı temyiz incelemesi istisnai hâllerde görülür.
Yargıtay, kararın hukuka uygun olup olmadığını inceler. Bu inceleme sırasında İlk Derece Mahkemesinin maddi tespitlerine genellikle müdahale edilmez. Ancak açık hukuka aykırılıklar denetlenir.
Yargıtay incelemesi sonucunda farklı kararlar verilebilir.
Onama Kararı
Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa onama kararı verir. Bu durumda karar kesinleşir.
Bozma Kararı
Hukuka aykırılık tespit edilirse bozma kararı verilir. Dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Yerel mahkeme bozma kararına uymak zorundadır.
Düzelterek Onama
Bazı hâllerde Yargıtay küçük hukuki hataları düzelterek kararı onayabilir. Bu durumda dosya yeniden görülmez.
Temyizin Sonuçları
Temyiz incelemesi, kararın kesinleşip kesinleşmeyeceğini belirler. Onama kararı verilirse hüküm kesinleşir ve icra edilebilir hâle gelir.
Bozma kararı verilmesi hâlinde dava yeniden görülür. Bu durum davanın süresini uzatabilir; ancak hukuka aykırı bir kararın düzeltilmesini sağlar.
Temyiz süreci zamanaşımı bakımından da önemlidir. Bazı durumlarda zamanaşımı süresi temyiz sürecinde durabilir. Bu konu dava türüne göre değişir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Temyiz sürecinde yapılan hatalar hak kaybına yol açabilir.
- Sürelerin yanlış hesaplanması
- Temyize kapalı kararın temyiz edilmesi
- Gerekçesiz dilekçe verilmesi
- Harç ve masrafların eksik yatırılması
- Yanlış kanun yoluna başvurulması
Bu hatalar çoğu zaman başvurunun esastan incelenmeden reddedilmesine neden olur.
Temyizde Avukat Desteğinin Önemi
Temyiz, teknik bir kanun yoludur. Usul kurallarının doğru uygulanması gerekir. Küçük bir hata bile başvurunun reddine yol açabilir.
Deneyimli bir avukat, temyiz dilekçesini hukuki dayanaklarla hazırlar ve Yargıtay içtihatlarını dikkate alır. Böylece başvurunun başarı şansı artar.
Özellikle ceza davalarında özgürlüğü etkileyen kararlar söz konusu olduğunda profesyonel destek büyük önem taşır. Ticari ve yüksek meblağlı davalarda da temyiz süreci stratejik bir aşamadır.
Temyiz, hukuk sisteminde denetim mekanizmasının önemli bir parçasıdır. Mahkeme kararlarının üst yargı mercii tarafından incelenmesi, hukuka uygunluğu güvence altına alır.
Bu kanun yolunun doğru kullanılması hak arama özgürlüğünün etkin biçimde kullanılmasını sağlar. Sürelerin dikkatle takip edilmesi ve başvurunun bilinçli yapılması önemlidir.
Temyiz sürecine girmeyi düşünen kişilerin teknik şartları iyi değerlendirmesi ve gerektiğinde hukuki destek alması hak kayıplarını önler. Planlı ve doğru yürütülen bir temyiz başvurusu, hukuka aykırı kararların düzeltilmesini mümkün kılar.
2026 Yılı İçin Temyiz Sınırları ve Temyize Başvuru Kriterleri
Temyiz (Yargıtay/Danıştay) yoluna başvurulup başvurulamayacağı; yargı koluna göre farklı “kesinlik/sınır” kurallarına tabidir. Aşağıda 2026 yılı itibarıyla (parasal limitlerde) ve ceza yargısında CMK m.286’daki niteliksel sınırlara göre uygulamada esas alınan çerçeve, açıklamalı şekilde yer almaktadır.
1) Ceza Yargılamasında Temyiz Sınırı (CMK m.286)
Ceza yargılamasında “temyiz sınırı” parasal değil, hükmün niteliğine/cezanın türüne ve miktarına bağlıdır. Kural olarak BAM ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümleri temyize tabidir; ancak CMK m.286/2’de sayılan hallerde temyiz yolu kapalıdır.
- 5 yıl (dahil) veya daha az hapis ile miktarı ne olursa olsun adli para cezası hakkında,
istinaf başvurusunun esastan reddine dair BAM kararları temyiz edilemez.
(CMK 286/2-a) - İlk derece mahkemesinin verdiği 5 yıl (dahil) veya daha az hapis cezasını artırmayan BAM kararları temyiz edilemez.
(CMK 286/2-b) - Uygulamada kritik istisna: İlk derece mahkemesi 5 yılın altında ceza vermişken,
istinafta BAM cezayı artırırsa (özellikle 5 yıl eşiğini aşacak şekilde artırma gibi), temyiz yolu gündeme gelebilir.
(CMK 286/2-b değerlendirmesi)
Pratik not: Ceza dosyalarında “5 yıl eşiği” tek başına her şeyi çözmez; BAM’ın “esastan ret” kararı mı verdiği, yoksa hüküm kurup kurmadığı; ayrıca artırma/azaltma yapıp yapmadığı, temyiz edilebilirliği doğrudan etkiler. Bu nedenle CMK 286/2 bentleri üzerinden somut karar tipiyle birlikte kontrol yapılmalıdır.
2) Hukuk Mahkemelerinde Temyiz Sınırı (HMK) – 2026
Hukuk yargılamasında temyize açıklık, büyük ölçüde parasal kesinlik sınırı ile belirlenir. 2026 yılı için:
- İstinaf (BAM) kesinlik sınırı: 50.000 TL (HMK m.341)
- Temyiz (Yargıtay) kesinlik sınırı: 680.000 TL (HMK m.362)
- Temyizde duruşma talebi sınırı: 1.023.000 TL (uygulamada “temyizde duruşma sınırı” olarak anılır)
Pratik not: Hukuk davalarında “konusu para olan” uyuşmazlıklarda, temyiz edilebilirlik değerlendirmesi yapılırken çoğu zaman
talep kalemleri, kabul/ret oranı ve davanın niteliğine göre ayrıca hesap yapılır; bu yüzden yalnızca dava değerine bakmak her zaman yeterli olmaz.
3) İcra Hukukunda (İİK) Temyiz Sınırı – 2026
İcra mahkemesi kararlarında da parasal sınırlar uygulanır. 2026 yılı için:
- İcra istinaf sınırı: 119.000 TL
- İcra temyiz sınırı: 682.000 TL
4) İdari Yargıda Temyiz Sınırı (İYUK) – 2026
İdari yargıda temyiz (Danıştay) ve istinaf (Bölge İdare Mahkemesi) bakımından parasal sınırlar özellikle
vergi davaları, parasal değeri olan iptal davaları ve tam yargı davaları yönünden önem taşır. 2026 yılı için:
- İstinaf sınırı: 55.000 TL
- Temyiz sınırı: 1.660.000 TL
2026 – Temyiz/İstinaf Sınırları Özet Tablo
| Yargı Kolu | İstinaf Kesinlik/Sınır | Temyiz Kesinlik/Sınır | Temel Kriter |
|---|---|---|---|
| Ceza | Parasal sınır yok | Parasal sınır yok | CMK 286/2’ye göre; özellikle 5 yıl eşiği + karar türü (esastan ret / artırma vs.) |
| Hukuk (HMK) | 50.000 TL | 680.000 TL | Parasal kesinlik sınırları + davanın türü/kalemler |
| İcra (İİK) | 119.000 TL | 682.000 TL | Parasal sınır |
| İdari (İYUK) | 55.000 TL | 1.660.000 TL | Parasal değeri olan iptal/tam yargı/vergi davalarında parasal sınır |
Kısa yönlendirme: Temyiz planlamasında ilk adım, “doğru kanun yolu” tespitidir. Özellikle cezada CMK 286/2 bentleri,
hukuk ve idari yargıda ise parasal sınır + kararın niteliği birlikte değerlendirilmeden yapılan başvurular, usulden reddedilebilir.