İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı, 35210 Konak/İzmir

Ortaklığın giderilmesi izaley-i şuyu davaları – İzmir Avukat

20.07.2024
2.128
Ortaklığın giderilmesi izaley-i şuyu davaları – İzmir Avukat

Taşınmazlar üzerinde birden fazla kişinin hak sahibi olması, uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Özellikle miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda, paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyeti ilişkisi uzun yıllar devam edebilir. Ancak ortak mülkiyet ilişkisi her zaman uyum içinde sürmez. Kullanım anlaşmazlıkları, gelir paylaşımı sorunları ve tasarruf yetkisine ilişkin ihtilaflar zamanla derinleşebilir.

Bu uyuşmazlığı çözebilecek en temel hukuki mekanizma Ortaklığın giderilmesi davalarıdır. Paydaşlardan biri, ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesini talep edebilir. Bu hak, Türk Medeni Kanunu tarafından güvence altına alınmıştır.

Ortaklığın devamı taraflar açısından ekonomik verimsizlik yaratabilir. Taşınmazın atıl kalması, kira gelirinin paylaşılmaması, tek paydaşın fiilî kullanım üstünlüğü sağlaması gibi durumlar ciddi uyuşmazlıklara yol açar. Bu nedenle Ortaklığın giderilmesi davaları, mülkiyet ilişkisini sona erdirerek her paydaşın payı oranında ekonomik değer elde etmesini sağlar.

İzaley-i şuyu olarak da adlandırılan bu dava türü, hem paylı mülkiyet hem de elbirliği mülkiyetinde açılabilir. Dava sonucunda ya aynen taksim yapılır ya da satış yoluyla ortaklık sona erdirilir. Sürecin doğru yürütülmesi, özellikle satış aşamasında hak kaybı yaşanmaması açısından kritik öneme sahiptir.

Ortaklığın Giderilmesi Nedir

Ortaklığın giderilmesi davaları, bir mal üzerinde birlikte mülkiyet hakkına sahip olan kişilerin, bu ortaklığı sona erdirmek amacıyla açtıkları dava türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesi uyarınca, paylı mülkiyette her paydaş, kural olarak ortaklığın giderilmesini isteme hakkına sahiptir. Bu hak süreye bağlı değildir ve sürekli nitelik taşır.

Paylı mülkiyette her paydaş belirli bir pay oranına sahiptir. Elbirliği mülkiyetinde ise pay oranı belirli değildir ve ortaklar birlikte hak sahibidir. Her iki mülkiyet türünde de ortaklık ilişkisinin devamı taraflar arasında uyuşmazlık yaratıyorsa, Ortaklığın giderilmesi davaları gündeme gelir.

Kanun koyucu, mülkiyet ilişkisinin zorla sürdürülmesini kural olarak kabul etmez. Paydaşlardan biri, ortaklığın devamını istemese dahi diğer paydaşlar onu ortaklık içinde kalmaya zorlayamaz. Bu nedenle dava açma hakkı tek taraflı olarak kullanılabilir.

Ortaklığın giderilmesi iki şekilde gerçekleşir. İlki aynen taksimdir. Taşınmaz bölünebilir nitelikteyse ve pay oranlarına uygun şekilde fiziksel olarak ayrılabiliyorsa, mahkeme aynen taksime karar verir. İkincisi ve daha sık uygulama alanı bulan yöntem ise satış yoludur. Taşınmazın bölünmesi mümkün değilse veya ekonomik değer kaybı yaratacaksa, satış suretiyle ortaklık sona erdirilir ve bedel pay oranında dağıtılır.

Ortaklığın giderilmesi davaları, paydaşlar arasındaki mülkiyet ilişkisini sona erdiren ve taşınmazın hukuki statüsünü köklü biçimde değiştiren davalardır. Bu nedenle dava açılmadan önce taşınmazın niteliği, bölünebilirliği ve ekonomik değeri dikkatle değerlendirilmelidir.

Hangi Taşınmazlarda Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılabilir

Ortaklığın giderilmesi davaları, birlikte mülkiyet ilişkisinin bulunduğu tüm malvarlığı değerleri açısından açılabilir. Taşınır mallar yönünden de mümkündür. Önemli olan, mal üzerinde birden fazla kişinin birlikte hak sahibi olmasıdır.

Paylı Mülkiyet Halinde

Paylı mülkiyette her paydaş belirli bir pay oranına sahiptir. Tapu kaydında pay oranları açıkça gösterilir. Paydaşlardan biri tek başına dava açabilir. Diğer paydaşların rızası aranmaz. Ortaklığın giderilmesi davaları bu mülkiyet türünde en sık görülen dava türüdür.

Elbirliği Mülkiyeti Halinde

Elbirliği mülkiyetinde pay oranları belirli değildir. Miras ortaklığı bunun en yaygın örneğidir. Miras bırakanın ölümü ile mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti doğar. Bu durumda mirasçılardan biri, ortaklığın sona erdirilmesi amacıyla dava açabilir. Dava sonucunda taşınmaz ya aynen taksim edilir ya da satış yoluna gidilir.

Taşınır Mallarda

Her ne kadar uygulamada daha çok taşınmazlar söz konusu olsa da, birlikte sahip olunan araç, makine veya diğer taşınır mallar bakımından da ortaklığın giderilmesi talep edilebilir. Taşınır mallarda genellikle satış suretiyle ortaklık sona erdirilir.

Önemli olan husus, mal üzerinde birlikte mülkiyet ilişkisinin bulunmasıdır. Kişisel alacak ilişkilerinde ya da kira sözleşmesine dayanan haklarda bu dava türü söz konusu olmaz. Dava, ayni hakka dayalı olmalıdır.

Ortaklığın Giderilmesi Yolları

Ortaklığın giderilmesi davaları sonucunda mahkeme, ortaklığı iki temel yöntemden biriyle sona erdirir. Bu yöntemler aynen taksim ve satış suretiyle giderme şeklindedir. Hangi yöntemin uygulanacağı, taşınmazın niteliğine ve bölünebilirliğine bağlıdır.

Aynen Taksim

Aynen taksim, taşınmazın fiziksel olarak bölünerek paydaşlara payları oranında ayrı ayrı tahsis edilmesidir. Bu yöntem öncelikli olarak değerlendirilir. Taşınmazın imar durumu, yüzölçümü, ekonomik bütünlüğü ve teknik bölünebilirliği bilirkişi incelemesi ile belirlenir.

Taşınmazın bölünmesi mümkünse ve bölünme sonucunda değer kaybı oluşmayacaksa mahkeme aynen taksime karar verir. Özellikle arsa niteliğindeki taşınmazlarda imar planına uygun şekilde parselasyon yapılabiliyorsa bu yol tercih edilir.

Kat Mülkiyetine Elverişlilik

Üzerinde yapı bulunan taşınmazlarda bağımsız bölümlerin ayrı ayrı kullanılabilir nitelikte olması halinde kat mülkiyetine geçiş gündeme gelebilir. Binanın teknik olarak bağımsız bölümlere ayrılabilir olması ve imar mevzuatına uygunluğu aranır. Bu durumda ortaklık kat mülkiyeti kurulmak suretiyle sona erdirilebilir.

Satış Suretiyle Giderme

Taşınmazın fiziksel olarak bölünmesi mümkün değilse ya da bölünme ekonomik değer kaybı yaratacaksa, mahkeme satış yoluna karar verir. Satış, açık artırma usulü ile gerçekleştirilir.

Satıştan elde edilen bedel, paydaşlara pay oranları dikkate alınarak dağıtılır. Ortaklığın giderilmesi davaları bakımından satış kararı, mülkiyet ilişkisinin tamamen sona ermesi anlamına gelir.

Satış Süreci ve İhale Aşaması

Ortaklığın giderilmesi davalarında aynen taksim mümkün değilse mahkeme satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesine karar verir. Bu aşamadan sonra dosya satış işlemlerinin yürütülmesi için satış memurluğuna gönderilir. Satış süreci artık bir yargılama faaliyeti değil, icra hukuku niteliğinde bir uygulama sürecidir.

Satış Kararının Kesinleşmesi

Öncelikle satışa ilişkin kararın kesinleşmesi gerekir. Karar kesinleşmeden ihale sürecine geçilemez. Kesinleşme sonrasında satış memurluğu taşınmazın kıymet takdiri için bilirkişi görevlendirir. Taşınmazın rayiç değeri belirlenir ve bu değer ihale için esas alınır.

Kıymet Takdiri ve Muhammen Bedel

Bilirkişi raporunda taşınmazın konumu, imar durumu, yüzölçümü, kullanım şekli ve emsal satış değerleri dikkate alınır. Belirlenen değer muhammen bedel olarak ilan edilir. Taraflar bu rapora itiraz edebilir. İtirazlar değerlendirilmeden ihale sürecine geçilmez.

Elektronik Satış ve Online İhale Sistemi

Güncel uygulamada satış işlemleri büyük ölçüde elektronik satış portalı üzerinden yürütülmektedir. Taşınmaz satışları Adalet Bakanlığı’nın elektronik satış sistemi aracılığıyla ilan edilir ve teklifler çevrim içi ortamda alınır. Bu sistem, ihalenin şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülmesini amaçlar.

İhale ilanı, satış portalında yayımlanır ve belirli süre boyunca teklif verilebilir. Katılımcılar teminat yatırarak sisteme giriş yapar. Teklifler elektronik ortamda artırılır. Fiziksel salonda açık artırma uygulaması büyük ölçüde terk edilmiştir.

İhalenin Yapılması ve Sonuçlandırılması

Elektronik ihalede en yüksek teklifi veren katılımcı ihaleyi kazanır. Ancak teklifin belirli oranları karşılaması gerekir. İlk ihalede teklif, muhammen bedelin belirli bir yüzdesinin altında kalırsa ihale gerçekleşmez ve ikinci ihale süreci başlatılır.

İhale tamamlandıktan sonra sonuç tutanağa bağlanır. İhalenin feshi talep edilmez veya yapılan fesih talebi reddedilirse satış kesinleşir. Bedel yatırıldıktan sonra taşınmazın tapu devri gerçekleştirilir.

Paydaşların İhaleye Katılması

Ortaklığın giderilmesi davalarında paydaşlar da ihaleye katılabilir. Paydaşın ihaleye katılması, taşınmazın aile içinde kalması açısından sıkça tercih edilen bir yoldur. Paydaş en yüksek teklifi verirse taşınmazı tamamen kendi mülkiyetine geçirebilir.

Satış Bedelinin Dağıtılması

İhale bedeli tahsil edildikten sonra satış memurluğu tarafından pay oranlarına göre dağıtım yapılır. Paydaşların alacakları payları oranında belirlenir. Eğer taşınmaz üzerinde ipotek, haciz veya başka ayni haklar varsa, bedel öncelikle bu hak sahiplerine ödenir.

Satış süreci, ortaklığın fiilen ve hukuken sona erdiği aşamadır. Bu nedenle ihale aşamasında yapılacak hatalar ciddi ekonomik kayıplara yol açabilir. Özellikle kıymet takdirine itiraz ve ihalenin feshi süresi dikkatle takip edilmelidir.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ortaklığın giderilmesi davaları, taşınmazın aynına ilişkin olmakla birlikte görev bakımından özel bir düzenlemeye tabidir. Türk Medeni Kanunu ve ilgili usul hükümleri gereği bu davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Dava konusu taşınmazın değeri görev bakımından önem taşımaz. Değer ne olursa olsun görev sulh hukuk mahkemesine aittir.

Yetki bakımından ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde dava açılması zorunludur. Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilir.

Taşınmaz birden fazla il veya ilçede bulunuyorsa, esaslı kısmının bulunduğu yer mahkemesi yetkili kabul edilir. Paydaşların farklı şehirlerde ikamet etmesi yetkiyi değiştirmez. Dava her durumda taşınmazın bulunduğu yerde açılır.

Ortaklığın giderilmesi davalarında tüm paydaşların davada taraf olması gerekir. Eksik tarafla açılan dava usulden reddedilir. Bu nedenle tapu kaydı dikkatle incelenmeli ve tüm paydaşlar davaya dahil edilmelidir.

Dava açıldıktan sonra mahkeme öncelikle aynen taksimin mümkün olup olmadığını araştırır. Bölünebilirlik teknik bilirkişi incelemesi ile belirlenir. Bölünme mümkün değilse satış yoluna karar verilir. Satış işlemleri mahkeme kararı sonrasında satış memurluğu tarafından yürütülür.

Görev ve yetki kurallarının doğru belirlenmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir. Yanlış mahkemede açılan dava hem zaman kaybına hem de gereksiz masraf artışına yol açabilir.

Harç ve Vekalet Ücreti Rejimi

Ortaklığın giderilmesi davalarında harç yapısı iki aşamalıdır. Dava açılışında nispi harç üzerinden ilerlenmez. Başlangıçta maktu başvurma ve maktu peşin harç yatırılır. Yargılama ilerledikçe tebligat, keşif ve bilirkişi gibi giderler için gider avansı da dosyaya eklenir.

Vekalet ücreti yönünden temel nokta şudur. Ortaklığın giderilmesi davalarında nispi vekalet ücreti uygulanmaz. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, bu dava türü için maktu bir ücret kalemi öngörür. Satış memurluğunda yürütülecek takip işleri için de tarifede ayrıca maktu ücret düzenlenmiştir. İlginizi çekebilir: Avukatlar Bedava Dava Bakabilir mi?

Yargılama giderleri ve masraflar kural olarak paydaşların pay oranlarına göre yüklenir. Satış gerçekleşirse satış ilan giderleri, kıymet takdiri giderleri ve benzeri kalemler satış bedelinden mahsup edilir. Paydaşlara dağıtım bu mahsuplardan sonra yapılır.

Bu dava türü, belirsiz alacak mantığıyla kurulan bir talep yapısı üzerinden ilerlemez. Talep, ortaklığın aynen taksim veya satış yoluyla sona erdirilmesidir. Harç ve masraf planlaması da buna göre yapılmalıdır.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında İtirazlar ve Savunmalar

Ortaklığın giderilmesi davaları her ne kadar kanunen her paydaşa tanınmış bir hak olsa da, uygulamada çeşitli itiraz ve savunmalarla karşılaşılır. Bu savunmaların bir kısmı davanın esasına, bir kısmı ise yargılama sürecine ilişkindir.

Aynen Taksim Talebi

Davalı paydaşlardan biri, satış yerine aynen taksim yapılmasını talep edebilir. Taşınmazın fiziksel olarak bölünebilir olduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını teknik verilerle desteklemelidir. Mahkeme, bilirkişi incelemesi ile taşınmazın imar durumu, yüzölçümü ve ekonomik bütünlüğünü değerlendirir. Bölünme mümkünse satış kararı verilmez.

Taksim Sözleşmesi İddiası

Paydaşlar arasında daha önce yapılmış bir taksim sözleşmesi varsa, bu durum davaya karşı ileri sürülebilir. Geçerli bir paylaşım sözleşmesi bulunuyorsa, ortaklığın giderilmesi talebi reddedilebilir. Ancak sözleşmenin yazılı olması ve tüm paydaşları bağlaması gerekir.

Aile Konutu ve Kullanım İtirazı

Taşınmazın aile konutu olduğu iddiası uygulamada sıkça ileri sürülür. Aile konutu şerhi bulunması, satış sürecini doğrudan engellemez; ancak aile konutu niteliği mahkeme tarafından değerlendirilir. Bu iddia, özellikle miras yoluyla intikal eden konutlarda gündeme gelir.

Şerhler ve Ayni Haklar

Taşınmaz üzerinde ipotek, intifa hakkı, kira şerhi veya haciz bulunması ortaklığın giderilmesi davasının açılmasına engel değildir. Ancak satış aşamasında bu ayni haklar dikkate alınır. Satış bedelinden öncelikle bu hak sahiplerine ödeme yapılır.

Kötüye Kullanım İddiası

Paydaşlardan biri, davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürebilir. Özellikle taşınmazın fiilen tek bir paydaş tarafından uzun süredir kullanıldığı durumlarda bu savunma gündeme gelir. Ancak mülkiyet ilişkisinin devamına zorlanma kanunen mümkün değildir. Bu nedenle hakkın kötüye kullanılması iddiası sınırlı durumlarda kabul görür.

Ortaklığın giderilmesi davalarında savunmalar genellikle aynen taksim imkanı, geçerli bir paylaşım sözleşmesi veya taşınmazın özel hukuki statüsüne dayanır. Mahkeme, bu savunmaları somut deliller üzerinden değerlendirir ve teknik inceleme sonucuna göre karar verir.

Yargıtay Yaklaşımı ve Kritik İçtihatlar

Ortaklığın giderilmesi davaları uygulamada en sık Yargıtay denetimine konu olan dava türlerinden biridir. Özellikle aynen taksim imkânının araştırılması, tüm paydaşların davaya dahil edilmesi ve satış sürecinin usule uygun yürütülmesi konularında yüksek mahkemenin istikrarlı yaklaşımı bulunmaktadır.

Aynen Taksim Önceliği

Yargıtay kararlarında, mahkemenin doğrudan satış kararı vermesi doğru bulunmamaktadır. Öncelikle taşınmazın aynen taksime elverişli olup olmadığı araştırılmalıdır. İmar planı, yüzölçümü, ekonomik bütünlük ve teknik bölünebilirlik bilirkişi marifetiyle incelenmelidir. Bu araştırma yapılmadan verilen satış kararları bozma sebebi sayılmaktadır.

Tüm Paydaşların Davaya Dahil Edilmesi

Ortaklığın giderilmesi davasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusudur. Taşınmaz üzerindeki tüm paydaşların davada taraf olması gerekir. Eksik tarafla yürütülen yargılama usule aykırı kabul edilir. Yargıtay, paydaşlardan birinin davaya dahil edilmemesi halinde hükmü bozma yönünde karar vermektedir.

Kıymet Takdiri ve Satış Süreci

Satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi halinde, kıymet takdirinin denetime elverişli olması gerekir. Yargıtay, yüzeysel ve gerekçesiz bilirkişi raporlarını yeterli görmemektedir. Taşınmazın emsal değerleri, imar durumu ve piyasa koşulları ayrıntılı biçimde incelenmelidir.

Elektronik ihale sürecinde de ilan, teminat ve teklif aşamalarının mevzuata uygun yürütülmesi zorunludur. Usule aykırılıklar, ihalenin feshi yoluna başvurulmasına neden olabilir.

Paylı ve Elbirliği Mülkiyette Yaklaşım

Yargıtay, paylı mülkiyette her paydaşın dava açma hakkını açık biçimde kabul etmektedir. Elbirliği mülkiyetinde ise miras ortaklığının varlığı halinde ortaklığın giderilmesi davasının hukuken mümkün olduğu yönünde istikrarlı içtihat bulunmaktadır.

Ortaklığın giderilmesi davaları, yalnızca bir paylaşım meselesi değildir. Aynı zamanda taşınmazın ekonomik kaderini belirleyen bir süreçtir. Bu nedenle Yargıtay, hem teknik inceleme hem de usul kurallarına uyum bakımından titiz bir denetim yapmaktadır.

Av. Ramazan Sertan Safsöz

Not: Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, somut davalar için alanında uzman bir avukattan profesyonel destek alınmalıdır.

5/5 - (1 vote)
Ziyaretçi Yorumları - 2 Yorum
  1. Serkan Karaduman dedi ki:

    Benim anlamadığım bir durum var. Ortaklarda satışa katılabilir demişsiniz. Peki 7 ortak var ve 5 ortak 2 ortakla anlaşamıyor. Bu 5 ortak içlerinden birini satışa katılmak için secebilirmi. Satış 700000 TL ile kapanırsa. Odemesi gereken para sadece 200000 TL mi. O zaman ortaklı 5 ortak arasında devam mı eder?

    1. Hayır, ortaklar kendi içlerinde bir ortaklık kurarak ihaleye giremezler. Bunun için hisselerini tek bir ortaya devretmeleri gerekir. Böylece 5 ortağı temsil eden 1 ortak, kalan hisse için bahsettiğiniz 2/7 hisse bedelini ödeyerek kalan hisseleri de ihaleden alabilir. Aksi takdirde 5 ortak davayı birlikte açmış olsalar dahi ihaleye sadece kendi peyleriyle girebilirler ve ihaleyi kazanması halinde kalan tüm bedeli (verdiğiniz örneğe göre 6/7) ödemek zorundadır.

Bir Yorum Yazın

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.
Whatsapp
Safsöz Hukuk Bürosu
Safsöz Hukuk Bürosu
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1