İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sk. No: 4, MAB İş Hanı, 35210 Konak/İzmir

Ehil mirasçılık nedir? Tespiti ve davası – İzmir Avukat

20.07.2024
7.506
Ehil mirasçılık nedir? Tespiti ve davası – İzmir Avukat

Tarım arazilerinin miras yoluyla sürekli bölünmesi, Türkiye’de uzun yıllardır verimlilik ve üretim açısından ciddi sorunlara yol açmıştır. Küçülen parseller, ekonomik bütünlüğünü kaybeden işletmeler ve fiilen işlenemez hale gelen araziler, tarımsal üretimi doğrudan etkilemiştir. Bu sorunu engellemek amacıyla 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile özel bir miras rejimi öngörülmüştür.

Bu sistemin merkezinde yer alan kavramlardan biri Ehil Mirasçılıktır. Kanun koyucu, tarım arazilerinin mirasçılar arasında bölünmesini önlemek ve üretimin devamlılığını sağlamak amacıyla, arazinin belirli şartları taşıyan mirasçıya devrini esas almıştır. Böylece arazi, fiilen tarımsal faaliyeti sürdürebilecek kişide toplanır.

Ehil Mirasçılık, klasik miras hukuku kurallarından farklı bir değerlendirme mekanizmasına dayanır. Yasal mirasçı olmak tek başına yeterli değildir. Tarımsal faaliyetle bağlantı, gelir kriterleri ve teknik yeterlilik gibi unsurlar dikkate alınır. Bu yönüyle kavram, hem özel hukuk hem de kamu hukuku boyutu taşıyan karma bir yapıya sahiptir.

Sıklıkla uyuşmazlık çıkan alanlardan biri, hangi mirasçının ehil sayılacağı ve bu tespitin nasıl yapılacağıdır. Birden fazla mirasçının ehil olduğunu ileri sürmesi ya da hiçbir mirasçının gerekli şartları taşımaması halinde süreç daha da karmaşık hale gelir. Bu nedenle Ehil Mirasçılık konusu, yalnızca teorik bir başlık değil, doğrudan arazi mülkiyetini ve ekonomik değeri etkileyen bir meseledir.

Ehil Mirasçılık Nedir

Ehil Mirasçılık, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında, tarım arazisinin miras yoluyla intikali sırasında belirli şartları taşıyan mirasçının öncelikli olarak tercih edilmesini ifade eder. Amaç, tarım arazilerinin ekonomik bütünlüğünü korumak ve üretimin devamlılığını sağlamaktır. Bu nedenle sistem, klasik paylaştırma yaklaşımından ayrılır.

Kanuna göre tarım arazileri, belirlenen asgari büyüklüklerin altına düşecek şekilde bölünemez. Miras bırakanın vefatıyla birlikte tarım arazisi birden fazla mirasçıya geçse dahi, arazi fiilen tek bir mirasçıya devredilir. Bu mirasçının ehil kabul edilmesi gerekir. Ehil kabul edilmeyen mirasçıya arazi devri yapılmaz.

Ehil Mirasçılık kavramı, yalnızca yasal mirasçı olmayı ifade etmez. Mirasçının tarımsal faaliyeti sürdürebilecek bilgi, tecrübe ve ekonomik yeterliliğe sahip olması aranır. Ayrıca tarımdan gelir elde etme durumu ve arazinin işletilmesini fiilen üstlenme kapasitesi dikkate alınır. Bu yönüyle kavram, miras hukukundan ziyade tarım politikası eksenli bir düzenlemenin parçasıdır.

Birden fazla mirasçının bulunması halinde, ehil olan mirasçıya arazinin tamamı devredilir ve diğer mirasçılara payları oranında bedel ödenir. Eğer hiçbir mirasçı ehil sayılmazsa, kanunda öngörülen satış mekanizması devreye girer. Böylece arazi, ekonomik bütünlüğünü koruyacak şekilde el değiştirir.

Dolayısıyla Ehil Mirasçılık, miras payının kimde kalacağını belirleyen teknik bir sıfat değil, tarım arazisinin geleceğini belirleyen özel bir statüdür. Değerlendirme süreci idari kriterlere dayanır ve çoğu zaman hukuki uyuşmazlıklara konu olur.

Ehil Mirasçı Olma Şartları ve Puanlama Sistemi

Ehil Mirasçılık değerlendirmesi, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/C kapsamında yürür ve ayrıntılı puanlama sistemi Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devrine İlişkin Yönetmelik m. 10’da düzenlenir. Bu değerlendirmede temel eşik nettir. Yapılan hesaplama sonucunda 50 puan ve üzeri alan mirasçı veya mirasçılar ehil mirasçı kabul edilir.

Puanlama, mirasçının tarım arazisini gerçekten işletebilme kapasitesini ve üretimi sürdürebilme gücünü ölçmeyi hedefler. Her ölçüt, mirasçı açısından ayrı ayrı değerlendirilir ve puanlar toplanır.

Kıstas Puan
Geçimini mirasa konu tarım arazilerinden sağlayan 20
Tarım dışı geliri bulunmayan 10
Eşi fiilen tarımsal faaliyette bulunan 10
Tarımsal arazileri işleyebilecek mesleki bilgi ve beceriye sahip olan 10
Mirasa konu arazilerin bulunduğu ilçe sınırları içinde altı yıla kadar ikamet eden 5
Mirasa konu arazilerin bulunduğu ilçe sınırları içinde altı yıl ve daha uzun süre ikamet eden 10
Herhangi bir sosyal güvencesi olmayan 10
SGK kapsamında tarım sigortası olan 5
Bakanlığın mevcut kayıt sistemlerine kayıtlılık süresi altı yıla kadar olan 5
Bakanlığın mevcut kayıt sistemlerine kayıtlılık süresi altı yıl ve daha uzun olan 10
Tarımsal örgütlere kayıtlılık süresi altı yıla kadar olan 2
Tarımsal örgütlere kayıtlılık süresi altı yıl ve daha uzun olan 5
Tarım alet ve donanımlarına sahip olan 5
Kadın olan 5

50 puan eşiği aşıldığında mirasçı ehil kabul edilir. Birden fazla mirasçının 50 puan ve üzeri alması mümkündür. Bu ihtimalde en yüksek puanı alan mirasçının önceliği güçlenir ve mahkeme değerlendirmesinde belirleyici hale gelir.

Puanların doğru hesaplanabilmesi için her kıstasın belgeyle desteklenmesi gerekir. Tarımsal gelir ve geçim unsuru, kayıt sistemleri, ikamet süresi, tarımsal örgüt üyeliği ve tarım sigortası gibi başlıklar, çoğu dosyada doğrudan puanı belirler. Belgeler eksik kaldığında puan düşer ve 50 puan eşiği kaçırılabilir.

Bu puanlama sistemi, tarım arazisinin yalnızca miras payı mantığıyla değil, üretimi sürdürecek kişide toplanması hedefiyle yönetilmesini sağlar. Bu nedenle Ehil Mirasçılık iddiası ileri sürülecekse puan tablosu üzerinden somut bir hesap yapılmalı ve her kalem, dosyaya anlaşılır biçimde yerleştirilmelidir.

Ehil Mirasçının Tespiti Süreci

Ehil Mirasçılık tespiti, mirasın açılmasıyla birlikte kendiliğinden oluşan bir etiket değildir. 5403 sayılı Kanun, tarım arazilerinin miras yoluyla devrinde önce mirasçıların anlaşmasını, anlaşma olmazsa da sulh hukuk mahkemesinin karar vermesini esas alır. Bu nedenle “ehil mirasçı kim” sorusu, çekişme varsa davanın içinde cevaplanır.

Bir yıllık süre ve mirasçıların anlaşma seçenekleri

Mirasçılar, mirasa konu tarımsal arazinin mülkiyetini devretme işlemlerini mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tamamlamak zorundadır. Bu bir yıllık dönem, sistemin temel başlangıç noktasıdır.

Bu süre içinde mirasçılar, tarım arazisinin mülkiyeti konusunda birkaç farklı yöntemle ilerleyebilir. Kanun ve yönetmelik, tarım arazisinin bir mirasçıya devrini, şartları varsa birden fazla mirasçıya devrini, aile malları ortaklığı veya kazanç paylı aile malları ortaklığı kurulmasını, mirasçıların payları oranında hissedar olduğu limited şirket kurulmasını ve üçüncü kişiye satış seçeneğini kabul eder.

Tapu ve kadastro işlemlerinde, taşınmazın tarımsal niteliği, ekonomik bütünlük ve benzeri teknik başlıklarda tereddüt oluşursa, tapu müdürlüğünün il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğünden görüş istemesi gerekir. Bu aşama, tespitin “idare tarafından kesin hükümle yapılması” anlamına gelmez. Tapu işleminin doğru yönlendirilmesi için idari görüş mekanizmasıdır.

Anlaşma yoksa tespiti mahkeme yapar

Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamazsa, mirasçılardan her biri yetkili sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir. Bu davada hâkim, tarımsal arazi mülkiyetinin kimde kalacağına karar verir. Karar verilirken hâkimin dayandığı temel ölçüt, kişisel yetenek ve durumlar ile birlikte ehil mirasçı tespitidir.

Mahkeme, ehil mirasçıyı belirlerken Yönetmelik m. 10’daki puanlama sistemini esas alır. Hesaplama sonucunda elli puan ve üzeri alan mirasçı veya mirasçılar ehil kabul edilir. Hâkim, davada bu puanlamayı dosya delilleri üzerinden kurar.

Birden fazla ehil mirasçı varsa, hâkim öncelikle yeter gelirli tarımsal arazilerden asgari geçimini sağlayan mirasçıya yönelir. Bu ölçüt de sonucu doğrudan etkileyen bir tercih kuralıdır.

Dava açılmazsa Bakanlık devreye girer

Bir yıllık süre içinde devir tamamlanmaz ve 5403 sayılı Kanun kapsamındaki dava da açılmazsa, bu kez Tarım ve Orman Bakanlığı mirasçılara üç aylık süre verir. Verilen sürede de devir tamamlanmazsa Bakanlık, resen veya yapılan bildirim üzerine sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir.

Ehil mirasçı “idarenin verdiği kararla” kesinleşmez. İdare, süreleri işletir ve gerekli hallerde mahkemeye gider. Ehil mirasçı tespiti ve mülkiyetin devri ise çekişme varsa mahkeme kararıyla şekillenir.

Ehil Mirasçı Belirlenemezse Ne Olur

5403 sayılı Kanun m. 8/C sistemi, tarım arazisinin mümkün olduğunca ehil mirasçıya devrini esas alır. Ancak hiçbir mirasçının 50 puan eşiğini aşamaması veya mirasçıların devir konusunda uzlaşamaması halinde farklı bir mekanizma devreye girer.

Bu durumda tarım arazisinin ekonomik bütünlüğünü koruyacak şekilde satış gündeme gelir. Satış, serbest piyasa koşullarına göre yapılır ve elde edilen bedel mirasçılar arasında yasal payları oranında dağıtılır. Amaç, bölünmenin önüne geçmek ve üretim kapasitesini kaybetmeyecek bir mülkiyet yapısı oluşturmaktır.

Satış süreci çoğu zaman mirasçılar açısından istenmeyen bir sonuçtur. Arazinin aile içinde kalması yerine üçüncü kişiye geçmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle mirasçılar genellikle satış aşamasına gelmeden önce ehil mirasçı konusunda uzlaşma arayışına girer.

Ehil Mirasçılık sisteminde satış ihtimali, sürecin ciddiyetini artıran bir unsurdur. Sürelerin kaçırılması veya puanlama sürecinin yanlış yönetilmesi, doğrudan satış sonucuna yol açabilir.

Ehil Mirasçılık Davası

Tarım arazilerinin miras yoluyla devrinde mirasçılar arasında anlaşma sağlanamazsa, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/C uyarınca sulh hukuk mahkemesinde dava açılması gerekir. Bu dava, klasik anlamda bir miras paylaşım davası değildir. Ortaklığın giderilmesi davası benzeri bir usul izlenir. Amaç, tarım arazisinin ekonomik bütünlüğünü koruyacak şekilde ehil mirasçıya devrini sağlamaktır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise tarım arazisinin bulunduğu yer mahkemesidir. Taşınmazın aynına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu olduğundan, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Davanın Tarafları

Dava, mirasçılardan biri tarafından açılabilir. Davacı, ehil olduğunu ileri sürerek tarım arazisinin kendisine devrini talep eder. Diğer mirasçılar davalı konumundadır. Birden fazla mirasçının ehil olduğu iddiası varsa, mahkeme tüm mirasçılar yönünden puanlama kriterlerini ayrı ayrı değerlendirir.

Bir yıllık süre içinde dava açılmamışsa ve devir gerçekleşmemişse, Tarım ve Orman Bakanlığı mirasçılara üç aylık ek süre verir. Bu sürede de işlem yapılmazsa Bakanlık da dava açabilir. Bu dava da sulh hukuk mahkemesinde görülür.

Mahkemenin İnceleme Yöntemi

Mahkeme, 5403 sayılı Kanun m. 8/C ile Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devrine İlişkin Yönetmelik m. 10’daki puanlama sistemini esas alır. Ehil mirasçı olup olmadığı, somut belge ve veriler üzerinden değerlendirilir. Elli puan ve üzeri alan mirasçı ehil kabul edilir.

Mahkeme, gerektiğinde bilirkişi görevlendirir. Çiftçi Kayıt Sistemi verileri, gelir belgeleri, SGK kayıtları, ikamet belgeleri, tarımsal örgüt üyelikleri ve ekipman varlığı gibi unsurlar tek tek incelenir. Puanlama cetveli dosya içinde açık biçimde hesaplanır.

Birden fazla mirasçı 50 puan eşiğini aşmışsa, hâkim kişisel yetenek ve durumları da dikkate alır. Yeter gelirli tarımsal arazi ölçütü ve üretimin sürdürülebilirliği değerlendirilir. Nihai tercih, arazinin ekonomik bütünlüğünü koruyacak şekilde yapılır.

Mahkeme Kararının Sonuçları

Mahkeme, ehil mirasçı lehine karar verdiğinde tarım arazisinin mülkiyetinin bu mirasçıya devrine hükmeder. Diğer mirasçılara, payları oranında bedel ödenir. Bedel, bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer üzerinden hesaplanır.

Eğer hiçbir mirasçı ehil kabul edilmezse veya kanuni şartlar sağlanamazsa, satış yoluna gidilir. Satıştan elde edilen bedel mirasçılar arasında paylaştırılır. Bu ihtimal, çoğu zaman mirasçıları dava öncesinde uzlaşmaya yönelten bir faktördür.

Ehil Mirasçılık davası, teknik hesaplamaya ve süre disiplinine dayalı bir yargılama sürecidir. Puanlama sisteminin doğru uygulanması ve delillerin eksiksiz sunulması, kararın sonucunu doğrudan etkiler.

Ehil Mirasçılık Davası ve Görevli Mahkeme

5403 sayılı Kanun m. 8/C uyarınca tarım arazilerinin devri konusunda mirasçılar arasında anlaşma sağlanamazsa, konu yargı önüne taşınır. Bu aşamada açılacak dava, klasik bir miras paylaşımı davası değildir. Amaç, tarım arazisinin ekonomik bütünlüğünü koruyacak şekilde Ehil Mirasçılık kriterlerine uygun kişiye devrini sağlamaktır.

Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise tarım arazisinin bulunduğu yer mahkemesidir. Dava genellikle mirasçılardan biri tarafından açılır. Davacı, ehil olduğunu ileri sürer ve arazinin kendisine devrini talep eder. Eğer birden fazla mirasçı ehil olduğunu iddia ediyorsa, mahkeme puanlama sistemi üzerinden değerlendirme yapar.

Dava dilekçesinde yalnızca ehil olunduğunun ileri sürülmesi yeterli değildir. Yönetmelikte düzenlenen puanlama kriterlerine göre somut hesaplama yapılmalı ve belgelerle desteklenmelidir. Çiftçi Kayıt Sistemi kayıtları, gelir belgeleri, ikamet belgeleri, sosyal güvenlik kayıtları ve tarımsal ekipmanlara ilişkin belgeler dosyaya sunulmalıdır.

Mahkeme, idarenin yaptığı puanlamayı dikkate alır ancak bununla bağlı değildir. Deliller yeniden değerlendirilebilir. Gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılır ve puan hesaplaması mahkeme denetiminden geçer. Ehil Mirasçılık statüsünün doğru belirlenmesi, kararın temelini oluşturur.

Mahkeme, ehil mirasçıya arazinin devrine karar verdiğinde, diğer mirasçılara payları oranında bedel ödenmesine hükmeder. Bu bedel, genellikle bilirkişi marifetiyle belirlenen rayiç değer üzerinden hesaplanır. Bedelin ödenmesi ile birlikte tapu devri gerçekleştirilir.

Eğer hiçbir mirasçı ehil sayılmaz ya da dava sürecinde gerekli şartlar sağlanamazsa, kanuni sistem gereği satış mekanizması devreye girer. Bu ihtimal, çoğu zaman mirasçılar arasında uzlaşma sağlanmasını teşvik eden bir unsur olarak ortaya çıkar.

Ehil Mirasçılık davaları teknik içeriklidir. Sürelerin doğru yönetilmesi, puanlama sisteminin doğru uygulanması ve delillerin eksiksiz sunulması davanın sonucunu doğrudan etkiler. Bu nedenle dava stratejisinin mevzuata uygun ve hesaplamaya dayalı kurulması gerekir.

En Sık Yaşanan Uyuşmazlıklar

Ehil Mirasçılık sisteminde en sık görülen uyuşmazlık, birden fazla mirasçının 50 puan eşiğini aşmasıdır. Birden fazla mirasçının 50 puanı aştığı durumlarda en yüksek puanı alan mirasçı öne çıkar. Ancak puan hesaplamasının doğru yapılıp yapılmadığı sıklıkla tartışma konusu olur.

Bir diğer uyuşmazlık, tarımsal gelir kriterinin ispatı ile ilgilidir. Gelirin ne kadarının tarımsal faaliyetten elde edildiği konusunda belgeler arasında çelişki bulunabilir. Bu durum puanı doğrudan etkiler.

İkamet süresi ve kayıt sistemlerine üyelik süreleri de çoğu dosyada ihtilaf yaratır. Belgelerin eksik sunulması veya hatalı değerlendirilmesi, Ehil Mirasçılık statüsünün kaybına yol açabilir.

Satış kararı verilmesi halinde rayiç bedel tespiti de ayrı bir uyuşmazlık alanıdır. Bilirkişi raporuna itirazlar, davanın seyrini değiştirebilir. Bu nedenle hem idari aşamada hem de dava aşamasında teknik ve hesaplamaya dayalı bir yaklaşım gerekir.

Ehil Mirasçılıkta Hak Kaybını Önleme Stratejisi

Ehil Mirasçılık sürecinde en büyük risk, sürelerin kaçırılması ve puanlama sisteminin eksik veya hatalı değerlendirilmesidir. 5403 sayılı Kanun m. 8/C uyarınca mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde devir işlemlerinin sonuçlandırılması gerekir. Bu sürenin dikkate alınmaması, arazinin satış sürecine yönelmesine neden olabilir.

İlk adım, mirasın açılmasıyla birlikte tarım arazisinin hukuki durumunun netleştirilmesidir. Tapu kayıtları, arazi büyüklüğü ve ekonomik bütünlük kriterleri incelenmelidir. Asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altına düşecek bölünmeler mümkün değildir. Bu nedenle paylaşım planı yapılırken teknik sınırlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Puanlama sistemine ilişkin belgelerin eksiksiz hazırlanması kritik öneme sahiptir. Çiftçi Kayıt Sistemi kayıtları, tarımsal gelir belgeleri, SGK kayıtları, ikamet belgeleri ve tarımsal ekipmanlara ilişkin evraklar sistematik şekilde sunulmalıdır. 50 puan eşiğinin altında kalınması, ehil statüsünün kaybedilmesi anlamına gelir. Bu nedenle her puan kalemi ayrı ayrı analiz edilmelidir.

Birden fazla mirasçının ehil olma iddiası bulunuyorsa, strateji yalnızca puan toplamına indirgenmemelidir. Arazinin fiilen kim tarafından işletildiği, üretimin devamlılığı ve ekonomik bütünlüğün korunması da değerlendirme unsurları arasındadır. Bu faktörler, mahkeme kararında etkili olabilir.

Satış riskine karşı dikkatli olunmalıdır. Süre içinde devir gerçekleşmezse veya ehil mirasçı belirlenemezse, arazi satış yoluyla el değiştirebilir. Bu durum çoğu zaman mirasçılar açısından ekonomik kayıp doğurur. Ehil Mirasçılık sürecinin doğru yönetilmesi, arazinin aile içinde kalmasını sağlayabilir.

Sonuç olarak tarım arazilerinde miras intikali, klasik miras paylaşımından farklı ve teknik bir rejime tabidir. Hak kaybını önlemenin yolu, mevzuata uygun hareket etmekten ve puanlama sistemini doğru uygulamaktan geçer. Süre disiplini, belge hazırlığı ve hukuki değerlendirme birlikte yürütülmelidir.

Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ

Not: Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, somut davalar için alanında uzman bir avukattan profesyonel destek alınmalıdır.

4.2/5 - (8 votes)
Ziyaretçi Yorumları - 5 Yorum
  1. Hülya Gültekin dedi ki:

    Ehil mirasçılık davası açtık davayı 57 puan alarak kazandık değer tesbiti 2kez yapılmasına rağmen verilen değeri karşı tarafın avukatı kabul etmiyor mahkeme sürekli erteleniyor ne yapmamız lazım

  2. Anonim dedi ki:

    Bu kanun çok saçma bana göre ben emekli oldum çiftçilik yapacağım ama köydeki eşit değerdeki mirasçı bu durumda benden daha fazla hak sahibi benim hiçbir hükmüm yok görünüyor sahip olduğum arazim üstünde, çiftçilik yapmayi düşünen işçilerin işten çıkış tazminatlarını koşulsuz şartsız versinler herkes haklarını almak için yıllarca beklemeden gidip kendi köyünde mirasçı olduğu arasizinde ciftciligini yapabilsin ve köydeki hissedarin çalıştırdığı payı gelen hissedar bırakması sağlanmalı bunlar sağlanmadığı için köydeki kurnaz uyanık çiftçiler diğer mirasçıların haklarına çöküyor maalesef bu yasanın elden geçirilmesi gerek ve çiftçilik yapacak şehirdeki kişilerin önü açılıp kendi arazisini işleyebilmesi ve köye dönüşün önü açılmalı dir ehil mirascilik hak sahibi olanlar arasında puanlama gözetmeksizin eşit olmalı ortaklar arası satış yapılacağı zaman devreye girmeli sadece. Bu yasanın bu şekilde kalması demek şehirdeki emekçilerin emeklilik sonrası çiftçilik yapmak için köye dönüş yapmayi planlayan mirasçıların haklarına gasptir. Benim görüşüm mirasçıların tarım arazilerini satmak isterlerse çiftçilik ile uğraşmayan çiftçilik belgesi ve Ziraat odasına kayıtları olmayan kisilere satışta otamatikmen tapu dairelerinde devreye girmeli ve satışı durdurulup diğer mirasçılara satışa sunulmalı saygılar.

  3. Anonim dedi ki:

    Bence bu çok güzel oldu tarlalar köyde kalan çiftçilere kalsa hiç boş kalmaz tarla Urfa’da hissedarlar Avrupa’da olması halinde sürdürülebilir değil köyde kalmış hissedarlara hata karşılıksız verilmelidir

    1. Mahmut kırıcı. dedi ki:

      Ramazan bey merhaba ben bir arazi aldım amcam lar halamla ve kardeşlerim var.

      1. Erhan dedi ki:

        Tarımsal işler yapısı gereği zor ve zahmetli olduğu için emekli olduktan yani 50-60 yaşından sonra yapılacak işler değildir. Ayrıca bu işte tecrübe kazanmış birisi hiç bilgisi olmayana göre çok daha verimli üretim yapacaktır. Dünyadaki örneklere bakıldığında tarlalarda miras önceliği ve tarlalar bölünmeden, İngilterede en büyük kardeşe, fransada bedeli ödemek üzere kardeşlerden birine, almayada kardeşlerden biri diğerlerine cüzi miktarda bedel ödeyerek, Amerika’da en yüksek parayı veren kişilere bölünmeden satışı yapılıyormuş. Gelişmiş ülkelerde devasa çiftlikler, traktörler ,ekipman ve makinalarla gelişmiş tarım yapiliyorken ülkemizde tarlalarin bölünmüşlüğünden, miras sıkıntıları gibi konularla uğraşmaktan geri kalıyoruz.Ehil mirasçılik Türk tarımı için önemli ve geç bile kalınmış bir uygulama…

Bir Yorum Yazın

Bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.
Whatsapp
Safsöz Hukuk Bürosu
Safsöz Hukuk Bürosu
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1